ABD Başkanlık Seçimleri ve Ulusalcı Küreselci Savaşı - ADEM AKÖL

2 Kasım 2020 Pazartesi 00:12

Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) yöneten 2 meclis vardır; 100 üyeli Senato ve 435 üyeli Temsilciler Meclisi… Senato’daki senatörlerin görev süresi 6 yıldır ve her 2 yılda yapılan seçimle üçte biri yenilenir… Temsilciler Meclisi, federal halkı temsil eder ve tümü, yine 2 yılda bir yapılan ayni seçimde yenilenir… Bu seçimler en son 2 yıl önce yapılmıştı.

Cumhuriyetçiler ve Demokratlar diye iki büyük parti söz sahibidir Amerika’da… Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçiler, seçim öncesi her iki mecliste de çoğunluğa sahipti… 2018 yılında yapılan seçim sonucuna göre, Cumhuriyetçiler Senato’daki çoğunluğu korurken, Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluk Demokratların eline geçmişti.

Trump’ın Cumhuriyetçi’leri, Amerika’nın en büyük eyaletlerindeki yarışı önde bitirmişti… 2018’deki seçimler, Trump’ın 2 yıllık icraatının bir nevi onayı niteliğinde olmuştu…  Genel sonuca göre; Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluğu kaybetmiş olmasına rağmen, seçmenlerin yüzde 60’ı Cumhuriyetçiler lehine oy kullanmıştı çünkü.

Dört yıl önceki seçim yarışında ise Hilary Clinton, Trump’tan toplamda 3 milyon daha fazla oy almış olmasına rağmen; sadece 204 delegenin onayını almayı başarabilmiş ve Trump’ın 304 oyu karşısında seçimi kaybetmişti.

Yarın ABD seçmeni yeniden, 435 sandalyeli temsilciler Meclisi’nin tamamını ve 100 sandalyeli Senato’nun üçte birini yenilemek için tekrar sandık başına gidiyor… Yaklaşık 1 yıla yakın bir süredir dünyanın boğuştuğu Covid-19 yüzünden oy verme sisteminde bu sefer bazı değişiklikler yapıldı… Her eyalet kendi kararı doğrultusunda, sandık sisteminden daha fazla posta yolu ile çok önceden oy verme işlemini başlatmış bulunuyor.

Aslına bakarsanız son oy verme tarihidir 3 Kasım Salı günü… Amerikan seçim yasasına göre, tüm eyaletlerin seçim sonuçlarını 11 Aralığa kadar onaylaması gerekiyor… Çünkü belirlenecek olan seçiciler kurulu 14 Aralıkta toplanıp, ülkeyi 4 yıl yönetecek olan başkan ve yardımcısını seçecek.



Başkanlık seçimlerine katılan 8 partili 2 de bağımsız olmak üzere toplam 10 aday vardır… Ancak bu adaylar içinde seçilme şansı olan; Cumhuriyetçiler’in başkan adayı Donald Trump, başkan yardımcısı adayı Mike Pence ile Demokratlar’ın başkan adayı Joe Biden, başkan yardımcısı adayı Kamala Harris’tir.

Başkan ve başkan yardımcısını seçecek olan delegeler Kurulu toplam 538 üyeden oluşur… ABD başkanı ve yardımcısının seçilebilmesi için, bu üyelerin yarıdan bir fazlasının yani 270 delegenin oyu gerekmektedir.

Propagandalar sırasında yapılan anketlerde, önceleri Trump önde giderken; son yoklamalarda Biden, Trump’ın 8-10 puan önüne geçmiş bulunuyor… Bunun en büyük nedeni Trump’ın pandemi sürecini iyi yönetememesinden kaynaklanan işsizlik ve polisin siyahilere karşı şiddet içeren tutumu ön plana çıkmaktadır.

Önceki yıllarda yapılan seçimleri analiz ettiğimiz zaman bu gösterge, başkanın kim olacağının kanıtı değildir… Toplamda aldığı oy düşük olsa bile; kim daha fazla eyaleti kazanırsa, başkanlık koltuğu onun olacaktır.

Ancak şurası bir gerçek ki, yarış; küreselciler ile ulusalcılar arasında geçecek… Trump ulusalcı kimliği ile ön plana çıkarken, Biden’ın destekçileri ise çoğunlukla küreselci zihniyettir.

Daha fazla, Yahudi sermayesini temsil eden küreselciler; silah-petrol kartellerinin adamlarıdırlar ve Wall Street, CIA, Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı’nda oldukça etkilidirler. Neoliberalizm savunucusudurlar ve dünyadaki zenginlerin çıkarlarını korurlar.

Trump ise, 2016 yılındaki seçimlerde; ABD’deki sermayenin Çin’e kayması ve Afganistan, Irak ve Suriye’deki maceralar yüzünden yoksullaşan halkın oyları ile başkan olmuştu… Ancak, Pandemi talihsizliği, halkın yoksullaşmasını artırarak Trump’ın destekçilerini azaltmış bulunmaktadır.

Delegelerin 14 Aralık’ta yapacağı seçim, oldukça zorlu geçeceğe benziyor… Seçilen kim olursa olsun emperyalizm tarafından sömürülen halkların yaşamında herhangi bir değişiklik olmayacaktır, onlar fakirleşmeye devam edeceklerdir… Ancak adayların temsil ettikleri görüşe bakarak ve seçim öncesi Biden’ın sarfettiği sözleri değerlendirerek; Trump’ın dünya için daha hayırlı olacağını düşünmemek elde değildir.

Günün Sözü

Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan daha iyidir.

George Washington

Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk başkanı. Ülkenin bağımsızlığını elde etmesinde en önemli rolü oynayan kişi.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI