1 Mayıs ve Kadınların Dramı... - ADEM AKÖL

1 Mayıs 2019 Çarşamba 11:08

İşçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan; birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günüdür bugün... Evet, bugün 1 Mayıs “Emek ve Dayanışma Günü...” Cinsiyeti ne olursa olsun üreten ellere gösterilmesi gereken değerin ve saygının gerekliliğini haykırma günüdür...

Ben bugün bu anlamdaki haykırışların sadece kadın emekçileri ilgilendiren boyutunu ele almak istiyorum...

Hani derler ya; günümüzde bile hala ‘orman kanunlarının’ geçerli olduğu bir dünyada yaşıyoruz diye... Hani güçlü olanın, güçsüze istediğini yaptırma içgüdüsünün hala etkin olduğu bazı tipler var ya... Kendinden güçlüler karşısında ‘kedi yavrusu’ olan ama güçsüzlere karşı ‘aslan’ kesilen...

Kimsenin görmediğini zannettiği yerlerde zavallı hayvanlara, masum çocuklara ve kadınlarımıza istismarda bulunan, o insan dışı varlıklardan bahsediyorum...

Ekonomik sıkıntıların gittikçe arttığı dünyamızda artık eskiden olduğu gibi bir aileyi geçindirmek için sadece evin erkeğinin çalışması yeterli olmuyor... Kadınların da üretime katkı koymaları, o ailenin gelir düzeyini yükseltirken, ülkenin refah standardını da yukarılara taşıyor...

Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede kadınların gönül rahatlığı ile çalışabilecekleri ortamları yaratmak, bunu engellemeye kalkışanları tesbit edip gerekli cezayı almaları için adalete teslim etmek her vatandaşın görevidir...

Geçtiğimiz Pazartesi günü gazetemizin manşetine düşen “Bozkaya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Neler Oluyor?” isimli haberi okuyunca irkildim... Erkeklerimiz kadar kadınlarımız da çalıştıkları ortamın her açıdan güvenilir olma hakkına sahiptirler... Fiziki olarak daha zayıf olmaları, onlar üzerinde ‘orman kanunlarının’ işletilmesine fırsat verilmemelidir...

Söz konusu hastanenin yönetici kadrosunda bulunan bir zat, hem idari üstünlüğünü hem de fiziki üstünlüğünü kullanarak ayni yerde çalışan iki hemşire kızımızı taciz etmeye kalkışmış, sonuç alamayınca mobbing uygulamaya başlamış... O kadar ki hemşirelerden birisi, herifin elinden kurtulabilmek için, gecenin bir yarısı kendini odaya kilitlemek zorunda kalmasına rağmen adamın kapı kolunu zorlaması ile zor dakikalar yaşamış...

Olayı öğrenen Başhekim Yardımcısı bayan doktor, durumu yönetime aktararak hemşirelerin savcılığa suç duyurusunda bulunmaları için yardım eder... Savcılık, yaptığı çalışma sonucunda yeterli delil olmadığı gerekçesi ile ‘kovuşturmaya gerek yok’ kararı alır...

Taciz yaptığı iddia edilen adam ise, önce açığa alınır ancak savcılığın ‘kovuşturmaya gerek yok’ kararı ile henüz hukuki işlem devam ederken, tekrar eski görevine dönmesine müsaade edilir... Tacize uğrayan hemşire savcılığın kararına itiraz etmiştir çünkü... Taciz iddiaları üzerine olayın diğer tanıkları da karakola giderek şikayette bulunmuş ve Sağlık Bakanlığı’nın konu hakkındaki soruşturmayı devam ettirmesini sağlamışlar...

Bunun üzerine taciz yaptığı iddia edilen zat; yıldırma, bezdirme, korkutma ve şantaj uygulamalarını devreye sokar: Hemşirelere yardım eden  bayan doktorun eşi ile ilgili mahalli gazetelere asılsız ve saptırılmış suçlamalarla haber yaptırarak başhekim yardımcılığı görevinin fesh edilmesini sağlayarak Manisa’daki başka bir hastaneye tayinini çıkarttırır ancak iptali için dava açar bayan doktorumuz...

Adam okadar yüzsüz ve pişkin ki, manşete taşıdığımız haber üzerine gün boyu gazetemiz telefonlarını hem kendisi, hem de yakınlarına aratarak tehditkar söylemlerle bizleri sindirebileceğini zannetmiş...

Haklı isen bu telaş, bu saldırgan tutum niye?.. Suçsuzluğun kanıtlanmışsa, evrakları gönder Gazette’ye yayınlayalım... Avukatın aracılığı ile yapılan haberi tekzip ettir...

Sen ve senin gibiler, sakın ha meydanı boş zannedip at koşturtmayın... Günümüzde artık vatandaşın eli; ‘orman kanunu’ işletmeye heveslilerin yakasındadır... Gazette’mizin de bunu sıkı sıkıya takip edeceğinden hiç şüpheniz olmasın...

Hiç kimse kadınlarımızın özgürce, güven içerisinde çalışmasını engelleyemez...

Emek en yüce değerdir ama kadınlarımızınki daha bir değerlidir...


Günün Sözü

Eğitimin maliyeti yüksektir... Ama cahilliğin de...

İngiliz istatistikçi Sir Claus Moser’in eğitime verilmesi gereken önem üzerine söylediği bir söz... Birçoğumuz eğitime para harcamaktan çekinmeyiz büyük ihtimalle; ancak yapacağımız  işle ilgili gerekli eğitimi almazsak, oluşacak maliyeti hiç hesaba katmayız.

 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI