Afrika’nın Kaderi - ADEM AKÖL

12 Mart 2019 Salı 10:57

Afrika kıtası Akdeniz’in güneyinden Atlas Okyanusu ile Hint Okyanusuna uzanan dünyanın ikinci büyük kıtasıdır... Dünya topraklarının yüzde 25’i üzerinde 1 milyar insan barındırır...

İnsanoğlunun 200 bin yıl önce evrimleştiği topraklardır Afrika... Çok genç bir nüfusa sahiptir; nüfusunun yarısı 19 yaşın altındadır...

Yer altı kaynakları bakımından zengin ancak kadersiz bir ülkedir Afrika... 19. yüzyıla kadar, insanları Arap köle tüccarları tarafından toplanıp başka ülkelere satıldı, bin yılı aşkın bir süre boyunca...

Fransa, Birleşik Krallık, İspanya, Belçika, Almanya, portekiz ve İtalya tüm kıtayı parselleyip  aralarında bölüştüler 19. yüzyıl sonlarına doğru... Bu ülkeler tarafından sömürüldü yüz yıldan fazla bir süre boyunca...

İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’nın yorgunluğundan faydalanan Afrika ülkeleri birer birer bağımsızlıklarını ilan etmeye başladılar... Günümüzden 30 yıl öncesine kadar sürdü bu bağımsızlık savaşları...

Bugün bağımsızlığını kazanmış 54 ülke mevcut Afrika kıtasında... Sözde bağımsızlık... Emperyalist ülkelerin yıllarca sömürdükleri yerlerden çıkarken muhakkak bir çıban başı brakma gibi bir alışkanlıkları var...

İstikrarsızlık, yolsuzluk, şiddet, darbeler, suikastler ve askeri diktatörlükler kan ağlatıyor Afrika halkına... İç savaşların körüklediği açlık ve hastalık, özellikle Aids’in bir türlü kontrol altına alınamayışı kırıp geçiriyor birçok Afrika ülkesini...

Sömürge dönemi sona ermiş ancak sömürülme bitmemiş Afrika’da... Sadece boyut değiştirmiş...

Uluslararası finans gücünün merkezi konumundaki Amerika Birleşik Devletlerinin; Afrika kıtasında yer alan 20 ülkedeki askeri üslerde 50 bin askeri bulunuyor bugün...

Bu askeri güç sayesine kıtayı kontrolü altında tutarak ülkelerdeki iç savaşları yönetiyor, onlara silah satıp karşılığında petrol alıyor...

Öte yandan hızlı bir yükselişe geçen Çin; ekonomisinin ihtiyacı olan enerji ve ham maddeyi Afrika kıtasından elde etmenin farklı yollarını denemektedir... Çin bir bakıma, doğrudan yabancı yatırım kaynağı olmuştur Afrika için; Tarım, madencilik, telekomünikasyon, kara, hava ve deniz ulaşımı, okul, hastane gibi alanlarda yatırımlar yaparak bölge halkını üretime kanalize etmekle hem ihtiyacı olan petrol, mineral ve metallere daha kolay ulaşabilmiş hem de ürettiklerine yeni büyük bir pazar oluşturmuştur...

Ancak burada ABD’den farklı olarak Çin’in uyguladığı strateji; siyasi eşitliğe dayalı, karşılıklı güven ve karşılıklı yarar çerçevesinde bir ekonomik işbirliğidir... Ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı, saldırmazlık ve iç işlerine karışmama bu ekonomik ilişkinin temel prensipleri olmuştur...

Afrika ülkelerinin ekonomilerinin gelişmesi, karşılıklı yararlar doğrultusunda Çin ekonomisine sağlanacak katkı hedef alınmıştır... Bunun için sürdürülebilir kalkınmanın yolunu karşılıklı fikir alışverişleri ile sağlamak amaçlanmıştır...

Son yıllarda özellikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ziyaretler neticesinde Türkiye’nin de Afrika ülkelerine olan ilgisi gün geçtikçe artmaktadır... Bu ziyaretlerle Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik ilişkiler güçlenmektedir...

2002’de sadece 12 Afrika ülkesinde bulunan büyükelçilikler günümüzde 40’a yükselmiştir... Ticaret hacmi 16 yılda 6 kat artarak 20 milyar dolara ulaşmıştır...

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrika ülkelerine özel ilgi duymasının en önemli nedeni büyük bir potansiyele sahip Afrika ülkelerini tamamen uluslararası finans güçlerine kaptırmadan, bölgede söz sahibi olabilmenin yollarını arıyor olmasıdır...

Türkiye; özellikle Kızıldeniz’i kontrolleri altına almaya çalışan İsrail, Suudi Arabistan ve Mısır’a karşın bölgede bir güç oluşturma gayreti içerisinde... Arap yarımadasında bulunan Katar ve Afrika kıtasının güney-doğusunda Somali’de oluşturulan 2 askeri üssün tamamlayıcısı olarak Sudan’ın kuzey-doğu kıyısındaki stratejik öneme sahip Suvakin adası talep edildi Sudan’dan 2 yıl önce...

Hem ABD hem de Rusya’nın bu adayı alabilmek için Sudan’a yoğun baskı yapmalarına rağmen Suvakin adası 99 yıllığına Türkiye’ye tahsis edildi... 400 yıla yakın bir süre Osmanlı toprağı olarak kalan Suvakin adası için Erdoğan eski tarihi dokuyu canlandıracak restorasyon sözü verir... Ayrıca adanın kuzey-doğu kısmında da askeri üs için anlaşma yapılır...

Türkiye’nin bu atılımı; Afrika Kıtası ile Arap yarımadası halklarını, hem Osmanlı’lardan süregelen, hem de dini inançlardan kaynaklanan yakın ilgiyi kullanarak, İsrail destekçileri olan uluslararası finans güçlerinin sinsi planlarının kurbanı olmaktan kurtaracaktır...

Günün Sözü

Sadece ümit etmek; enerjinizi tüketir... Hareket ise enerji üretir.

Ünlü işadamı ve yazar Robert Kiyosaki’nin sözü, basit bir gerçekliktir aslında; ya yerimizde oturup sadece ümit etmekle yetineceğiz yahut da ayağa kalkıp kafamızda planladığımızı gerçekleştirebilmek için harekete geçeceğiz.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI