Türkiye Cumhuriyeti Devlet
Demiryolları (TCDD) 1927 yılında kurulmasına rağmen ilk demiryolu temeli 1857
yılında bir İngiliz firması tarafından İzmir-Aydın hattı için atıldı...
Yapımı 10 yıl sürdükten sonra hizmete giren bu hattı sırasıyla;
İzmir-Kasaba, Anadolu-Bağdat, Mudanya-Bursa, Horasan-Sarıkamış ve Rumeli hatlarının
yapımı takip etti...
Osmanlı’nın son
yıllarına denk gelen bu süreç; İngiltere, Fransa ve Almanya’ya sağlanan
imtiyazlarla demiryolu gelişiminin en parlak, hızlı ve hareketli olduğu dönem
sayılır... Ancak Cumhuriyet’in kurulduğu 1923 yılından başlayarak yaklaşık 30
yıl boyunca demiryolları tamamen ihmal edilir... 1950’den sonra demiryollarına
yeniden önem verilmeye başlanır... 2000 yılı sonrasında ise raylı taşımacılık
çağ atlar Türkiye’de...
Londra’dan sonra inşa edilen 2. Metro
ünvanına sahip Kadıköy-Kartal arasındaki hat 1875 yılında çok zor koşullar
altında yapılmasına rağmen arkası gelmez ve bu konuda bugün Türkiye maalesef
çok gerilerde kalır...
Demiryolu
taşımacılığında dünya lideri Çin Halk Cumhuriyeti’dir... Geriye kalan tüm
ülkelerdeki ray hattı toplamı Çin’dekinin yarısı kadarı bile değildir...
Günümüzde; dünyada ve Türkiye’de hızlı tren
sistemleri yapımına büyük önem verilmiştir... Denizyolu taşımacılığından sonra
en ekonomik nakil aracıdır çünkü demiryolu taşımacılığı...
Türkiye hızlı tren
sistemi ile ilk olarak; 13 Mart 2009 tarihinde devreye giren Ankara-Eskişehir
ve akabinde 24 Ağustos 2011 tarihinde devreye giren Ankara-Konya hatları ile
tanışır...
Türkiye bugün hızlı tren hattı konusunda 594
kilometre ile dünya sıralamasında 8 ülkeden sonra gelir... Ancak son yıllarda
milyarlarca dolar harcanarak yapımı devam eden 1153 kilometrelik hatlar tamamlandığı
zaman Türkiye Almanya’yı bile geride brakarak Çin, İspanya, Japonya ve
Fransa’dan sonra 5. Sırada yerini alacak...
Demiryolu
taşımacılığının diğer ulaşım araçlarına göre birçok avantajı vardır... Ekonomik
oluşunun yanında çevreye duyarlı oluşu ile diğerlerine büyük fark atmaktadır...
Karayolu trafik yükünü azaltması yanısıra ondan çok daha güvenlidir... Diğer
ulaşım araçlarının aksine uzun dönem sabit fiyat garantisi nedeni ile hep
tercih edilen olmuştur... Ülke geçişlerinde transit işlemlerinin en kolay
yapılabildiği ulaşım aracıdır demiryolu sistemleri... Kötü hava koşullarından
etkilenmeyen tek taşımacılıktır...
En önemlisi; nüfus yoğunluğunun fazla olduğu
şehirlerdeki trafik keşmekeşinin kesin çözümü olmuştur... Bugün İngiltere’nin
başkenti Londra, Fransa’nın başkenti Paris, Rusya’nın başkenti Moskova,
İsveç’in başkenti Stockholm, Çin’in başkenti Pekin, Japonya’nın başkenti Tokyo,
Güney Kore’nin başkenti Seul, Arjantin’in başkenti Buenos Aires ve Hong Kong
gibi şehirlere gittiğiniz zaman yeryüzünde hiçbir ulaşım aracına gereksinim
duymadan ve hiçbir yardım almadan arzu ettiğiniz yere kolaylıkla gitme şansına
sahipsiniz...
Adana’mızdaki metro
da bu düşünce ile planlanmıştır belki ama yanlış güzergah seçimleri ve projenin
diğer etaplarının tamamlanamaması kentimize arzu edilen rahatlığı ve kazancı
getirememiştir... Bu proje artık Büyükşehir Belediye’sinin kapasitesini çoktan
aşmıştır... Devletimizin bir an önce konuyu devralıp şehir içi trafiğini
rahatlatması gerekmektedir...
Trafik yoğunluğunun yüksek olduğu güzergâhlarda
çalışan modern bir metronun, Adana’nın gelişimine büyük bir ivme katacağından
emin olabilirsiniz.
Günün Sözü
Sadece uzun yol gitmeyi
göze alanlar, ne kadar uzağa gidebileceklerini keşfedebilirler.
Ünlü oyun yazarı ve şair,
T.S.Eliot’un risk alabilme ile ilgili söylediği yukarıdaki sözün önemini
vurgulamak isterim. Yaptığımız hiçbirşey risksiz değildir. Kapasitemizi ancak
risk alarak ölçebiliriz. Herşeyi
bilinçli ve bir plan dahilinde yapar ve bir de risk almaktan korkmazsak başarı
kaçınılmazdır.