Arakan Ağlıyor..! - ADEM AKÖL

16 Aralık 2019 Pazartesi 00:06

Eski adıyla Burma, bugünkü adıyla Myanmar’ın 7 eyaletinden biridir Arakan... Bir Güney Doğu Asya ülkesi olan Myanmar neredeyse Türkiye kadar toprağa sahip büyük bir ülkedir...  Bangladeş, Tayland, Hindistan, Laos ve Çin ile komşu olup, Arakan eyaletinin bulunduğu tarafta ise Bengal körfezine açılan uzun bir kıyı şeridine sahiptir... 56 milyonluk nüfusun yüzde 88’i Budist, yüzde 6’sı Hristiyan, yüzde 4’ü Müslüman ve yüzde 2’si Hindu’dur... Ülkenin çeyrek nüfusu, yoksulluk sınırının altındadır.

Myanmar’ın güney-batı kıyı şeridinde bulunan Arakan eyaletinin batı yakası boyunca uzanan sarp Arakan dağları, bölgeye olan ulaşımın sadece denizden yapılmasına olanak verir.

Arakan’ın bilinen geçmişi MÖ. 3. yüzyıla kadar uzanır... 8. yüzyılda gemilerle bölgeye gelen Arap tüccarlar getirir İslam dinini Arakan’a... 300 yıl, Arakan Krallığı yönetir bölgeyi... 15. yüzyılın başlarında, ülkeyi yöneten kralın; İslamiyet’i seçmesinin ardından Arakan İslam Krallığı kurulur... Bu tarihten sonra bölgede İslamiyet hızla yayılır... Bölgenin yerlileri olan Müslümanlar ile Budistler yüzyıllarca barış içinde bir arada yaşamlarını sürdürürler.

1826 yılında İngilizler Burma’yı işgal eder... Burma’daki 120 yıl süren İngiliz hakimiyeti sırasında Arakan Budistler’i, Müslümanlar’a karşı kışkırtılır... Bu tarihlerde Burmalılar’ın zulmünden kaçan Arakanlılar, ülkelerini terk ederek Bangladeş’e sığınırlar.

O dönemde bugünkü Hindistan, Pakistan, Bangladeş ve Myanmar ülkelerinin tümünün yönetimini elinde bulunduran Britanya Hindistanı’ndan; 1937 yılında ayrılarak yarı özerk bir yönetime geçer bugünkü Myanmar, eski ismi ile Burma.

Hemen ardından, Müslümanlar’ın Budizm için büyük bir tehlike olduğu propagandası başlatılır... Kayıt altına alınabilen ilk katliam 1942’de cereyan eder... Burmalılar’ın desteklediği Budistler 150 bin Müslüman’ı katleder, o yılda... Bu olay, Arakan tarihine ‘Kerbela-yı Arakan’ olarak geçer... Başta Bangladeş olmak üzere, komşu ülkelere mülteci olarak sığınan Müslüman sayısı hızla artar.

1948 yılında İngiltere sömürgeciliğine karşı bağımsızlıklarını ilan eder Burmalılar... Ancak hiçbir zaman sivil yönetime geçmeyi başaramazlar... Cunta ve Budist yanlısı  yöneticiler, Müslümanlar’a uyguladıkları baskının şiddetini artırırlar.

İngilizler’in ülkeyi terk etmesiyle artış gösteren toplu katliamlardan kaçan binlerce Müslüman; Bangladeş ve Hindistan’a sığınır... Kalanlar, silahlı örgüt kurmalarına rağmen; Burma ordusunun karşısında direnç gösteremez ve maruz kaldıkları büyük bir katliam sonucunda dağılırlar.

Yeniden örgütlenen Arakan direnişçilerine karşı, 1978 yılında; ‘Kral Dragon’ isimli lanet bir operasyon başlatılır... Kadınlara tecavüz edilir... Kadın erkek ayırd etmeden, yüzlerce müslüman tutuklanarak işkence yapıldıktan sonra öldürülür... Ülkeyi terk edenlerin sayısı hızla artar.

Üç Müslüman erkeğin, bir Budist kadına tecavüz ettiği iddiası ortalığı karıştırır 2012 yılında... Devlet destekli Budistler, Müslümanlara karşı yeniden saldırıya geçer... 200 bine yakın Müslüman, ülke içinde göçmen olur; kesin rakam verilmemesine rağmen birçoğu öldürülür.

ABD kökenli bir sivil toplum kuruluşu olan ‘İnsan Hakları İzleme Örgütü’ Myanmarlı yetkilileri Arakan eyaletinde Müslümanlar’a karşı etnik temizlik yapmakla suçlar, ancak “yapabileceğimiz tek şey, dua etmek” demekle yetinir sadece.

Arakan’lı Müslümanlar, bugün hala Myanmar vatandaşı olarak kabul edilmiyor... Onlara, üzerinde “yabancılara aittir” ibaresi yazılı hiçbir geçerliliği olmayan bilgi amaçlı bir kart veriliyor sadece... Devlet dairelerinde çalışma hakları yok... Eğitimlerine ancak liseye kadar izin veriliyor... Seyahat özgürlükleri yok... İzin almadan Myanmar’ın başka bölgelerine gidişleri yasaklanmış... İzinsiz akraba veya komşu ziyaretleri bile yasak... Evlilik, izne tabi; 2-3 yıl bekledikten sonra ancak izin alınabiliyor... Evlenenlere ise, 2’den fazla çocuk yapmasına izin verilmiyor...

Müslümanlar’ın yaşadığı bölgelere, Myanmar’ın diğer yerlerinden Budist aileler gönderilerek Müslüman nüfusun azalmasını sağlıyor hükümet... Arakan’da, 3 buçuk milyon Müslüman yaşıyordu bir zamanlar... Günümüzde bu rakamın 1 milyonun altına düştüğü iddia ediliyor...

Bugün Bangladeş, Pakistan, Suudi Arabistan, Malezya, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Tayland başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde bir buçuk milyon civarında Arakan’lı Müslüman mülteci yaşıyor... Şanslı olan bir milyona yakın nüfus ise, Myanmar’ın diğer eyaletlerine göç etmeyi başarıp kurtulabilmiş ancak.

Ama ne yazık ki hala, derme çatma teknelerle her gün; Arakan’dan Bangladeş sınırındaki mülteci kamplarına kaçmaya çalışan yüzlerce Müslüman var... Tekneleri alabora olmayıp kaçışı başaranlar, başta Türk kızılayı, Afat ve İnsani Yardım Vakfı (İHH)’nın sağladığı imkanlarla nisbeten daha iyi şartlarda can güvenliği içinde yaşam sürüyor...

Arakan’da yaşamaya direnen bir milyona yakın Müslüman ise, kılını kıpırdatmayan dünyanın gözü önünde kan ağlıyor..! Bir taraf deniz, diğer taraf geçit vermeyen Arakan dağları, içte Myanmar askeri... Kapandaki farenin bile yaşam şansı daha yüksek...

Günün Sözü

Dünyada bir zulüm yapıldığında onu duyan kimse, o zulmün kötü olduğunu insanlara söylerse, o zulme ortak olmamış olur. Fakat, o zulmü görmediği halde onu duyduğunda bile ses çıkarmazsa o zulme ortaktır.

Hz. Muhammed S.a.v.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI