Ülkeleri daha rahat sömürebilmek için emperyalizmin uyguladığı çeşitli yöntemler vardır:
Tarihsel veya coğrafi zafiyetlerden oluşan birtakım nedenlerle, halk fakir ve eğitimsizdir; başkaları ‘İncil’le’ gelir, farkında bile olmadıkları öz kaynaklarını emperyalizme kaptırır.
Halkın çoğunluğu fakir ve eğitimsizdir; dış güçlerin tahrik ve yardımları ile kendini kurnaz zanneden zıt görüşlü gruplar peydahlanır, ‘özgürlük’ kisvesi altında onlar birbirlerini yok etme sevdasına düşerken, emperyalizm silah ve başka şeyler satar.
Halkın çoğunluğu fakir ve eğitimsizdir; bilmeden, iyi tahlil etmeden veya kandırılarak, yönetici olarak seçtikleri aşağılık, karaktersiz ve vatan haini kimlikler kendi öz ülkelerini emperyalizme peşkeş çeker.
Halkın çoğunluğu eğitimli ve refah seviyesi nispeten yüksektir; basit etnik ayrışmalar körüklenerek ‘demokrasi’ vaadiyle ülke işgal edilir, birkaç parçaya bölünerek emperyalizm tarafından paylaşılır.
Halkın çoğunluğu eğitimli ve refah seviyesi nispeten yüksektir; ülkelerini ileriye taşıyabilecek isimleri seçerler ancak emperyalizm gelir, besleme askerlerine darbe yaptırarak, kendi çıkarlarını koruyacak isimleri iş başına getirir.
Halkın çoğunluğu eğitimli ve refah seviyesi nispeten yüksektir; ülkelerinin gücüne güç katan doğru liderlerini de seçmişlerdir, ancak emperyalizmin oyunlarını bozan bu ismin gitmesi için, tezgah üstüne tezgah kurulur.
Bunun en canlı örneğini yaşadık 15 Temmuz 2016’da… Ekonomik kıskaç altına alındık daha sonra… Tamamen haklı olduğumuz her uluslararası ilişkide karşımıza büyük setler çekildi, yalnızlaştırılmaya çalışıldık…
…Ve bunun sorumlusunun, ‘Liderlik’ olduğu pompalanmaya başlandı sonra da… İç muhalefet bunu başaramayınca, ‘emperyalizm ve yerli işbirlikçiler koalisyonu’ görevi devraldı…
Hatırlayın, ABD’deki 2020 Başkanlık seçim propagandaları sırasında Joe Biden, “muhalefeti destekleyerek, mevcut yönetimi değiştireceğiz” dememiş miydi? Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra dahi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gitmesi için ortaya koyduğu bu iradeyi hep devam ettirmedi mi?
Henüz tarih bile belli olmadan, daha önemlisi adaylar bile belli olmadan, niye dünya Türkiye’deki seçimlere odaklandı? Türkiye’deki seçimler, dünya denklemlerini çok yakından mı ilgilendiriyor yoksa?
Niye Michael Rubin diye eski bir Pentagon yetkilisi çıkıp, 15 Temmuz darbe girişiminden dört ay önce Türkiye’de darbe olacağı imasında bulunur? Niye ayni zat, “çantada keklik” olarak gördüğü darbenin başarısızlığına hayıflanıp, 12 Ekim 2016 tarihli yazısında, “Erdoğan’ın hayatını kaybetmesine sebep olabilecek şiddette yeni bir darbenin yaklaşmakta olduğu” iddiasında bulunur?
Bu zat, “American Enterprise İnstitute” isimli bir “Think Tank” düşünce kuruluşunda görev yapıyor… Bu ve bunun gibi kalemşörleri bu işler için besliyor bu kuruluşlar…
Think Tank kuruluşları, metodolojik araştırma yapmaları için; devlet, hükümet, özel çıkar grupları veya şirketler tarafından finanse edilirler… Güncel gelişmeleri inceleyerek fikir üretirler.
Gelecekteki politika süreçlerini etkileyen metotlar oluşturarak, finanse edildikleri grubun çıkarlarını savunmak için, bilgiyi manipüle ederek kamuoyuna aktarırlar. Derinlemesine araştırma yapmak zorundadırlar. Oluşturacakları metodu, inandırıcı olması için araştırmanın detaylarına göre şekillendirirler. Bu çalışmalarını medya organlarında yayınlarlar, daha geniş kitlelere ulaşmak için gerekirse seminerler düzenlerler… Sosyal medyayı bilinçli ve etkili bir kurnazlıkla kullanırlar.
İşte bu Think Tank’çı zat, yıllardır sürdürdüğü çığırtkanlığına bir yenisini daha ekledi geçtiğimiz günlerde. Onaylı sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tehdit ederek “Recep Tayyip Erdoğan artık yolun sonuna geldi” şeklinde mesaj yayınladı… “Bir gün Türkiye senden kurtulacak ve senin ismin lanetlenecek” ifadelerini kullandı.
Parayı verenler için çalışan bu “Think Tank” elemanını konuşturanın veya kiralayanın kimliğidir önemli olan… Koltuğa oturmadan başlattığı Erdoğan düşmanlığını sürdüren Biden’mı, yoksa yurtiçinden gelen karalamalara itibar etmeyen seçmeni yurtdışından gelen seslerle daha kolay yönlendireceğini düşünen muhalefet mi?
Her ikisi de mi yoksa? Ne büyük adammış meğer şu Rubin! Ayni iş için iki yerden para alıyor!
Günün Sözü
Vatana ihanetin nedeni olmaz, er ya da geç bedeli olur.
Mustafa Kemal ATATÜRK