Bir İşid Hikâyesi... - ADEM AKÖL

13 Mart 2019 Çarşamba 09:51

1600’lü yıllarda başlayan İngiliz sömürgesinden 1947 yılında bağımsızlığını kazanan Hindistan yarımadası; Hindistan, Pakistan ve Bangladeş olmak üzere 3 ayrı devlet olarak dünya düzeninde yerini alır...

O yıllarda İngiliz Hükümeti’nin sömürge devletlerde kendisine hizmet edenlere tanıdığı vatandaşlık hakkını kullanan bir Bangladeş’li aile, daha iyi bir yaşam umudu ile Londra’ya göç eder...

Londra’nın doğu bölgesinde nisbeten iyi bir yaşamları olan bu ailenin çocukları ve yıllar sonra da torunları olur... Torunlardan birisi 15 yaşında Shamima Begum isminde henüz çocukluğunu doyasıya yaşayamamış kandırılmaya müsait zavallı bir kız...

Irak lideri Saddam Hüseyin üzerindeki Amerikancı baskıların yoğunlaştığı bir dönem olan 1999 yılında İşid diye bir örgüt kurulur... Bir kaç yıl sonra Saddam’ın al aşağı edilmesi ile kendilerini Irak ve Suriye İslam Devleti olarak deklere ederler bütün dünyaya...

Amaçlarına ulaşabilmek için acımasızca hayvan boğazlar gibi katlederler kendilerine karşı duranları ve bu görüntüleri kayda alıp göz dağı vermek için bütün dünyaya servis ederler...

Birleşmiş Milletler ve birçok ülke bu örgütü terörist ilan eder bunun üzerine...

“Siz bizi terörist ilan edersiniz ha?..” diyerek, özellikle terörist ilan edildikleri ülkelerdeki, henüz akılları birşeye ermemiş çocuk yaştakileri kendi saflarına çekmek için planlar hazırlarlar...

Yaptıkları katliamları allayıp pullayıp, kendilerine yapılmış gibi değiştirerek bu ülkelerdeki çocukları kandırıp ve belki de bazı vaadlerde bulunarak kendi saflarına çekmeyi başarırlar...

İşte Shamima Begum bu talihsiz çocuklardan sadece bir tanesi... 2015 yılında henüz 15 yaşında iken seyrettirilen o videoların etkisi altında kalıp 2 arkadaşı ile birlikte Suriye’deki İşid’in merkezi Rakka’ya götürülür...

Kendisinden hiçbir haber alınamaz 4 yıl boyunca... Geçtiğimiz aylarda Suriyede’ki bir mülteci kampında görüntülenir bir İngiliz televizyonu tarafından... Deyim yerindeyse, karnı burnunda, 9 aylık hamile...

Ülkesine dönmek için yalvarıyor... “Yaptığımdan pişman değilim ama doğacak çocuğumun yaşayabilmesi için Londraya dönmek istiyorum” diyor...

Suriye’ye birlikte gittikleri 2 arkadaşından birisi bombardıman sırasında ölmüş, diğerinin ise nerede olduğunu bilmiyor Begum...

İngiltere Hükümeti Begum’un ülkesine geri dönmesine müsaade etmiyor... Hatta vatandaşlıktan çıkarılması için işlem başlatıyor...

Bu durum İngiltere politikacılarını karşı karşıya getirir... Bazıları Begum’un dönüşüne izin verilmesi; ülkenin milli güvenliğine bir tehdit oluşturacağını söylerken, bazıları da olaya toy bir çocuğun aldatıldığı düşüncesi ile yaklaşıyor...

Begum, geçtiğimiz ay Jarrah isminde bir erkek bebek dünyaya getirir... 3 hafta sonra bebeği mülteci kampının ağır şartlarına dayanamaz ve ölür...

Begum’un 2 ay önce 17 aylık ilk çocuğu, 5 ay önce de 8 aylık ikinci çocuğu ölmüş hastalık ve yetersiz beslenme yüzünden... Kocasının nerede olduğunu bilmiyor... Dört yıl içerisinde yaşadığı olumsuzlukların acı bir ifadesini görüyorsunuz gözlerinde...

Kendisi söylemiyor ama Suriye’ye getirildiği günlerde, İşid’li militanlar tarafından kapışılmış Begum büyük bir ihtimalle... Sonra da birisinin karısı olmuş henüz 15 yaşında ve arka arkaya 3 bebek doğurup üçünü de yitirmiş savaşın acımasızlığı içinde...

2017 yılındaki Manchester Arena’ya bombalı saldırı sırasında ölen 23 kişi için “üzülüyorum” diyor Begum, “ancak bu, koalisyon güçlerinin bombardımanı sırasında ölen Suriye’li kadın ve çocukların masum bir karşılığı idi” diye de ekleme yapıyor...

Begum’un bu trajik hikayesi terörist gruplara dahil olan yabancıların legal sorgulanmalarının yolunu açmış oluyor tüm dünyada...

Begum İngiltere vatandaşlığından çıkarılırsa vatansız kalacak, çünkü Bangladeş vatandaşı olabilmesi için gerekli olan şartları da taşımıyor...

Bu zavallıları kandırıp hayatlarını zehir eden uluslararası finans güçlerine kim, ne zaman, nasıl dur diyecek bilemiyorum ama yeterli bilinçlenme ile azaltılabileceğine inanıyorum...

 

Günün Sözü

Ya mutsuz ve perişan olun yahut da kendinizi motive edin... Ne yaşarsanız hepsi kendi seçiminizdir.

Kitapları ‘en çok satanlar listesine’ giren ünlü yazar Wayne Dyer; insanların kendi kaderinin yazarı olduğunu vurgular hep... Başarı veya başarısızlık... “Seçim size ait” diyor Wayne.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI