Asalaklar... - ADEM AKÖL

16 Mayıs 2019 Perşembe 09:20



Bir dostum anlattı geçtiğimiz gün... 
“Arkadaşlarla bir kafede sohbet ederken yan masada konuşulanlara kulak misafiri oldum istemeden... Adam okadar yüksek sesle yanındakine birşeyler anlatıyordu ki, yakın masalarda bulunan herkesin ilgisini çekti konuştukları... Sadece konuşmakla kalsa pek de dert olmayacaktı bana... Görgüsüzlüğüne, cahilliğine yoracaktım sadece... Cumhurbaşkanımıza atıp tutmaya, küfürler yağdırmaya başlayınca gerildim... Masadaki cam su şişesini kafasına indirmemek için zor tuttum kendimi... Söylediklerinden kimliği ile ilgili bir ip ucu yakalayabilmek için pür dikkat onu dinledim... Adana İl Sağlık Müdürlüğünde önemli bir görevi olduğunu hatta ismini soy ismini öğrendim, patavatsızca yaptığı konuşmadan...”
Seversin, yahut da sevmezsin... Hiç önemli değil, o senin takdirin... Ama 82 milyonu temsil eden bir ülkenin en üst makamına gerekli saygıyı göstermek mecburiyetindesin... Ulu orta Cumhurbaşkanına yaptığı terbiyesizliği hazmedemeyen dostum, İl Sağlık Müdürlüğü’ndeki tanıdıklarına ismini vererek hakkında bilgi toplar...
Meğer adam karaktersizin biriymiş... “Bir dokundum, bin ah işittim” derler ya... İllallah çekmişler herifin yaptığı pisliklerden... Ondan kurtulmanın yollarını arıyorlar... En önemlisi; sarkıntılık yapıyormuş mesai arkadaşlarına, ona verilen yetkinin gücünden faydalanarak...
Daha da önemlisi; kadrosu Şehir Hastanesinde olan bir bayanı geçici görevle İl Sağlık Müdürlüğü Ar-Ge ve Proje birimine aldırmış... Aldırmış aldırmasına da iş yapsa hiç kimsenin dikkatini çekmeyecek, hiç kimseyi rahatsız etmeyecek...
İl Sağlık Müdürlüğü’ndeki bu zat, hiçbir rapor düzenlemeden bir ayı aşkın bir süredir işe dahi gitmeden bu bayana maaş aldırttırıyor... İşe niye gitmediğini soran arkadaşlarına da, İl Sağlık Müdürlüğü’ndeki o zatın özel işlerini yaptığını söylüyormuş bayan...
Ar-Ge ve Proje biriminde çalışanlar bu durumdan çok rahatsız... “Kamera kayıtları kontrol edilsin” diyorlar... “Kadının işe hiç gelmediği zaten görülecek... İlgili bölüme bir müfettiş gönderilse basit bir araştırma ile her şey anlaşılacak...”
Bu kadın iş yapmadan maaş alan binlerce asalaktan sadece biri... Sen hem benim ülkemin Cumhurbaşkanı’na aleni yerde küfredeceksin, hem de benim verdiğim vergilerin, hiçbir üretim yapmayan asalakların cebine gitmesi için tezgah kuracaksın... Yok öyle bir bolluk...
Diğer taraftan da Cumhurbaşkanımız; emperyalizmin hegemonyasından kurtulabilmek ve büyük ekonomilerle rekabet edebilmek için Ar-Ge çalışmalarına çok önem verilmesi gerektiğini sürekli vurgulasın, bunun için zar zor denkleştirilen bütçemizden ödenek ayrılsın; sen git onu hiçbirşey üretmeden çar-çur et... Sana bu hakkı kim verdi söyler misin?..
Sen ve senin gibi ülkesini sevmeyen, asalak kemirgenleri görmek istemiyoruz biz ülkemizde... Üstelik bunu yaparken, hangi amaca hızmet ettiğini de bilmek istemiyoruz...
Yaptığınızın yanlış olduğunu; kul hakkı yemek olduğunu; ülkemizin geleceğini çalmak olduğunu; anlayıp kendinizi düzeltin, yoksa Devlet gelip sizi düzeltmesini çok iyi bilir ...
Günün Sözü
İnsan zekasının en yüksek formu; kişinin yargılamadan kendini gözlemlemesidir.
Ünlü Hint’li yazar Jiddu Krishnamurti bir gözlemci olarak dışarıdan kendimize bakmakla, birtakım olumlu veya olumsuz yanlarımızı daha iyi görüp gelişimimizi ve sosyal ilişkilerimizi güçlendirebiliriz.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI