Dünyada bilinen
ülke sayısı 236 olmasına rağmen, sadece 193 tanesi resmen tanınmış olup
Birleşmiş Milletler’e üyedir... Çin’in Wuhan kasabasında ilk Korona vakasının
tesbit edildiği 3 Aralık 2019 tarihinden bu yana geçen sürede toplam 170 ülkeye
yayılır Covid-19 virüsü... Bu ülkelerin büyük bir bölümü kuzey yarım kürede
bulunuyor... Güneye göre, nisbeten daha soğuk bölgelerde yani.
Bu durum, Covid-19’un sıcağı sevmediği
anlamına gelir belki ama; virüsün yayılımını kolaylaştıran çok daha önemli bir
faktör var... Korona’nın uğradığı bölgeleri gösteren dünya haritasına
baktığımız zaman; başka ülkelere olan gidiş-gelişlerin yoğun olduğu kentlerdeki
vaka sayısının çok daha fazla olduğunu görürüz... Tabii ki bu, bir de o ülkenin
Korona’yı ne kadar ciddiye aldığı ile de ilgilidir.
Dünya Sağlık
Örgütü (WHO) raporlarına göre, son durum itibarı ile; vaka sayısında önde gelen
Çin, İtalya, ABD, İspanya, Almanya, İran, Fransa, Güney Kore, İsviçre ve
İngiltere’deki rakamlar oldukça ilginç.
Bu güne kadar virüsü en iyi yönetebilmiş
ülkelerin başında, nüfusa göre; milyonda 1 ölüm vakası ile ABD ve Almanya
geliyor... Arkasından milyonda 2 ölüm ile Çin ve Güney Kore’yi görüyoruz...
Daha sonra milyonda 4 ile İngiltere, milyonda 8 ile Fransa ve İsviçre yer
alıyor... En kötü durumda olan ülkeler ise milyonda 20 ölüm ile İran, milyonda
30 ölüm ile İspanya ve milyonda 80 ölüm ile İtalya bulunuyor.
Aslında,
Koronavirüsü yenmekte en başarılı olmuş ülkeler Çin ve Güney Kore’dir... İlk
vakanın tesbit edildiği 3 Aralıktan bu yana alınan olağanüstü tedbirler ve
halkın ciddiyeti sonucunda, bugün Çin; Korona’nın ilk görüldüğü ülke olması ve
yoğun nüfusuna rağmen, normal hayata dönmeye başlamış bulunuyor. Güney Kore ise
başından beri, virüsü zamanında tesbit edebilmek için önem verdiği testler
sonucunda bu illeti en az zararla atlatmış bir ülke olarak ortaya çıkıyor.
Bu güne kadar yayınlanan raporlara göre
ise en başarısız ülkeler; İran, İspanya ve İtalya’dır... Üç ülke de, Korona’nın
getirebileceği tehlikenin ciddiyetini çok geç anlayabilmiş ve başında, virüsle
adeta dalga geçilmiştir... Gerekli önlemlerin iş işten geçtikten sonra alınmış
olması ise, ölüm oranlarının korkunç rakamlara ulaşmasına neden olmuştur.
Türkiye’de bu
güne kadarki seyir ise, nüfusa oranla 10 milyonda 2.5 ölüm vakası ile; virüs
yönetiminde oldukça başarılı bir tablo ortaya koymaktadır... Yapılan binlerce
test sonucunda sadece bin kadar vakanın görülmesi, alınan tedbirlerin
çalıştığını ve vatandaşın konuya olan hassasiyetini göstermektedir.
Türkiye Cumhuriyeti; Covid-19’un Çin’in
ardından başka yerlerde de görülmeye başlanması üzerine ilk harekete geçen
ülkelerden biri olmuştur... Sağlık Bakanlığı bünyesinde, daha ocak ayının
başlarında; tecrübeli akademisyenlerin yer aldığı Bilim Kurulu oluşturularak,
arka arkaya gerekli olan tüm önlemlerin hayata geçirilmesi, bugün ülkemizi
büyük bir felaketin eşiğinden döndürmüştür.
Ancak, işin
henüz başındayız... Alınan önlemlere usanmadan, daha büyük bir ciddiyetle
uymak; ülkemizi ve tabii ki bizleri, telafisi çok zor olacak bir felakete sürüklenmekten
kurtaracaktır.
Aslında çok basit olan birtakım
önlemleri ciddiye alıp uyguladığımız oran nisbetinde, bu illeti yenme süresi
azalmış olacak ve eski yaşantımıza daha erken dönebileceğiz... Umursamaz ve
‘bana birşey olmaz’ gibi tavırlarla; virüs daha geniş kitlelere sirayet edecek,
yönetilmesi çok daha zor ve maliyetli olacaktır.
Günün Sözü
Kendi gücünden şüphe edersen, şüphene güç katarsın.
Birçoğumuz ‘güç’ olgusunu ünlü yazar Leo Buscaglia’nın yorumladığı gibi düşünmemiştik belki de... Kendi öz gücümüze güvenerek büyük işler başarmak kendi ellerimizdedir.