İlan

Bir Bayram Arifesinde Sessiz Kalan Mahalleler

Bir Bayram Arifesinde Sessiz Kalan Mahalleler

DR. EKREM ASLAN

Bir bayram arifesi daha sessizlik içinde geçiyor. Oysa bu günler, geçmişte çocuk sesleriyle, komşu selamlaşmalarıyla, kapı zilleriyle, balkonlardan uzanan bayram tabaklarıyla hatırlanırdı. Şimdi ise şehirde bir durgunluk, sokaklarda bir eksiklik var. Sanki bayram, takvimdeki bir resmi gün olarak kalmış; ruhu, sesi, kokusu kaybolmuş gibi.
Bu bayram Kurban Bayramı. Hazırlığı bol, anlamı derin bir bayram. Fakat kurban kesmenin ötesinde, paylaşmanın, dayanışmanın, hatırlamanın da bayramı bu. Kurban, yalnızca etin üçe bölünmesiyle tamamlanan bir ritüel değil. Asıl mesele, mahalledeki yoksulu gözetmek, kapısı çalınmayanın farkına varmak, bir tebessümü bile paylaşabilmekte saklı.
Ancak kentler artık bu ruhu taşımakta zorlanıyor. Beton bloklar arasında kurulan hayatlar, bireyselliği çoğaltıyor; komşuluğu, mahalle kültürünü, bayramın ortak duygusunu silikleştiriyor. Yan dairede kim oturur bilmeden geçirilen yıllar, bayramın ilk selamının telefondan ibaret kalması, çocukların şekeri internetten tanıması, içinde olduğumuz kentsel yalnızlığın göstergesi.
Eskiden bayram sabahları apartman kapıları ardına kadar açık olurdu. Çocuklar ellerinde torbalarla ev ev gezerdi. Büyükler balkonlardan selamlaşır, kurban payları poşetlerle komşuya gönderilirdi. Şimdi birçok kapı ya kilitli ya da “zile basmayın” notlarıyla süslenmiş.
Ama hâlâ geç değil. Bayramı gerçek anlamına döndürmek için küçük ama etkili adımlar yeterli olabilir. Komşuya bir “iyi bayramlar” demek, kurban etini sadece ihtiyaç sahibine değil, en yakındaki komşuya da ulaştırmak, çocuklara bayramı hissettirecek basit sürprizler yapmak... Hepsi bu yalnızlığa karşı bir direnç noktasıdır.
Yerel yönetimlerin de bu konuda sorumluluğu büyük. Mahalle bazlı dayanışma programları, yaşlılara yönelik bayram ziyaretleri, çocuklara açık alan etkinlikleri bu ruhu yeniden canlandırabilir. Mahalle, içinde yaşayanların birbirini tanıdığı, selamlaştığı, birlikte gülebildiği ölçüde mahalledir.
Çünkü bayramlar yalnızca takvime değil, kalbe de düşmelidir. Ve Kurban Bayramı, bizlere yeniden hatırlatıyor: Paylaşmak, sadece kesilen kurbanı değil; birlikte yaşama iradesini paylaşmaktır.