Bir Festivalin Ardından... - ADEM AKÖL

10 Ekim 2019 Perşembe 09:37

Bu yıl 4,5 ve 6 Ekim tarihlerinde üçüncüsü düzenlenen Adana Lezzet Festivali’ni coşkuyla kutladık...

Sayın Mahmut Demirtaş’ın Adana’ya Vali olarak görevlendirilmesinin hemen ardından çalışmalara başlattığı en önemli projelerinden birisidir ‘Adana Lezzet Festivali...’

Daha ilk günlerden, Vali Mahmut Demirtaş; kentimizin zengin mutfak kültürünü gözlemlemiş olacak ki; bu özelliği kullanarak Adana’ya tanıtım, turizim ve ekonomik anlamda güçlü bir ivme kazandırmanın yöntemlerini araştırarak ‘Lezzet Festivali’nde karar kılmıştır...

İlki, önceki yıl düzenlenen festival; bazı dar görüşlü çevrelerin ‘umursuz’ yaklaşımlarına rağmen, oldukça yüksek dozda etki yapmış olması; ikincisinin daha mükemmel, üçüncüsünün ise katlanarak ilgi görmesine neden olmuştur...

Özellikle yabancı ülkelerden gelen katılımcıların gösterdiği ilgi; önümüzdeki yıllarda düzenlenecek ‘Adana Lezzet Festivali’nin, tüm dünyanın dikkatini çeken, uluslararası bir festivale dönüşeceğinin sinyalini vermiştir...

Zaten önemli olan da bu değil midir..? Festivallerin amacı; bir kente ait tarihi, kültürel, sosyal ve zirai değeri olan bir ürünü kullanarak, o kenti her yönü ile dünyaya tanıtıp ekonomik anlamda gelişimine katkı koymak değil midir..?

Bu anlamda, düzenlenen her festivalin, bir öncekine kıyasla daha kapsamlı ve daha başarılı olması kaçınılmazdır... Bunun için bir öncekinden çıkarılması gereken dersleri iyi analiz etmek gerekecektir...

Bu tip etkinlikler kapsamında yapılan ‘Gala Geceleri’nin, o etkinliğin uluslararası anlamdaki karnesi olduğu gerçeğinden hareketle, not almamız gereken birkaç durumu aktarmak zorunda hissediyorum kendimi...

Öncelikle ‘Gala Gecesi’nin düzenlendiği Adana Arkeoloji Müzesi bahçesinin, mekan olarak pek de uygun olmadığı düşüncesindeyim... Adana’da bu iş için çok daha uygun onlarca mekan vardır...

Çeşitli nedenlerle Gala Gecesi’nin, ille de burada yapılması bir zaruret ise; yerleşim planının tekrar gözden geçirilmesi gerekecektir... Bahçeye, podyum için uzantıları olan yüksek bir platform kurulup, davetli masalarının onun etrafına sıralanması daha şık olur... Güçlü bir ışık ve ses sistemi de unutulmamalıdır...

Böyle bir platform olmadığı için plaket dağıtımı; arzu edilen ciddiyeti yakalayamamıştır... Onun ötesinde, binbir zahmetle hazırlanan; Adana’nın tarihsel kültürünü yansıtan giyisilerin sunumu da podyum olmadığı için, çarpıcı etkiden yoksun kalmıştır... Tabii buna sebep olarak sadece platforum ve podyum noksanlığını değil, ışık ve ses sistemindeki amatörlüğü de eklemek gerekecektir...

Festival, uluslararası boyutta olsa bile; işin özünün Adana’nın yemek kültürünü yansıtmak olduğunu unutmadan, bunu misafirlere aktarabilecek tercümanın da Adana kültürü ile yoğrulmuş, kentin yapısını iyi bilen ve İngilizce aksanı çok iyi olan tercümanlar kullanılması daha doğru olacaktır... Adana’yı bilmeyen Güney Afrika’lı bir yabancının ve telaffuzu anlaşılır olmayan bir Türk tecümanın bu iş için görevlendirilmesi yakışık olmamıştır... Kaldı ki bunu daha çağdaş bir yöntemle; simültane çeviri sistemi kurup, sayıları zaten az olan yabancılara birer kulaklık vererek, hem konuşmacının hem de dinleyicinin konsantrasyonunu dağıtmadan çözebiliriz...

Öte yandan, standlar üzerine; sunulan tadları tanıtıcı kısa bilgiler asmak, sadece yabancıların değil, yerili halkın da ilgisini çekecektir... Özellikle servisin başladığı ilk dakikalardaki izdihamı önleyici tedbirlerin alınarak, sunumların görselliğini misafirlere yaşatmak daha doğru olacaktır...

Masalardaki yetersiz ışık, sunulan tadların görüntüsünü perdelemiştir... Halbuki her insan, herhangi bir yemeği tadmadan önce görüntünün kendini cezbetmesini bekler... Görüntü kalitesinin yüksekliği lezzet kalitesini ayni oranda artırır çünkü...

Unutmayalım ki; gözlerimizin yakaladığı çok şey vardır ama, sadece kalbimize hitap edenleri takip eder...

Günün Sözü

İhtisaslaşmak istediğiniz konu ile ilgili birşey yapmaya gayret etmediğiniz süre, kendinizi geliştiremezsiniz.

Ralp Waldo Emerson, 19. Yüzyılın ünlü şair ve makale yazarının anlatmaya çalıştığı aslında, hayatın; tecrübelerin yoğunluğu ile anlam kazandığıdır.

            

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI