Afganistan Gerçeği... - ADEM AKÖL

26 Şubat 2019 Salı 09:23







Afganistan, Orta Asya’nın güney bölgesinde, 35 milyon nüfuslu, Türkiye’den biraz küçük dağlık bir ülke... Pakistan, İran, Türkmenistan, Tacikistan ve Çin ile çevrelenmiş; denizle bağlantısı yok... Kuzeyde verimli topraklara sahip...

Afganistan’ın politik tarihi 18. yüzyıldaki imparatorluklarla başlar... 19. yüzyılın sonlarına doğru Rusya İmparatorluğu ile Britanya İmparatorluğunun egemenliği altında olan Hindistan arasındaki büyük çatışmanın ‘tampon bölgesi’ olur...

1900’lü yıllarda monarşi ile yönetilir, 1978’de sosyalist bir ülke olduktan sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne katılır...

Sovyet rejimine karşı ayaklanmalar sonucunda 1980’de Sovyet-Afgan savaşı çıkar... 1991 yılında SSCB’nin yıkılmasının ardından kurulan Taliban örgütü 1996 yılında Afganistan’ın büyük bir bölümünü ele geçirir...

2001’de Taliban yönetimi Nato koalisyon güçlerinin müdahalesi ile yıkılır ve bir süre sonra 2004 yılında bugünkü “Afganistan İslam Cumhuriyeti” kurulur...

Çok kısa bir anlatımla Afganistan yakın tarihi böyle... Ancak bu süreçteki bütün dünyayı ilgilendiren önemli bazı detayları göz ardı etmemek gerekiyor:

Dünya ölçeğinde cereyan eden tüm olaylar ekonomiktir... Parayı ‘bir avuç güç’ idare eder ve dünyayı boyunduruğu altına alır... Para kokusunu aldığı her yerde, ona ulaşabilmek için her türlü pisliği yapar... İnsanların acı çekmesi, katledilmesi önemli değildir onlar için...

Biliyorsunuz; bugün dünyayı zehirleyen uyuşturucu zilletinin ham maddesidir Afyon... Haşhaş denen bir bitkiden üretilir... Bir zamanlar ülkemizde de yoğun olarak ilaç amaçlı iretiliyordu haşhaş... Türkiye’nin yasadışı uyuşturucu kaynaklarından biri olarak suçlanması nedeni ile 1971 yılında yasaklandı... Daha sonra 1974’te Ecevit Hükümeti döneminde kısmi olarak kontrollü izin verildi haşhaş ekimine... Bugün, tıbbi amaçlı dünya Afyon ihtiyacının yarısı Türkiye’de üretiliyor...

1980 yılına kadar Afganistan’da da Afyon, dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi sadece geleneksel yöntemlerin uygulandığı tedavi amaçlı üretiliyordu...

Sovyetler Birliğinin 1980’de Afganistana girmesi ile birlikte; Afgan halkı, Afyon üretiminin ticari boyutunu öğrenir... Rivayete göre; parayı idare eden bir avuç uluslararası güç; 6 yıl içerisinde, Afyon’dan saflaştırılarak elde edilen dünya eroin üretiminin yüzde 40’ına, 2 yıl sonra da yüzde 80’ine ulaştırır Afganistanı...

Ancak Taliban örgütü, ülkenin yönetimini ele geçirdikten sonra Afyon tarlalarını yok eder; 3 bin tonun üzerindeki üretim miktarı, 2000 yılında 180 tonun altına kadar düşer...

Bu rakamlar, dönemin ABD Başkanı Bush’a iletilir... ‘Parayı idare eden bir avuç güç’ buna bir çözüm talep etmektedir... Planlar hazırlanır...

Eski bir ‘Ekonomik Tetikçi’ olan Amerikalı John Perkins; “9 Eylül 2001’de Afganistan’ın işgal planları Başkan Bush’un masasındaydı” der, itiraflarında... 2 gün sonra ise işgal için mazaret hazırdı...

New York’taki İkiz Kuleler’e yapılan saldırılar sonucunda 3 bin kişi hayatını kaybeder... Başkan George Bush saldırılardan Afganistan’da örgütlenmiş El-Kaide’yi sorumlu tutar... El-Kaide’nin kapatılmasını ve terörist kamplarının yok edilmesini talep eder Taliban’dan...

Talep kabul görmez tabii ki... ABD ve Birleşmiş Milletler’e bağlı güçler Afganistan’ı bombalamaya başlar... Ancak 10 yıl sonra, El-Kaide’nin lideri Usame Bin Ladin yakalanıp öldürülür...

Bu süreçte ‘parayı idare eden bir avuç güç’ çok büyük işler (!) başarır Afganistanda... Afyon üretimi eski verimli dönemini yaşar...

Bugün dünyayı zehirleyen uyuşturucuların ana maddesi olan Afyon’un yüzde 90’ı Afganistanda yasa dışı yetiştirilen haşhaş bitkisinden üretilmektedir ve bu üretimin tamamı Amerika’nın kontrolü altındadır...

‘Parayı idare eden bir avuç güç’ün kontrolü altındadır desek daha doğru olacak çünkü milliyeti, dini, ırkı, vicdanı yoktur bunların...

 

Günün Sözü

Bir şeyi hakikaten yapmak istiyorsan bir yolunu muhakkak bulursun, istemiyorsan bir mazaret bulursun.

Amerikalı girişimci ve yazar Jim Rohn’un bu sözü çok açık ve net sanırım...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI