Türkiye’nin NATO Serüveni - ADEM AKÖL

Türkiye’nin NATO Serüveni

ADEM AKÖL

Geçtiğimiz 18 Şubat’ta Türkiye’nin NATO’ya üye oluşunun 70. Yıldönümü kutlandı, hem NATO’nun Türkiye’deki üslerinde, hem de NATO’nun Brüksel’deki genel merkezinde… Brüksel’deki kutlamalarda ayni yıl Türkiye ile birlikte NATO’ya kabul edilen Yunanistan da vardı.

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü NATO (North Atlantic Treaty Organization), 4 Nisan 1949’da ABD, İngiltere, Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç ve Portekiz’in dahil olduğu 12 ülke tarafından kurulan ve sonrasındaki farklı dönemlerde 18 ülkenin daha katıldığı uluslararası askeri bir ittifaktır.

II. Dünya Savaşı sonrasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB), Doğu Avrupa ve Balkanlardaki yayılmacı politikasının önüne geçebilmek için özellikle kurulmuştur… Örgüt üyeleri, herhangi bir dış güçten gelebilecek saldırıya karşı ortak savunma yapmaktadır… Herhangi bir üyeye karşı yapılan bir silahlı saldırı, tüm üyelere yapılmış sayılır.

Türkiye, NATO’nun kurucu üye devletleri arasında olabilmek için II. Dünya Savaşı sonrasında çok uğraş vermesine rağmen, ittifaka ancak 3 yıl sonra girmeyi başarabilmiştir.

Daha o yıllarda Akdeniz’e inmeyi kafasına koyan Sovyetler Birliği; 1925 yılında Yapılmış olan Türkiye-SSCB Dostluk Antlaşması’nın, II. Dünya Savaşı sonrasındaki yeni duruma uygunluğunun kalmadığını, dolayısıyla maddeler üzerinde değişiklik yapılması gerektiği bildirilir Ankara’ya, 19 Mart 1945’te.

Zamanın Türkiye Cumhuriyeti hükümeti İngiltere’den destek arayışı içerisine girer… Ancak Churchill’in Adana’ya kadar gelip İnönü’yü II. Dünya Savaşına girmeye ikna edememiş olması, Türkiye’nin destek taleplerinin olumsuz karşılanmasının nedeni olur.

Bunun üzerine SSCB’ye anlaşma maddeleri üzerinde değişiklik yapılmasının kabul edileceği bildirilir… Yeni şartlar, tartışılmayacak kadar ağırdır… SSCB, Doğu Anadolu’da Kars ve Ardahan toprakları ile boğazlarda üs talep etmektedir… Ayrıca Montrö’nün kaldırılarak yerine SSCB ile yeni bir antlaşma yapılması talep edilir… Talep, anında reddedilir.

SSCB’nin yayılmacı politikasının anlaşılması üzerine, dönemin ABD Başkanı Harry S. Truman, 15 Ağustos 1946 tarihinde Amerika’nın Sovyet taleplerine karşı Türkiye’ye destek vereceğini açıklar.

Truman Doktrini kapsamında 1947 yılında Türkiye ve Yunanistan’a 400 milyon Dolarlık askeri ve ekonomik yardım yapılır… Ardından 1948 yılında TC-ABD arasında Ekonomik İşbirliği Antlaşması imzalanır ve 1949-51 Marshall Yardımları gelir.

1948 yılında Çekoslovakya’da yapılan darbe sonrasında SSCB’nin Doğu ve Orta Avrupa’da hakimiyet kurması, Kuzey Atlantik İttifakı’nın oluşum çalışmalarını hızlandırır.

ABD’nin Türkiye’ye yaptığı askeri yardımlar, SSCB tehdidini bir miktar yavaşlatsa da tam olarak durduramamış olması, Türkiye’nin NATO kurucu ülkeler arasında bulunma mücadelesinin haklılığını ortaya koymuştu… Ancak, II. Dünya savaşına katılmamış olması, onu bir bakıma yalnızlığa itmişti.

25 Haziran 1950’de Kuzey Kore’nin, Güney Kore’ye saldırısını; dönemin Demokrat Parti (DP) iktidarını, NATO’ya girmenin bir fırsatı olduğu düşüncesine sevk ederek, Kore’ye asker gönderilir… Kore’ye asker gönderen 15 ülke içerisinde ABD’den sonra en çok katılımla Türkiye olur.

Türk askerinin Kore’de gösterdiği üstün başarılar; Türkiye’nin NATO üyeliğinin yolunu açar… SSCB’nin 1949 yılında atom bombasına sahip olduğunu açıklaması üzerine, NATO’nun daha fazla güçlenmesi gerektiğine inanan ABD, 15 Mayıs 1951’de Türkiye ve Yunanistan’ın NATO’ya dahil edilmesini önerir… 16-20 Eylül 1951 tarihlerinde yapılan NATO Bakanlar Konseyi toplantısında, Türkiye ve Yunanistan’ın NATO üyelikleri kabul edilir.

TBMM’nin 18 Şubat 1952 tarihli oturumunda, NATO üyeliği; sadece 1 çekimser haricinde oy birliği ile kabul edilir.

Amerika’dan sonra en güçlü üye olan Türkiye’nin NATO’ya katılımı, ittifakı oldukça güçlendirerek SSCB’nin yayılma politikasının önüne geçilir.

SSCB’nin 1991 yılında dağılmasını fırsata çeviren NATO, 16 olan üye sayısını 30’a çıkarır… Bir zamanlar SSCB’nin nüfuzu altında olan birçok Orta ve Doğu Avrupa ile Balkan ülkeleri yanında SSCB içinde yer alan Estonya, Letonya ve Litvanya da NATO üyeliğine alınır.

Bu kez, Rusya’ya karşı yapılan NATO yayılmacılığı dünyamızı yeni bir krizin içine sokar… Eski SSCB toprağı olan Ukrayna’nın da NATO’ya alınmak istenmesi, Rusya Devlet Başkanı Putin’i çıldırtıp evrenimizi III. Dünya savaşının eşiğine getirir…

Günün Sözü

Her ne kadar milletlerin ve demokrasilerin işbirliği yapmaları lazım ve mümkünse de, işbirliği ancak bir tek gayeye, yani barışa yönelikse yararlı olur.

Mustafa Kemal ATATÜRK