Başkanımızı İstanbul Büyükşehir’e mi Kaptırıyoruz..? - ADEM AKÖL

25 Eylül 2020 Cuma 01:38

Yılmaz Güney, Şener Şen, Salih Güney, Yılmaz Duru, Yılmaz Köksal, Menderes Samancılar, Perihan Doygun, Melek Görgün, Aytaç Arman, Serenay Sarıkaya, Umut Oğuz, Cemal Hünal, Gökhan Kıraç... Bu isimler bir zamanlar ‘beyaz altın’ın anayurdu olan topraklarda doğup, bembeyaz pamuk kozalarının öğretileri ile yoğrulduktan sonra; Yeşilçam’ın sanayileştirdiği Türk film sektörünün başkenti İstanbul’da ünlenen Adanalı sinema sanatçılarının sadece bir kısmı...

“Ben bir kavga adamıyım” diyordu 1970’lerin sinemasına damgasını vuran Yılmaz Güney... “Sinemam da bir kavganın, halkımın kurtuluş kavgasının sinemasıdır...” Çukurova’nın yetiştirdiği bir değerdi o... Filimlerinin bir çoğunda Çukurova’nın bahşettiği nimetlerin adil olmayan bölüşümünü ve bu uğurda verilen kavgayı konu ediyordu.

Tam da o yıllarda, bu kadar çok sayıda sinema değerini yetiştiren Çukurova’nın dinamizmi ve Yılmaz Güney’in bitmek bilmeyen mücadeleci felsefesi; Adana Büyükşehir Belediyesi ile  Adana Sinema Kulübü’nün 1969 yılında ‘Altın Koza Film Şenliği’ni organize etmelerinin en büyük ilham kaynağı olur.

Altın Koza’nın ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünün ilk sahibi olur Yılmaz Güney... Ardı ardına 5 yıl kesintisiz düzenlenir ‘Altın Koza Film Şenliği...’ Ancak ekonomik imkansızlık bahaneleri ile tam 18 yıl sürecek bir suskunluğa gömerler ‘Altın Koza’yı...

Sanatseverlerden gelen yoğun talep üzerine, ‘Altın Koza’ bir ‘Kültür ve Sanat Festivali’ne dönüştürülerek 1992 yılında yeniden hayat bulur... Ancak bu kez de 1998 Adana ve 1999 Marmara depremlerinin gazabına uğrayarak bu yılların bütçeleri depremzedelere aktarılır... Sonraki 7 yılda ise festival yerine sadece kültür sanat etkinlikleri düzenlemekle yetinilir.

2005 yılında 12.si düzenlenen festival, gittikçe gelişerek uluslararası bir kimlik kazanır ve buna paralel olarak ismi “Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali” olarak değiştirilir... Özellikle Avrupa ülkelerinden davet edilen yüzlerce konuk sayesinde; hem son yıllarda hızla yükselen Türk film sanayisinin kalitesini ve hem de Adana’yı dünyaya tanıtma fırsatı yakalanmış olur.

Ne yazık ki bu yıl da Covid-19’un gazabına uğrar “Uluslararası Altın Koza Film Festivali...” Virüsün yayılmasını engellemek adına alınan önlemler çerçevesinde, Adana halkı geniş kapsamlı bir festival beklemiyordu açıkçası... ‘Altın Koza’yı hak edenler önceden belirlenir, ödülleri kargoyla kendilerine ulaştırılır; sonra da basın, siyasiler ve az sayıda misafir eşliğinde salonun birine kurulacak ekranlar yardımı ile ödül alanlarla on-line bağlantı kurularak tören gerçekleştirilir diye tahmin ediliyordu.

Ama Adana basınını, kendi öz festivalinin ödül törenine davet etme nezaketi bile gösterilmeden, bir de baktık ki; geçtiğimiz Pazar günü, İstanbul Beşiktaş’taki bir salonda Sayın Başkanımız ödülleri dağıtmış bile... Öne sürülen gerekçe; ödül alacak olanları Adana’ya kadar getirttirerek virüs kapmalarını önlemek... Peki, törene katılmak için istanbul’a yolculuk yapan Başkan ve beraberindeki heyetin sağlıklarının hiç mi önemi yok?

Öte yandan, siz hiç dünya çapında ünlenmiş; sinema alanında 1929 yılından beri verilen Oscar ödüllerinin, yahut televizyon yapımlarına 1949 yılından beri verilen Emmy ödüllerinin, yahut da müzik yapıtlarına 1957 yılından beri verilen Grammy ödül törenlerinin, Los Angeles’ten başka bir şehire kaptırıldığını hiç duydunuz mu?

Yok eğer ‘Altın Koza’ ödül törenini, zaten ‘üvey evlat muamelesi’ gören Adana’nın gerçek sahiplerinin elinden alarak İstanbul’a taşımanın daha önemli başka bir sebebi varsa, onu bilemem... Dedi kodu mecralarında ismi; mensubu olduğu partinin genel başkanlık adaylığı, sonra da Cumhurbaşkanlığı adaylığı için zikredilen Başkanımız’ın aslında ilk hedefi istanbul Büyükşehir mi yoksa..? Başkanımız’ı istanbul Büyükşehir’e mi kaptırıyoruz?

Günün Sözü

Ben istiyorum ki; film, siz sinema salonunu terk ettikten sonra başlasın.

Jacques Tati

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.