Tam 7 aydır devam eden; bugüne kadar 10 binlerce masumun ölmesine, bir o kadarının yaralanmasına; milyonlarca insanın evini barkını terk etmesine ve şehirlerin yok olmasına neden olan Rusya-Ukrayna savaşı, farklı bir boyuta evrildi geçtiğimiz günlerde Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİO), 22. zirve toplantısı sonrasında.
Çin ve Hindistan liderlerinden büyük destek alacağı beklentisi ile zirveye katılan Rusya Devlet Başkanı Putin; tam anlamıyla hayal kırıklığına uğradı… Üstelik Çin halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin hiç ummadığı ifadelerle basın önünde yüzüne karşı söyledikleri; üzerinde soğuk duş etkisi yaparak bazı gerçekleri anlamasına ve yeni bir strateji belirlemesine neden oldu.
Putin Moskova’ya döner dönmez, Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığının hazırladığı kısmi seferberlik yasasını onayladı… Buna göre, yaklaşık 2 milyon olan mevcut asker nüfusuna 300 bin daha katılmış olacak. Aslında geçtiğimiz aylarda, asker sayısını maaşlı yöntemlerle artırmaya çalışmış olmalarına rağmen; gelen çok az sayıdaki başvuru, Savunma Bakanlığını pek tatmin etmemişti.
Kısmi seferberlik ilan edilmesiyle, şu an askerde olanların görev süresi uzatılırken; saha tecrübesine sahip, terhis olmuş gençler yeniden askere çağrılıyor… Bu gençler, kısa bir, bilgi tazeleme eğitiminden geçtikten sonra cepheye gönderilecek.
Ancak kısmi seferberlik yasası kapsamında silahaltına alınabileceğini düşünen imkanı olan gençler; canlarını kurtarabilmek için, kapılar kapanmadan kolay giriş yapabilecekleri Erivan, Taşkent, İstanbul, Bakü, Duşanbe gibi kentlere akın etmeye başladı.
24 Şubatta Ukrayna’ya girerken Putin’in amacı; ülkeyi Nazilerden temizlemek, Kiev’e el koyarak kendi kontrolünde bir yönetim oluşturmaktı… Ancak bunu başaramadı… Sonra, yoğunlukla Rusların yaşadığı ve etkin olduğu Donbass bölgesini tamamen ele geçirmek istedi… Büyük kazanımlar elde etmesine rağmen, Harkov’da yediği darbe ile bir hafta içerisinde 8 bin kilometre karelik bir alanı geri Ukrayna’ya kaptırdı.
Bunun üzerine, Donesk, Luhansk, Herson ve Zaparijya bölgelerinin Rus yanlısı yöneticileri, 27 Eylüle kadar referanduma giderek Rusya’ya bağlanma konusunda halkın oyuna başvuracakları açıklaması yaptılar… Büyük bir çoğunluğun Rus kökenli olduğu bu bölgelerde yaşayan Ukraynalıların dahi korkudan Rusya’ya bağlanma yönünde oy kullanacakları kesindir.
Referandumun ardından, Dumada (parlamentosunda) onaylayarak bu 4 bölgeyi Rus toprağı olarak ilan edecek Moskova… Sonrasında ise işin hukuki boyutu değişmiş olacak… Daha önce kendi toprağını geri almak için bu bölgelere saldıran Ukrayna, yeni durumda resmen Rus toprağına saldırmış olacak.
Dolayısıyla Moskova, yabancı güçlerin topraklarına saldırmasını gerekçe göstererek resmen Ukrayna’ya, yani NATO’ya savaş ilan etmiş olacak ve dış saldırılara karşı ülkesini koruyabilmek için uluslararası hukuk çerçevesinde cepheye istediği kadar asker yığabilecek.
Putin bunu yaparken zaman kazanmaya mı çalışıyor, yoksa çok daha saldırgan bir hazırlık içerisine mi giriyor, henüz belli değil… Ancak, sonbahar yağmurlarının başladığı şu günlerde; toprak yapısı itibarıyla en az 4-5 ay balçık içerisinde kalacak olan Ukrayna topraklarında, bu süre içerisinde savaşmak imkansız.
Putin, kısmi seferberlik ilanı yaparak, daha saldırgan bir tutum izlenmesinden yana olan aşırı milliyetçi kesimleri ve asker sıkıntısı çeken orduyu rahatlatmış oldu… “25 milyon ihtiyat askerim var, bunun sadece 300 binini çağırıyorum” açıklaması yaparak, halkı da rahatlatmış oldu.
Dolayısıyla Putin’in önünde rahat rahat düşünüp, hazırlık yapacağı; belki de barış arayışları içerisine gireceği 5 ayı var… Bu süre içerisinde Donesk, Luhansk, Herson ve Zaparijya bölgelerini dünyaya Rus toprağı olarak kabul ettirerek bir barış sağlarsa, savaş bitmiş olacak… Aksi halde gelecek Şubatta, dünya daha saldırgan bir Putin’le yüzleşecek.
Günün Sözü
Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir.
Bertrand Russel