İlan

Yayılım - ADEM AKÖL

Yayılım

ADEM AKÖL

Geçtiğimiz 24 Şubatta başlayan Ukrayna krizi neredeyse 10 ayı tamamlıyor olmasına rağmen bütün şiddetiyle devam ediyor… Üstelik bölgedeki ağır kış şartları, hem her iki tarafın askerlerine hem de Ukrayna halkına büyük bedeller ödetmek pahasına…

Putin, Herson’daki askerlerini Dinyeper Nehri’nin doğusuna çekmekle, Ukrayna halkına bir zafer tattıracağını düşünmüş, dolayısıyla Zelenski’nin müzakere masasına oturmasının kolaylaşacağını varsaymıştı… Ancak sonuç hiç de öyle olmadı…

Zelenski bu durumu, Ukrayna’nın savaşta üstünlük sağlaması olarak değerlendirerek, adil ve kalıcı barışın şartlarını kendilerinin belirleyeceğini, daha önce açıkladıkları 10 maddelik barış formülünün geçerli olduğunu söyler. Zelenski’ye göre savaş 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesiyle başlamış, barışın oluşabilmesi için 2014 öncesi toprak bütünlüğünün korunmasını şart koşmuştu…

“Putin gitsin, Rusya topraklarımızdan çekilsin” mealindeki söylemler, Putin’i kızdırarak savaş stratejisini değiştirmesine neden olur… Ukrayna halkına daha fazla acı çektirmek ve Zelenski üzerinde bir baskı oluşturmak için; elektrik, doğal gaz ve su gibi altyapı sistemlerini bombalayarak tahrip etmeyi hedefine koyar.

Putin’e diz çöktürtmek için Ukrayna’ya sürekli olarak silah gönderen ABD ve Avrupa, bu sefer de Ukrayna’nın çöken alt yapı sistemlerini çalışır duruma getirmek için parasal olarak da takviye etmek zorunda kalırlar. Ancak artık Avrupa’da Ukrayna’ya verecek ne silah ne de para kalmıştır.

Öte yandan büyük bir çöküntü içerisinde olan Ukrayna halkı ise aldığı onca uluslararası yardıma rağmen alt yapısı çökmüş bir ülkede kışı nasıl geçireceğini bilememektedir. Savaş öncesinde alkol ve sigara yüzünden zaten yaşam süresi kısalmış olan; düşük üreme oranları yüzünden azalan nüfusuna bir de savaşla birlikte başlayan göçler ve Rusların öldürdüğü on binler eklenince, Ukrayna’nın gelecekteki demografik yapısı endişe vermektedir.

Sırf Putin’e diz çöktürtmek için Ukrayna ve Avrupa halklarına yaşatılan çilenin sorumluları ABD ve İngiltere, hala savaşı uzatmanın yollarını arıyor… Zelenski gibi bir vatan hainini kullanarak kendi ülkesini yok etme pahasına Rusya’nın gücünü test etmeye çalışıyorlar.

Bunu yaparken aslında başka bir amaçları daha var… Avrupa’yı, özellikle de Almanya’yı kontrolleri altına almak… Sadece kontrol altına almak değil amaçları, resmen başta Almanya olmak üzere Avrupa’ya çökmek istiyorlar. Geçtiğimiz hafta başında Almanya’da yapılan darbe girişimi, bu planın tetiklediği bir başkaldırıştır… Her ne kadar bununla ilgili Rusya suçlanmış olsa da, Almanya’daki aşırı milliyetçi çevrelerin ABD’ye duydukları öfkenin tezahüründen başka bir şey değildir. Almanya’yı ‘derin bir güç’ yönetiyor diyor aşırı milliyetçi “Almanya İçin Alternatif Partisi.”

İş bununla da kalmıyor… Savaşı Rusya yanlısı olan ülkelere de yayma girişimleri var… Kosova’da yaşananlar, İngiltere ile Rusya arasındaki çatışmadan kaynaklanmaktadır… İngiltere’nin desteklediği Kosova’nın karşısındaki Sırbistan yönetimi koyu bir Rus yanlısıdır… Hala Rusya’dan petrol alan Bulgaristan ise ikiye bölünme tehdidi altındadır… Buralarda da Rusya’nın etkisini azaltıp kontrolü ele geçirmeyi planlıyorlar… Daha iki gün önce ise, kendini Sırp olarak kabul eden ve bir NATO üyesi olan Karadağ’ın yarıdan fazlası da Rusya yanlısı tutum sergilemeye başladı.

Devreye sokulan yaptırımlar ise Rusya’yı pek fazla etkilememektedir. Savaş dönemi içerisinde Rusya’nın Hindistan’a petrol satışı 14 kat, Çin’e ise 2 kata yakın artış göstermiştir… Hollanda, Bulgaristan ve İtalya da açık açık Rusya’dan petrol satın almaktadırlar… Hatta Biden bile Yunan tankerlerini kullanarak ülkesine Rus petrolü taşımaktadır. Yani Rusya, hem doğal gazını hem de petrolünü bir şekilde dünyaya satmaktadır.

Diğer taraftan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimleri ile açılan tahıl koridorunun yanı sıra Rus gübresi için de bir koridor açılabilirse, Putin’i ekonomik olarak savaşı bitirmeye zorlayacak herhangi bir durum kalmamış olacak.

Türkiye gübre koridorunu açmayı başarırsa, Suriye’nin kuzeyine yapılması planlanan kara harekatı da kolaylaşmış olacaktır… Kim bilir, belki de bu harekata gerek duyulmadan Rusya’nın yardımıyla terör unsurları bölgeyi terk etmek zorunda kalacaklardır.


Günün Sözü

Vazife mukabili olmayan hak, mevcut değildir.

Mustafa Kemal ATATÜRK