Alevler - ADEM AKÖL

27.6.2022 04:29:00

Geçtiğimiz hafta birisi Türkiye Marmaris’te diğeri ise KKTC Mersinlik’te olmak üzere 2 büyük yangının çıkardığı korkutucu alevlerle yüzleşmek zorunda bırakıldık… “Zorunda bırakıldık” diyorum çünkü her iki yangının da çıkış sebebinin ‘doğal’ olmadığı kesin.

Son zamanlarda küresel ısınmanın etkisinden bahsedilse de, yangınların çok az bir kısmına doğal olaylar sebep oluyor… Yapılan araştırmalar sonucunda, yangınların yüzde 90’dan fazlasının kasıt, ihmal, umursamazlık, duyarsızlık ve bilinçsizlik yüzünden çıktığı tespit edilmiştir.

Gerek terörist eylemler sebebiyle, gerekse kendine alan açmak için ateşe verilen ağaçların vebali, hiçbir maddi bedelle karşılanamaz… Günümüzden yaklaşık 6 asır önce Fatih Sultan Mehmet, yeşili koruyabilmek için “tek bir ağaç kesenin kellesini vururum” lafını boşuna söylememiş!

Ancak gelin görün ki günümüzde her yıl milyonlarca ağaç, çeşitli nedenlerle acımasızca yanıyor, yakılıyor veya katlediliyor.

Hiç kimse, “benim bu işte hiç suçum yok, ben bu konuda çok duyarlıyım” diyerek kendini aklamaya çalışmasın… Böyle söylemlerle, kendini ‘sütten çıkmış ak kaşık zanneden’ ne olduğu belirsiz yaratıklar (insan demeye dilim varmıyor çünkü), ‘ziftlendiği’ sigarasını araba camını açarak var gücüyle yol kenarındaki barut kadar yanıcı hale gelmiş kuru otlar içine fırlatan sayısız çok kültürlü(!) olanları da gözlemliyoruz yaşamımız boyunca… Üstelik pişkince “bir şey olmaz” diyerek, yaptığı hareketin doğruluğuna sizi ve kendini inandırmaya çalışanlar da var aralarında.

Ya “it geçmez, kervan geçmez” bir yerde yaptığı pikniğin artıklarını etrafa saçmaktan, hiç hicap duymayanlara ne diyelim? Bazıları da atıklarını bir poşete koyup, ağaç köküne bırakarak “çevreyi koruyorum” zanneder küçücük beyniyle… Çıkardığın pisliği poşete koyup, poşet yoksa cebine koyarak, gördüğün ilk çöp bidonuna atsan eline mi yapışır? 

Adam, “gözlerden ırak bir yere” manitasını götürür; peş peşe yuvarlanan bira şişelerini hava atarak itinalı bir şekilde dizmesini bilir de, işi bitince onları arabasında götürüp çöpe atmayı akıl etmez… ‘Akıl etmemek’ değildir bu aslında… Umursamazlıktır, duyarsızlıktır, cahilliktir…

“Atıklar sadece çevreyi kirletir, nasıl yangın çıkarabilir ki” diyerek sakın kendinizi savunmayın… Doğaya bırakılan cam şişeler, bölgeye gelenler tarafından gelişigüzel fırlatılıp kırılır ve daha geniş alanlara yayılmasına sebep olur… Sıcak günlerde, güneşin cam parçalarına dik geldiği durumlarda, ışınlar odaklanarak çok daha yüksek bir ısı oluşturarak alttaki kuru otların ateşlenmesine sebep olur ve rüzgarın da etkisiyle koca orman, içindeki canlılarla birlikte yanarak kül olur.

Siz çocukken küçük bir cam parçası alıp arkadaşınızın eline güneşi odaklayacak şekilde bir süre tutup onun hissettiği yanma acısını hiç mi gözlemlemediniz? Yahut da cam parçası kullanarak kuru otların üzerine güneş ışınlarını odaklayarak yakmaya hiç mi çalışmadınız? İşte tam da bu şekilde, etrafa duyarsızca saçtığımız yüzbinlerce ton cam parçacık, doğayı yangın tehlikesi ile hep karşı karşıya bırakmıyor mu?

Bir de ihmallik ve vurdumduymazlık var tabii… Özellikle ormanlık ve kuru otların yoğun olduğu yerlerde her türlü olasılığı düşünüp önlem almak zorunda hissetmeliyiz kendimizi… Aksi halde durdurulamayan alevleri çaresizce seyredip, iki elimizi kafamız üzerine götürüp öylece baka kalırız.

Her yangının bir ilk çıkış anı vardır… Ve her yangını ilk dakikalarda 1 kova suyla söndürmek mümkünken, zaman uzadıkça tankerler, helikopterler, uçaklar bile yetersiz kalır.

Ve her yangının ilk çıkış anını gören muhakkak birileri vardır… Umursamazlığı bir tarafa bırakıp, vakit geçirmeden hepimizin elinde bulunan telefonla hemen 112 ihbar hattını arayıp bilgi vermek bir vatandaşlık görevidir… Yoksa bu gidişle, doğanın o doyumsuz yeşili, bir gün gelir sadece düşlerimizde bir renk olarak kalır… Tabii o zaman da dünyada insan diye bir varlık kalabilirse eğer…

Günün Sözü

Kıvılcımı söndürmezsen, ateşi zapt edemezsin.

Tolstoy

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI