Sımsıkı Bağlanmak - ADEM AKÖL

Sımsıkı Bağlanmak

ADEM AKÖL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Tarihi bir konuşma yaptı geçtiğimiz Salı günü… Rusya-Ukrayna savaşından tutun da, Doğu Akdeniz’deki gerilim; Yunanistan’ın tahrik siyaseti; PKK ve türevlerinin terör saldırıları; Azerbaycan-Ermenistan gerilimi; Filistin’in bağımsızlığı ve KKTC’ye kadar, Türkiye’nin her zaman büyük yankı yapan görüşlerini bir kez daha tüm dünyaya duyurdu.

Bu konuşma, bilinenlerin dışında; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) için ise, hayati bir önem taşıyordu… Kıbrıs’taki iki toplum arasında yıllardır süregelen federasyon görüşmelerinin bir arpa boyu yol dahi kat etmediği en nihayet anlaşıldıktan sonra; Türk tarafının ortaya attığı “2 devletli” çözüm önerisinin yıkılmaz temelini oluşturdu Erdoğan’ın sözleri…

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte iyi niyetli çaba gösterdik. Uluslararası toplumu, Kıbrıs Türklerine yönelik zulme son vermeye ve bir an önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni resmen tanımaya davet ediyoruz” diyerek, çok net bir ifade ile KKTC’nin tüm dünya ülkeleri tarafından tanınmasının en güçlü adımını atıyordu, Erdoğan.

ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üzerinde uyguladığı silah ambargosunu 2020 yılında hafifletmesi, geçtiğimiz günlerde de tamamen kaldırmasının hemen ardından start verilen tanınma süreci oldukça anlamlıdır.

Bir süre önce GKRY’nin İsrail’in meşhur “Demir Kubbe” savunma sisteminin satın alınma prosedürünün önünü açmak için, 35 yıl boyunca uygulanan ambargonun, tamamen kaldırılmış olması da çok anlamlıdır.

Her ne kadar da ABD, Demir Kubbe savunma sisteminin; tıpkı Yunanistan’daki üsler gibi Rusya’ya karşı bir önlem olduğunu izah etmeye çalışsa da Rumlar, bu sistemi Türkiye’den gelecek saldırı ihtimaline karşı kuracaklarını açık açık itiraf ediyorlar.

İran’ın “Kudüs Gücü” komutanı Kasım Süleymani’nin 2020 yılında eski ABD Başkanı Trump’ın talimatıyla Bağdat’ta öldürülmesinden sonra Irak’taki ABD üslerinin boşaltılmasını bahane ederek Kıbrıs’ın batısındaki Baf havaalanına askeri nakliye uçaklarını ve savaş helikopterlerini konuşlandırmıştı Amerika.

İngiltere’nin, Kıbrıs’ta bulunan toprakları Ağrotur ve Dikelya üslerinden sonra; Fransa’nın da Limasol’daki bir limana yerleşmesi ve ardından da Amerika’nın, Irak tahliyesini yapmak için; Katar ve İncirlik gibi seçenekleri göz ardı ederek Kıbrıs’a yerleşmesi; tamamen Türkiye’nin bölgedeki güçlenmesine karşı atılmış olan adımlardır.

Kıbrıs’ın güneyindeki bu gelişmenin altında yatan sebep; Türkiye’nin, özellikle son dönemde güçlenme yönünde yaptığı beklenmedik hamlelerden rahatsız olan Batının aldığı önlemler olarak görülmelidir… Durum böyle iken, KKTC’nin tanınma sürecinin başlatılmasının önemi bir o kadar daha artmıştır.

12 Eylül 1980 darbecisi Kenan Evren’in 1983 yılında kurulan KKTC’yi, 8 ülkenin tanıma taleplerini; diyet borcu olduğu Amerika'nın talimatlarıyla engellemiş olduğunu hatırlayarak, önümüze çıkan fırsatları iyi değerlendirmek gerekmektedir.

Gönlümüzün arzusu “hiç savaş olmasın, hiç insan ölmesin” olmasına rağmen; Rusya-Ukrayna savaşı Türkiye’nin önünde büyük bir fırsat olarak durmaktadır… Rusya’dan çıkmak zorunda kalan yabancı şirketler Türkiye’ye gelirken; onların Rusya’da boşalttığı alanları da Türk şirketleri dolduruyor.

Vize kısıtlaması koyarak, Avrupa kapılarının Ruslara kapatıldığı bu dönemde; alternatif arayışlar içerisine giren Moskova’nın, Ercan’a direkt uçuş başlatma olasılığı çok önemsenmelidir… Bu durum, 35 bin Rus vatandaşının yaşadığı KKTC’nin; bir turizm beldesi olarak daha fazla tercih edilmesini sağlayacaktır.

Moskova-Ercan uçuşlarının başlaması; ardından Rusya’nın KKTC’yi tanımasını gündeme getirecektir… Kim bilir, belki de KKTC’nin tanınması yönünde atılan bir adımdır Moskova-Ercan uçuşu… Azerbaycan ve Pakistan gibi kardeş ülkeler de, tereddütsüz katılacaklardır bu kervana… Sonrası ise çorap söküğü gibi…

Ancak bunu başarabilmek için, Atatürk’ün “önce iç cepheyi güçlü tutacaksın” dediği gibi, sımsıkı birbirimize kenetlenip hakkımızı tek ve gür bir sesle haykırmamız gerekecektir.

Günün Sözü

Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.

Mustafa Kemal ATATÜRK