Ülkemiz, güneyini Suriye ve Irak topraklarından ayıran toplam 1295 kilometre uzunluğunda, doğusunu ise İran, Nahçıvan, Ermenistan ve Gürcistan topraklarından ayıran toplam 1182 kilometre uzunluğunda kara sınırına sahiptir.
Tarihte insanoğlu iklim şartları, güvenlik ve ekonomik nedenlerle hep başka yerlere göç etmek zorunda kalmış, kendilerine daha yaşanılır topraklar aramışlardır… Bu durum, günümüzde de aynen devam etmektedir.
Türkiye’nin doğu ve güney komşularında 1980’lerden başlayarak günümüze kadar yaşanan siyasi istikrarsızlıklar yüzünden, ülkemize doğru gittikçe artan bir göç hareketi görmekteyiz.
İran’da 1979 yılında Şah Rıza Pehlevi’nin devrilerek, yerine Ayetullah Humeyni yönetiminde dini bir rejimin gelmesi ile başlayan, sonrasında ise ABD’nin uyguladığı ambargolar yüzünden halkın ekonomik sıkıntılar içerisine girmiş olması… Ermenistan’ın 1991 yılında Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını kazanmasının ardından yaşanan ve günümüze kadar devam eden ekonomik sıkıntılar… Afganistan’ın 1979 yılında 10 yıl sürecek Sovyetler Birliği işgali; sonrasında Taliban’ın baskıcı rejimi; 2001 yılında ABD’nin işgali ve ardından yönetimi ikinci kez ele geçiren Taliban’ın yarattığı korku… Irak’ın 2003 yılında ABD tarafından işgal edilerek, ülkeyi içinden çıkılmaz bir kaos ve yıkıma sürüklemiş olması… Ve nihayet Arap Baharı rüzgarıyla 2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaşın; emperyalizmin paylaşım savaşına dönüşerek ülkenin parçalanması ve talan edilmesi…
Çevre ülkelerde cereyan eden tüm bu istikrarsızlıklar yüzünden ülkemize sığınan insan sayısı bugün neredeyse 5 milyona ulaşmış bulunmaktadır… Türkiye Cumhuriyeti, yasa dışı yollarla göçmen girişlerini önleyebilmek için 2003 yılında “Entegre Sınır Yönetim Sistemi Projesi” çalışmalarını başlatmıştır.
Bu proje kapsamında sınırlarımız; kontrol noktalarının sayısı arttırılarak teknolojik gözetleme sistemleriyle donatılmıştır… Atılan en önemli adım ise 2015 yılında başlatılan “Sınır Fiziki Güvenlik Sistemidir.”
Bu çerçevede 1295 kilometrelik güney sınırımızın 837 kilometresi, 1182 kilometrelik doğu sınırımızın ise 168 kilometresi beton bloklarla emniyet altına alınmıştır… Fabrikalarda üretilen 3 metre yüksekliğinde ve 2 metre genişliğindeki 5 tonluk beton bloklar, tırlarla sınıra taşınıp montajı yapılmaktadır… Duvarın üzerine çekilen 1 metre yüksekliğindeki dikenli tellerle birlikte toplam yükseklik 4 metreye ulaşmaktadır… Türkiye toprakları tarafında duvar boyunca 6 metre genişliğinde servis ve devriye yolları inşa edilmekte, belirli aralıklarla dikilen yüksek direkler üzerindeki aydınlatma armatürleri ve gece görüşlü kamera sistemleri sayesinde de duvarın her iki tarafındaki hareketler 7/24 izlenmektedir.
Bununla yetinmeyerek, duvarın yanındaki çevreye hakim tepeler üzerine konuşlanmış mevzilerde, Mehmetçik 24 saat nöbet tutmaktadır… Karadan zırhlı araç devriyeleri, havadan ise İHA’ların yakın takibi sayesinde, deyim yerindeyse sınırlarımızda kuş uçurtulmamaktadır.
Suriye ve Irak sınırında inşa edilmekte olan duvar, neredeyse tamamlanmak üzeredir… Doğu sınırımızda ise Iğdır, Van, Hakkari ve Ağrı illerimizdeki duvarlar tamamlanmış olup, geriye kalan bölgelerdeki yapım çalışmaları, Afganistan’daki son gelişmelerden sonra hızlandırılmıştır.
Duvarın tamamlandığı bölgelerde düzensiz göçmenlerin geçişleri tamamen engellenmiş olup, kaçakçılar ve teröristlere göz açtırılmamaktadır.
Meksika’dan sınırı aşıp diğer tarafa geçen düzensiz göçmenlerle öteden beri başı büyük dertte olan dünyanın en zengin ülkesi Amerika bile, Meksika sınırının tamamına duvar inşa etmeyi başaramamıştır. Eski Başkan Donald Trump’ın 2016’daki seçimlerde, duvar yapımını propaganda malzemesi yapmış olması, başkanlığı sırasında bununla ilgili çok çaba sarf etmiş olması bile, 3200 kilometrelik Meksika sınırında inşa edilen duvar uzunluğu toplamda ancak 930 kilometreye ulaşabilmiştir.
Gelişmiş ülkelerin bile yapamadığını başararak, en kritik bölgelerden başlayarak, 5 yılda bin kilometrenin üzerinde duvar tamamlayıp, Mehmetçik ile birlikte sınırlarımızı güvenli hale getiren Devletimizin bu başarısını göz ardı ederek “gelen, geçer” yaygarası koparanlar; kendi ülkelerinde olup bitenden ya bihaberdir yahut da amaçları başkadır.
Günün Sözü
Sınır, bir pazar yeridir… Güçlülerin görünmez eli, geçişleri yönetir.
Amitava