Biden’ın Yemen’deki Planları - ADEM AKÖL

23 Şubat 2021 Salı 00:56

Arap yarımadasının en güneyindeki 27 milyon nüfuslu Yemen, kişi başına düşen milli geliri sadece 400 dolarlar civarlarında seyreden fakir bir ülkedir… Güney kıyılarında çıkan az miktarda petrol ve doğal gaz dışında susuz tarım, hayvancılık ve balıkçılık yaparak hayatlarını idame ettirmeye çalışır Yemen halkı.

Yeraltı kaynakları bakımından zengin olmamasına rağmen 10 yıldır, başta körfez ülkeleri olmak üzere ABD ve Çin tarafından paylaşılamıyor… Büyük stratejik önemi olan bir deniz yolu üzerindedir çünkü Yemen.

Basra Körfezi, Umman Denizi, Aden Körfezi, Bab-ül Mendep Boğazı, Kızıl Deniz, Süveyş Kanalı, Akdeniz, Cebelitarık Boğazı ve Atlas Okyanusu’nu bağlayan deniz yolunun en kritik bölgesini; coğrafi konumu itibarı ile kontrolü altında tutar Yemen… Aden Körfezine bakan uzun kıyı şeridi, körfeze yayılmış irili ufaklı 200 civarındaki adası, Bab-ül Mendep Boğazı ve Kızıl Denizi’nin doğusundaki kıyıları sayesinde büyük bir ticari hacme sahip deniz yolu ondan sorulur.

Yılda 2 trilyon dolarlık ticari hacmi olan bu güzergahı kullanan 35 bin geminin, dünya petrol taşımacılığının yarısını gerçekleştiriyor olması yüzünden; petrol üreten ve tüketen ülkeler, hattın kontrolünü ele geçirebilmek için ilgilerini Yemen’e yoğunlaştırırlar 10 yıl öncesinden başlayarak.

Alışılagelmiş yöntemlerle bir iç savaş çıkarıp, taraflara destek bahanesi ile ülkeye girmek yeterlidir onlar için… Sonrasında deniz yolunun kontrolü ellerinde olacaktır… Etnik gruplara bölünmüş olan fakir halkı ayaklandırmak ise kolaydır…

2011 yılının Ocak ayında halk, ekmek ve özgürlük talepleri ile Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih yönetimine karşı protesto eylemleri başlatır… Salih, yönetimi bırakmak zorunda kalır ve yeni bir seçimle Cumhurbaşkanlığına Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin desteği ile Abdurrabu Mansur Hadi getirilir.

Yemen’de kaos başlamıştır artık… Ülkenin kuzeyinde yaşayan ve nüfusun üçte birini oluşturan Şii kökenli Husi’ler, İran’ın desteğini de alarak, Bab-ül Mendep Boğazını kontrol edebilmek için güneye, ülkenin başkenti Sana’ya doğru yürüyüşe geçer.

Bunun üzerine seçilmiş Sana hükümetine destek olma bahanesi ile Suudi Arabistan (SA) ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Yemen’e asker gönderir… Husileri destekleyen İran’ın arkasında Çin, Sana hükümetini ve diğer grupları destekleyen SA ve BAE’nin arkasında ABD vardır.

Fakir halkın ekmek ve özgürlük talebi ile başlayan protestolar; Bab-ül Mendep Boğazından geçen büyük deniz yolunu kontrol altına almak isteyen ülkelerin savaşına dönüşür… Tonlarca bomba yağdırılır sivil halkın tepesine… Çocuklar ölür, sivil hedeflere yapılan saldırılar sonucunda… 70 bin kişi öldürülür sadece 5 yıl içinde.

27 milyonluk Yemen’in 22 milyonu açlık sınırında yaşıyor bugün; 4 milyonu akut beslenme yetersizliği içinde... 15 milyon insan, temiz su bulamıyor... Kolera salgını kırıp geçiriyor ülkeyi... Daha ziyade kadın ve çocuklar zarar görüyor bundan... Her 10 dakikada 1 çocuk, açlık ve hastalık yüzünden ölüyor... 15 milyon insan sağlık hizmeti alamıyor... Sağlık tesislerinin yarıdan fazlası devre dışı çünkü... Devrede kalabilenlerde ise ilaç yok...

ABD’nin yeni seçilen Başkanı Joe Biden, seçim kampanyası sırasında verdiği vaatlerden birini daha yerine getireceğini söyler geçtiğimiz günlerde… “Bu savaş artık bitmeli, bu konudaki vaadimizi yerine getirebilmek için, Yemen’deki savaşta SA’na sağlanan tüm Amerikan desteğini, ilgili silah satışları da dahil olmak üzere sonlandırıyoruz” der ABD Başkanı.

Alınması planlanan her şey alınmıştır çünkü Yemen’de… SA da BAE de iyice yerleşmişlerdir özellikle ülkenin güney sahillerine… Askeri üsler kurdular, limanların kontrolünü ele geçirdiler… Umman Körfezindeki en stratejik ada olan Sokotra’yı bile işgal etti BAE.

ABD’nin bölgede istediği başka ne olabilirdi ki..? Deniz yolu, kendi kontrollerinde artık… Çin’in arka planda rol aldığı; İran destekli Husiler’in, ülkenin kuzey bölgelerindeki hakimiyetleri fazla bir stratejik önem taşımıyor… Dolayısı ile boş yere savaşı devam ettirip, milyarlarca dolar harcamanın hiçbir anlamı yok artık… Üstelik Yemen’de yaşanan dram yüzünden oluşan uluslararası kamuoyu baskısı da kalkmış olur… Eski ABD Başkanı Trump’ın terör listesine koyduğu Husiler’i, listeden çıkarmayı planlayan yeni Başkan Biden; onlarla diyalog yolunu da açmış olur bir süre sonra… ‘Bundan iyisi, Şam’da kayısı’ misali…

Günün Sözü

Cesaret kaslarımız gibidir, kullandıkça güçlenir.

Ruth Gordon

Amerikan film yıldızı ve senarist

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI