ABD’nin Afganistan Üzerinden Yaptığı Plan - ADEM AKÖL

30 Ağustos 2021 Pazartesi 01:00

NATO güçlerinin Afganistan’dan çekilmeye başlamasının ardından geçen birkaç aylık süre içerisinde bölgedeki durum ile ilgili, bugüne kadar 10 civarında yazı kaleme aldık bu sütunlarda… Gelişmelere bağlı olarak, kesinlikle önümüzdeki sürecin de ana konularından biri olacak Afganistan.

Önceki yazılarımızda Afganistan’ın stratejik öneminden; yeraltı kaynaklarından; eroin ticaretindeki payından; emperyalist ülkelerce taşıdığı anlamdan; coğrafi ve etnik yapısından; yakın tarihindeki yaşanmışlıklardan; dünyanın en fakir en geri bıraktırılmış ülke durumuna nasıl getirildiğinden ve insanlarının nasıl bir çaresizlik içerisine itildiğinden bahsetmiştik.

Bugünkü yazımızda ise Afganistan’ı çok farklı bir perspektifle ele alıp emperyalizmin bu ülke üzerinden kurgulamış olabileceği oyundan bahsedeceğiz.

İslamiyetin yayılmaya çalışıldığı yıllardan başlayarak, çeşitli mezhepler doğmuştur tarihsel süreç içerisinde… Bu mezhepler her dönemde birbirleriyle ister durağan olsun, ister devingen olsun hep çatışma içerisinde olmuşlardır.

Ülkemizin en çok etkilendiği Orta-Doğu bölgesinde yaşayan Müslümanların yüzde 85’i, İslamiyetin 2 ana mezhebinden biri olan Sünni, yüzde 13’ü Şii, geriye kalanlar da başka mezheplerdendir.

Dünyada en çok Şii’nin yaşadığı ülke, yüzde 95’lik bir oranla İran’dır… 85 milyonluk İran’ın 80 milyonu Şii’dir… Şiilerin en yoğun olduğu ikinci ülke ise yüzde 65’lik oranla Bahreyn’dir… Ardından yüzde 55’lik oranla Irak gelir, sonra yüzde 45’le Lübnan, yüzde 40’la Yemen… Bölgedeki diğer ülkeler Türkiye, Suriye, Suudi Arabistan, Afganistan ve Pakistan nüfuslarının yüzde 15 kadarı da Şii kökenlidir.

Amerika, bölgedeki çıkarlarını İsrail’in çıkarları ile hep eş tutmuş ve bunu koruyabilmek için kaos tekniğini kullanmıştır… Kaos yaratabilmek için ise mezhepler arasında gizli kalmış çatışma dürtüsünü körükleyip, insanları birbirlerine kırdırmaktan hiç çekinmemiştir.

Irak’ın Sünni Lideri Saddam Hüseyin’i kışkırtarak İran’la tutuştuğu 9 yıl süren anlamsız savaş… Saddam’ın 2003 yılında devrilmesinin ardından başlayan ve hala devam eden Sünni-Şii kapışması… Suriye’de 2011 yılında başlatılan, özünde mezhepsel çelişkilerin yarattığı bitmek bilmeyen dram… 2014’ten beri ABD destekli Suudi Arabistan ve İran’ın çatışma arenasına dönüşen Yemen… 1975 ile 1990 yılları arası Lübnan iç savaşı ve hala devam eden çatışmalı süreç.

Bütün bunların Afganistan’la ne ilgisi var diyeceksiniz… Şu an Afganistan’ı yönetebilmek için hazırlıklar yapan Taliban’ın büyük bir çoğunluğunu, Sünni Müslüman olan Peştunlar oluşturur… Yani, şu an kuruluş çalışmasının yapıldığı “Afganistan İslam Emirliği” Sünni Müslüman bir devlet olacaktır.

Daha önce birçok ülkenin çekinceli de olsa “tanıyabiliriz” diye açıklama yaptığı gibi, “Taliban rejimi birçok ülke tarafından resmen tanınarak desteklenecek ve terörist bir devlet olarak beslenip İran üzerine saldırtılacak” diye bir sonuç üretmek, hiç de yanlış olmaz.

Bölgedeki İsrail ve ABD çıkarlarının en büyük tehdidi şüphesiz ki İran’dır… ABD, Taliban’ın kuracağı “Afganistan İslam Emirliğini” bir taşeron örgüt gibi kullanarak İran üzerine göndermesi, bölgede diğer ülkelerin de müdahil olacağı büyük bir huzursuzluğa neden olacaktır… Nitekim Çin, Rusya ve İran bunu fark edip, Afganistan’daki güvenlik tehdidine karşı ortak hareket etme kararı alarak, Çin-Rusya ve Çin-İran ittifakı oluşturdular.

Daha önce de hep vurguladığımız gibi; Afganistan, dünyayı tehdit edecek boyutta büyük olaylara gebedir… Nitekim henüz hükümet kurulmadan, henüz yabancı askerlerin tahliye işlemi dahi tamamlanmadan, ülkedeki kaosu arttırarak devam ettirebilmek için, başka terör örgütleri de sahneye çıkıyor.

Hükümet yönetiminde yer alacak isimlerden biri olan Taliban örgütünün başkan yardımcısı Siracettin Hakkani’nin kurduğu Hakkani örgütü ile derin bağları olan, ayni bölgede örgütlenmiş İŞİD-K’nın, geçtiğimiz Perşembe günü patlattığı canlı bombalar yüzünden 100’den fazla insan ölüyor… Bu son olmayacak, hatta sonrasının çok daha vahim olacağı kesin…

Günün Sözü

Emperyalizm hayvanlıktır… O hayvan hiç doymak bilmez, o ulusal sınırları bilmez… Emperyalizmin özü, insanları hayvana dönüştürmektir; delirmiş kana susamış hayvanlara.

Ernesto Che Guevara

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI