ABD-ÇİN Savaşları... - ADEM AKÖL

20 Mart 2019 Çarşamba 09:54

ABD-ÇİN Ticaret Savaşları’mı, yoksa yeni bir ‘Süper Güç’ belirleme savaşı mı?..

İkisi de hemen hemen ayni şeyi çağrıştırıyor olmasına rağmen aralarında basit gibi görünen, aslında çok önemli bir nüans farkı vardır...

Birisi; sanayisi için gerekli olan petrole rahat ulaşabilmek ve ürettiği malları satabilmek için  yeni pazarlar oluşturma peşinde koşarken, diğeri; dünyayı egemenliği altına alarak nasıl sömürürümün peşinde koşuyor...

350 milyonluk ABD’de çok farklı bir nüfus yapısı vardır; Alman, İrlanda’lı, İngiliz, Meksika’lı, İskoç, İtalyan, Fransız, Çin’li, Yahudi ve diğerleri... Zenciler ve Kızılderili’ler...

Bukadar farklı insan topluluğunu bir arada tutmak o kadar kolay değildir; ya ortak değerler oluşturacaksınız, ya da ekonomik refah sağlayacaksınız...

Önceleri zenci düşmanlığı ile vatandaşlarını bir arada tutmayı deneyen ABD, 1990 yılında dağılana kadar da Sovyet düşmanlığı ile başardı bunu... Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra, terör bahanesi altında İslam karşıtlığı ve Çin’le yapılan düellolar imdada yetişti... Diğer taraftan da ülkesinin refah seviyesini yukarılarda tutabilmek için dünyayı sömürdü durdu...

1980’lere gelene kadar Mao rejiminin etkisi altında kapalı bir toplumdu Çin... Uluslararası finans gücünün lideri Rothschild ailesi Amerika’ya söz dinletemez olunca 1980’ler itibarı ile yavaş yavaş Çin’e kaymaya başladı... Amacı Amerika’yı süper güç koltuğundan indirip Çin’i oturtmak... İşte tam da bu nedenle Rothschild ailesi Çin’in Huawei’sini bir dünya haberleşme  devi haline getirir...

Çin, ticaretinin önemli bir kısmını deniz yolu ile yapıyordu... Amerika, Somali’li korsanları devreye sokup Çin gemilerini yağmalattırdı... Başka bir çözüm bulunmalıydı...

Bunun üzerine karasal ticareti geliştirmek için İpek Yolu projesini devreye koyar Çin... Amerika bunu da engellemeye çalışır...İpek Yolu’nun çıkış kapısı olan Afganistan’ı işgal eder... Amacı hem Karadan ticareti engellemek hem de uyuşturucu üretimine iyi bir ortam hazırlamaktı...

Sonra Iraka girer, İran’a ambargo uygular... İran ve Irak da İpek Yolu izerinde çünkü... Türkiye’nin başına da YPG belasını sarar... Türkiye, İpek Yolu’nun Avrupa’ya açılan kapısıdır çünkü...

Suudi Arabistan’da Prens Salman’ı iktidara getirir ABD... Ancak sonradan Rothschild ailesi ile yakın ilişki içinde olan Çin, Pakistan ve Hindistana doğru yakınlaşmalar başlar... Amerika’nın hoşuna gitmez bu... Kanayan yara Keşmir’i kullanarak Pakistan ve Hindistan’ı savaşın eşiğine getirir...

ABD ambargoları altında zorlanan Venezuela ile petrol antlaşması yapar Çin... Halkına kan kusturur ABD, Maduro’yu devirmek için her yolu dener...

Huawei’nin kurcusunun kızını kaçırttırır CIA ajanlarına, Çin mallarına ilave gümrük uygular...

Ancak Çin, bütün bu yapılanların altında hiç kalmayacaktı...

Amerika’lı William Edward Boeing, 1916 yılında Washington’da bir havacılık şirketi kurar... Askeri ve sivil uçak üretiminde bir numara olur kısa bir süre sonra... Bugün 190 ülkede 500’den fazla havayolu şirketi Boeing’in ürettiği uçakları kullanıyor...

Boeing’in en son ürettiği 737 Max serisi çok iddialı... Klasmanındaki diğer uçaklara göre menzili 1000 kilometre daha fazla; karbon-dioksit emisyonu yüzde 14 daha az; yüzde 40 daha az gürültülü; yakıt tasarrufu daha yüksek; koltuk başına yüzde 8 daha tasarruflu; daha konforlu ve daha güvenli...

Ancak gelin görün ki 30 Ekim 2018’de Endonezya Havayolları’na ait bir Boeing 737 Max uçağı düşer ve 189 yolcu ölür... Dört ay sonra, 10 Mart 2019 tarihinde ise bu kez Etiyopya Havayollarına ait bir Boeing 737 Max düşer ve 157 yolcu ve mürettebat ölür...

Çin bu uçaklara hava sahasını kapatır, arkasından 50 ülke daha... Bir gecede 80 milyar dolar kaybeder Boeing, borsada...

Boeing, piyasaya yeni sürdüğü Max serisi için 500 milyar dolarlık sipariş almıştı ve gelecekteki gelirinin yüzde 75’ini bu uçaklara bağlamıştı...

Fransa, Almanya ve İspanya ortaklığında kurulmuş bir şirket olan dünyanın diğer büyük uçak üreticisi olan Airbus’a yarar bu iş...

Arka arkaya yaşanan iki trajediden sonra, “yazılımları tekrar gözden geçireceğiz” diye açıklama yapar Boeing yetkilileri...

Bukadar yüksek teknoloji ve güvenlik içeren bir uçağın arka arkaya tam da ticaret savaşlarının kızıştığı bir zamanda, üstelik Endonezya ve Etiyopya gibi doğal afetler ve açlıkla boğuşan iki zavallı ülkede düşmesi, düşündürücü değil mi?..

Çin’in karşılık vermediğini düşünmek saflık olmazmı?..

Günün Sözü

Hayat; bumerang oyununa benzer... Düşüncelerimiz, eylemlerimiz ve sözlerimiz; er veya geç, şaşırtıcı bir doğrulukla bize geri döner.

Sadece Amerikalı ünlü sanatçı Florence Shinn’in tesbiti değil bu cümle... Buna benzer birçok söz işitmişizdir hayatımızda... Ne kadar gerçek değilmi?..

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI