Adana Bir Deniz Kenti Değil mi? - ADEM AKÖL

7 Ağustos 2020 Cuma 02:00

Akdeniz’in 1600 kilometrelik kıyı şeridinin yüzde 10’u yani 160 kilometresi Adana il sınırları içerisindedir... Üstelik 160 kilometrelik şeridin neredeyse tamamı eşsiz kumsalları ve temiz denizi ile kaliteli plaj niteliği taşır... Bu sahil şeridinin bir kısmının doğal koruma alanı içerisinde bir kısmının da askeriyeye ait olduğunu kabul etsek dahi rahatlıkla denize girilebilecek en azından 100 kilometrelik plaja sahiptir Adana.  

Ancak ne yazık ki bu 100 kilometrelik sahil şeridi içerisinde standart bir ailenin gönül rahatlığı ile kalıp dinlenebileceği; bir yıllık yoğun çalışmanın getirdiği stresi üzerinden atacağı; veyahut da ailesi ile doğru düzgün yemek yiyebileceği tesis, yok denecek kadar azdır... Olanlar da çok düşük kalitededir.

Bayram tatilini fırsat bilerek, yakın bir yerlerde deniz ihtiyacımızı giderelim dedik... Daha önce Karataş’a birkaç sefer gitmiştik... Değişiklik olsun diyerek, bu sefer de Yumurtalık’ta karar kıldık.

Yol, sadece bir saat; nisbeten düzgün... Ancak, Yumurtalık’a vardığımız zaman hayal kırıklığına uğradım... Bu ne bakımsız bir yer... Sanki Türkiye’nin en acemi elleri bir araya gelmiş de Yumurtalık’ı inşa etmişler.

Sonra bölgenin mevcut iki otelinden birine, deniz kenarındakine ulaştık... Yolda gelirken rezervasyon yapmıştık, otel dolu olduğu için hemen yanındaki pansiyonlardan birine yerleştirdiler bizi. Aman Allahım..! Bu ne düzensizlik, bu ne pislik, bu ne kalitesizlik..! Yerleştik macburen... Sonra da otelin havuzu ve açık restoranı önünden geçip denize girdik...

Kentin alt yapısı gibi; tesis de acemi eller tarafından yapılmış, acemi eller tarafından  işletiliyor... İşletme sahibi, bildiği kadarıyla; dünya görüşü çerçevesinde kendini paralayıp birşeyler yapmaya çalışıyor... Yel değirmenleriyle tek başına mücadele eden Don Kişot gibi, yalnız kaldığını rahatlıkla görebiliyorsunuz... Kültür ve Turizm Bakanlığı onu yalnız brakmış, sonuçta ortaya çıkan kalite bukadar olabilmiş ancak.

Birçoğunuz Yumurtalık’a defalarca gitmiştir, nasıl olduğunu çok iyi biliyorsunuzdur... Teker teker her noktasını eleştirmeye kalksam doğru olmaz... Harcanan emeğe haksızlık etmek de istemiyorum.

Ancak ben, bu noktada çok radikal düşünüyorum... Herşeyi yık, yeniden inşa et... Yok, yok... Kalabilecek birkaç yapı vardır muhakkak...

Özetle şunu söylemek istiyorum: Adana, 160 kilometrelik güzel bir sahil şeridine sahip bir il ve yılın 4 ayı, Adana’lı ya yaylaya kaçar, ya da denize... Denize ulaşabilmek için iki saat yol katederek Mersin’in batısındaki; kulaç atma imkanı dahi olmayan plajlara akın eder.

Niye? Çünkü oralarda denize girebileceği, coşkulu vakit geçirebileceği, konaklayabileceği nisbeten kaliteli mekanlar var.

Hal böyle olunca Adana’nın 15 milletvekiline bu konuda çok büyük bir görev düşüyor: Lütfen alt yapı çalışmalarında ilgili belediyelerin önünü açarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın teşvik ve teknik yardımları ile yatırımcıyı bölgeye davet edip kaliteli tesisler üretmek için el ele verelim... Gerçek anlamıyla kaliteli kentler ve kaliteli tesislerden bahsediyorum... Adana’lıyı ancak o zaman kendi sahillerinde denize sokabilirsiniz.

Hem, bölgemizde çok büyük bir uluslararası havaalanı inşa ediliyor olduğunu göz ardı etmiyelim. Bu, bölgemize yerli ve yabancı milyonlarca insan taşınacak anlamına geliyor... Elimizi çabuk tutmazsak çok büyük bir Pazar olan turizmi de başka illere kaptırmış olacağız.

Bu hali ile Yumurtalık’a tatilcilerin gitmesini beklemeyin... Ben, merek ettiğimden birkere gittim, ikincisini asla düşünmüyorum... Şunu da eklemekte yarar vardır; Karataş’ın daha iyi durumda olduğu zannedilmesin..!

Günün Sözü

Dünya’nın sana bir hayat borçlu olduğunu söyliyemezsin. Dünya sana hiçbirşey borçlu değildir... O senden çok önce buradaydı.

Ünlü yazar Mark Twain’in zekice dile getirdiği bu söz çok anlamlı değilmi..? Birçoğumuz tembellikle şekerleme yaparken dünyanın bize bir fırsat vermesini bekliyoruz. Maalesef gerçekler böyle değildir... İstediğimiz hayatı oluşturabilmenin ham maddesi bizdedir... Kaynaklarımızı üretime dönüştürüp dönüştürmemek sadece kendi ellerimizdedir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI