Bir Başkan’ın Göz Yaşları... - ADEM AKÖL

6 Mayıs 2019 Pazartesi 00:09

Gazetemizin İmtiyaz Sahibi Fatma İnci Gül’le Yumurtalık’a gittik geçtiğimiz Cuma günü... Son dönem Yumurtalık Belediye Başkanlığı’nı yapmış, 31 Mart seçimlerinde de Cumhur İttifakı adayı olarak yeniden seçilmiş MHP’li Türkeş Filik’le randevumuz vardı...

Biliyorsunuzdur muhakkak; Yumurtalık, Adana’nın güney doğusundaki sahil ilçesi... Adana’nın merkezine sadece 80 kilometre mesafede...

Merkez Yumurtalık’ta kışın 6 bin kişi yaşamasına karşın, yazın genellikle Adana’dan gelen sayfiyecilerle nüfusu 50 bine dayanır...

Yumurtalık tarihi MÖ. 2000’lere kadar gider... 13. Yüzyılda Kilikya Ermeni Krallığının önemli bir liman kenti idi Yumurtalık... Daha sonra Memlüklüler’in eline geçer... 1517 yılında ise Osmanlılar bölgeyi hakimiyetleri altına alır...

Doğa çok şey sunmuştur Yumurtalık’a... Körfez ile Ceyhan Nehri arasındaki 70 bin kuşun kışladığı lagünler bir doğa harikasıdır... İnce kumlu ve temiz denizi ile dünyada ender bulunan plajlara sahiptir... Bu özelliği ile 2015 yılında ‘Mavi Bayrak’ alarak denizin kalitesini tescil ettirmiş...

‘Mavi Bayrak’ 1985 yılında Fransa’da kurulan Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı’nın plajlar için verdiği bir kalite belgesidir... Önceleri sadece Avrupa ülkelerine verilen bu belge, 2001 yılından bu yana Avrupa dışındaki ülkelere de veriliyor... ‘Mavi Bayrak’ almak için başvuru yapan plajlar; yüzme suyu kalitesi, çevre yönetimi, can güvenliği ve hızmetler, çevre eğitimi ve bilgilendirme başlıkları altında toplam 33 kriterle sınanıyor...

Ancak ‘Mavi Bayrak’ almayı hak etmiş Yumurtalık sahilleri; değil uluslararası turizme, yerli turizme bile ev sahipliği yapacak yatırımlar alamamış ne yazık ki...

Belediye binasına vardığımızda, Başkan’ın odasına alınıyoruz... Başkan makamında yok, bitişik odada başka bir görüşme yapıyormuş... Kısa bir süre sonra Başkan Filik odaya gelip bize ‘hoşgeldiniz’ dedikten sonra sohbete başlıyoruz...

Başkan’ın yüzü yumuşak olmasına rağmen, moral bozukluğu ve çaresizlik hakim olmuş ifadelerine... O kadar ki artık konuşmanın, ayni şeyleri boş yere anlatmanın sıkıntısını yaşıyor... “Bir dokunduk, bin ah işittik” diye güzel bir Atasözümüz var... Birkaç soru yönelttikten sonra, yumuşak ama gergin ifadesinin ardındaki nedeni anlatmaya başlıyor Başkan...

Geçtiğimiz 5 yıllık hızmet döneminde odasının kapısını herkese açık tutmuş... Randevusuz dahi gelen herkesi kucaklamış... “O kadar ki, vatandaş kucaklamaktan gerçek işimi yapamaz olmuştum” diyor Başkan Filik... “Buna rağmen bağrıma bastıklarım, 31 Mart seçimlerinde beni desteklemeyip arkadan vurdular...”

Vefasızlık önemli de, ondan daha büyük başka bir derdi daha var Yumurtalık Belediye Başkanı’nın... “Bu ay koca belediyenin kasasına giren para sadece 16 bin lira; ben bununla maaş mı ödeyim, mazot mu alayım yoksa iş mi yapayım, siz söyleyin?” diyor...

Adana Büyükşehir Belediyesi’nden hiçbir hızmet almamalarına rağmen İller Bankası’ndan gelen paranın yüzde 40’ı oraya gidiyormuş... Önceden oluşmuş borç taksitleri de kesilince geriye sadece 16 bin lira kalıyor...”

“Peki, ‘Mavi Bayrak’ almış sahillere sahip olan bir ilçeye niye yatırımcı gelmiyor, niye bunun için uğraş vermiyorsunuz” sorumuzu ise şöyle yanıtlıyor Başkan; “Çok yatırımcı geldi bölgemize; gezdirdik, çok beğendiklerini ifade ettiler hep... Ancak sonuç yok... Yatırımcı Antalya’daki gibi yaptığı yatırımı 2 en fazla 3 yılda çıkarmak ister, burada yapacağı yatırımı en iyimser hesapla 7-8 yılda bile çıkaramaz... O zaman Yumurtalık’a niye gelsin ki?..”

İyi güzel de, bu ülkede gerçek derdi para olmayan hiç mi ülkesini seven bir Allah’ın kulu yok?.. O güzelim sahillere güzel bir tesis yapılsa yıl 365 gün kesinlikle boş kalacağını sanmıyorum ben... Yeter ki iyi çalışılmış bir proje ile işe başlansın... İnanın iyi bir projenin arkasından diğerleri de gelecektir...

Daha önce de yazmıştık, niye Adana bir Antalya olmasın ki?..

Hadi ülkesini karşılıksız seven yatırımcılar... Başkan Filik’in gözyaşlarını kurutalım... Ülkemize ikinci bir ‘Antalya’ kazandırmanın ilk adımını atalım...

Günün Sözü

Başarısız olursanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz... Ancak denemezseniz, mahkum edilirsiniz.

1950 ile 1970 yılları arasında dünyanın en iyi Soprano’ su olarak kabul edilen Beverly Sills; birşeyi başarabilmek için hayal kırıklığı yaşatacak olsa da, denemenin şart olduğunu, aksi halde hem kendinizi affetmezsiniz hem de başkaları tarafından yargılanırsınız.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI