Bill Gates Bir Öjenik mi..? - ADEM AKÖL

24 Eylül 2020 Perşembe 00:59

Öjenik, sağlıksız ceninleri ayırıp, sağlıklı ceninler yetiştirmenin yollarını arayan, bilimselliği tartışmalı bir toplumsal felsefedir... Bu felsefe ilk kez M.Ö. 4. yüzyılda Antik Yunan filozofu Eflatun tarafından ortaya atıldı... Eflatun, doğumların devlet tarafından kontrol edilmesi gerekliliğini öne sürmüştü o zamanlar.

Öjenik, İngilizce yazılımıyla Eugenics 1800’lü yıllarda yaşamış ünlü İngiliz bilim adamı Francis Galton tarafından Yunanca’dan üretilen ‘iyi tür’ anlamında bir sözcüktür... Evrim teorisinin de etkisiyle, insanın kalıtımla geçen özelliklerini; zihinsel yetenekleri ve kişisel karakteristikleri ölçerek bulmaya çalışmıştı.

20. yüzyılın ilk yarısında çok sayıda taraftar toplayan öjeni teorisi, sakat ve hasta insanların ayıklanması ve sağlıklı bireylerin çoğaltılması yoluyla bir insan ırkının "ıslah edilmesi" anlamına geliyordu. Öjeni teorisine göre, nasıl sağlıklı hayvanlar birbirleriyle çiftleştirilerek iyi hayvan cinsleri oluşturuluyorsa, bir insan ırkı da ıslah edilebilirdi.

Öjenik uygulamalar büyük ölçüde, Almanya’da Naziler iktidara geldikten sonra ciddi anlamda uygulanmaya başlandı... Adolf Hitler’in ‘safi ırk’ yaratma projesi adı altında uyguladığı insanlık dışı yöntemler ile İtalyan Benito Mussolini’nin Etiyopya’da yaptığı katliamlar, beyinlerin gerisinde duran bu düşüncenin ürünüdür.

1900’lü yılların başlarında Amerika’da; İndiana, Washington, Virginia ve Kaliforniya eyaletlerinde kabul edilen bir kanunla zeka özürlü, sağır ya da körler, zorla kısırlaştırılmaya çalışılmıştır... Toplamda 70 bine yakın insan kısırlaştırılır bu dönemde... Bu yasa ABD’nin birçok eyaletinde 1960 yıllarına kadar yürürlükte kalır.

Günümüzde öjenik uygulamalar, “nüfus planlaması ve üreme sağlığı” olarak lanse ediliyor... Microsoft’un kurucusu, bugünün ‘hayırseveri’ Bill Gates, babasının ‘Planlı Ebeveyinlik Derneği’nin başkanı olmasından dolayı onun ‘üreme sağlığı’ konusuna ilgi duymasını sağlar... Gençliğinde hoşlandığı bayanların zeka seviyelerini sorguladıktan sonra onlarla arkadaşlık kurar... Melinda ve Bill Gates vakfını kurduktan sonra ise dolaylı olarak “üreme sağlığını” destekleyici konuşmalar yapar.

Teddy Roosevelt ve Winston Churchill gibi bazı devlet adamlarının sık sık dillendirdikleri “zengin ve güçlülerin daha fazla üremesini teşvik etmeliyiz” sözleri üzerine “fakirler, bozuk genetik kanları nedeniyle de fakirdirler” diyerek bu düşünceye destek verir Bill Gates. Umutsuz bir hastayı 3 ay daha fazla yaşatabilmek için 3 milyon dolar harcamak yerine, 10 öğretmeni işten çıkarmamanın daha doğru bir yaklaşım olduğunu iddia eder.

Bill Gates aslında kimdir..? Bir software geliştiricisi mi, bir iş adamı mı, bir hayırsever mi, yoksa bir küresel sağlık eksperi mi..? Şurası bir gerçek ki, o bir dahidir... Peki Bill Gates’in böyle bir felsefeyi onaylar gözükmesi ile Covid-19 virüsü arasında bir ilişki olabilir mi..? Bu işten çıkarı ne olabilir kurnaz dahinin?



Bizim, onun ne düşündüğünü anlamaya ‘aklımız elvermez’, ancak büyük bir olasılıkla bir taşla birkaç kuş yakalama peşindedir Bill Gates... Kendisinin bu işte parmağı olup olmadığından emin olmamakla beraber; Covid-19 virüsünün laboratuvarlarda üretilip dünyaya yaydırıldığı iddiası giderek güç kazanıyor... Bunun Türkçesi; Covid-19’un dünya geneline yayılması, özellikle fakir, aç ve dirençsiz insanların kırılıp öjeni teorisine uygun bir şekilde nüfuslarının azalmasına neden olacaktır... Alım gücü yüksek olan insanlar ise, piyasaya sürülecek aşıyı her ne pahasına olursa olsun satın almak isteyeceklerdir.

Son 20 yıl içerisinde aşı çalışmalarına 10 milyar dolar yatırım yapmış Bill Gates... Kısa bir zaman önceki 50 milyar dolarlık serveti, ‘hayırsever’ kostümünü giyerek aşı çalışmalarına hız verdikten  sonra ikiye katlanarak 100 milyar dolar olmuş... Aşı çalışmalarına yaptığı yatırımın çok kazançlı bir iş olduğunu Bill Gates’in kendisi itiraf eder... Onunla yapılan bir ropörtajda “Biz bunun 1’e 20 getirisi olacağına inanıyoruz” der.

Halbuki her yıl açlıktan ölen 9 milyon insanın pahalı tıbbi müdahaleler ile aşıya değil; gıda, içme suyu ve diğer gereksinimlere ihtiyacı var... Var ama, bu kimin umurunda ki..? Sahte yardımseverlik şovları ile bu zavallıların sırtından bile sömürü sistemleri kurma peşinde büyük finans güçleri.

Bu bir ‘hayırseverlik’ işi değil, bu bir ‘kontrol arzusu’, bu bir ’para hevesi’, bu bir ‘hükmetme’, bu bir ‘üstünlük’ sevdasıdır... Nitekim, son 10 yıl içerisinde sessizce ‘Nüfus Kontrol Şebekesi’ sistemine de büyük yatırım yapar Bill Gates... Dijital ödeme sistemi ile birlikte çalışan bir biyometrik kimlik sistemidir bu... Bu kimlikle kişi; herhangi bir yere ödeme yapabilecek, oy verebilecek, vergi ödeyebilecek, sağlık hizmeti alırken kullanabilecek, finansal işlemler yapabilecek ve vücudunu kontrol edebilecek... Her vatandaşın her hareketini, her işlemini, her temasını izleyip kaydedecek ve kontrol edecek bir sistem... Bu sistem bazı yerlerde uygulanmaya başlandı bile.

Bill Gates’in tek bir taşla yakalamak istediği üçüncü kuş işte budur... ‘Nüfus Kontrol Şebekesi’ sistemini dünyaya pazarlayarak hem büyük kazançlar sağlayacak hem de bu sistem sayesinde dünya insanlığını sürekli takip altında tutarak onun istemlerini, gereksinimlerini ve temayyüllerini anında tesbit edip, ona uygun tüketim maddelerinin üretilmesini sağlayacaktır.

Günün Sözü

Yalan zeka işidir, dürüstlük ise cesaret. Eğer zekan yetmiyorsa yalan söylemeye, cesaretini kullanıp dürüst olmayı dene.

Victor Hugo

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.