Bu Nasıl Bir Pişkinlik!.. - ADEM AKÖL

28 Mayıs 2019 Salı 09:43


Bir süre önce Gazette’mizde yayınlanan bir istismar haberi üzerine, biz de bu sütunlardan “1 Mayıs ve Kadınların Dramı” diye kaleme aldığımız yazımızda konu ile ilgili görüşlerimizi aktarmaya çalışmıştık...
Olay, İzmir’deki bir araştırma hastanesinde geçiyordu... Hastanenin yönetici kadrolarından birini işgal etmiş, daha önce görevini kötüye kullanmaktan 4 kez yargılandığı iddia edilen birisi idi olayın elebaşısı... 
İstismara uğrayan hemşirelerin, Başhekim Yardımcısı’nın tanık olduğu şikayetler ve gazetemizin olayın üzerine kararlı gidişi; elebaşını ve yardımcılarını rahatsız eder... Geçtiğimiz günlerde İl Sağlık Müdürü, görevden alındı ancak her nedense o zat-ı muhtereme ve ona yardımcı olmaktan çekinmeyenler halen görevinde...
Şu an hiçbirşey olmamış gibi görevine devam eden bu zat, yaptıklarının yanına kalacağını zannederek büyük bir pişkinlikle açtığı sahte Twitter hesabıyla; hem gazetemize hem de istismara uğrayan hemşirelere yardım eden Başhekim Yardımcısı bayan doktor ve eşine saldırmakta...
FETÖ destekli PKK’nın hazırladığı bir suikast sırasında yediği 18 kurşuna rağmen ülkesini savunurken şehit olmuş bir yiğidin oğlu, Başhekim Yardımcısı’nın eşi... Kendi de FETÖ’nün kurduğu kumpas sonucunda bir süredir haksız yere cezaevinde... Adaletin tecelli etmesini bekliyor sabırla, kendinden emin; en az babası kadar, yaşadığı ülkenin aşığı kahraman...
Ancak savunmasız kadınlarımıza istismara yeltenen kafası bozuklar bunu anlayamaz... Zaten onlardan anlamalarını da beklemiyoruz... Başhekim Yardımcısı’nın eşinin cezaevinde oluşunu dolandırıcılık gibi yalan yanlış sebeplere dayandırmaya çalışıyor açtığı sahte Twitter hesabından yayınladığı mesajlarla... Ve bu mesajların, devletin üst kademelerinden bazı isimleri de etiketleyerek, onlara ulaşmasını hedefliyor aklınca... Endişelenme; onlar Başhekim Yardımcısı’nın eşini çok iyi tanıyorlar, senin de ne olduğunu... Ayrıca sahte hesap açarak IP adresinden kim olduğun ortaya çıkmayacak mı sanıyorsun?
Ve daha önemli konularla ilgilenen, senin çocuklarının hatta torunlarının geleceği için gece gündüz demeden çalışan devletin üst düzey kademesindeki devlet erkanını, açtığın sahte hesapla ne diye rahatsız edersin?????
Kendini niye gizliyorsun ki?.. Gazette’yi hastanenin temizlik işçilerinin telefonlarından ya da başka başka numaralardan arayıp niye taciz ediyorsun ki?.. Pardon, sen zaten taciz iddiasıyla yargılanıyordun.
Sen kendi yaptıklarını ört bas etmek için niye saygınlığı tartışılmaz, prestijli bir gazeteyi ve bu ülkeyi canından çok seven insanları hedef alıyorsun ki?.. Hayırdır, bilmediğimiz bir şey mi var (!?) Ayrıca bugüne kadar gazetemize tekzip yazını da halen bekliyoruz.
Senin hastanede yaptıklarından illallah etmiş personelden yiğit birisi; Gazette’de yayınlanan yazıyı Facebook’ta paylaştığı için Başhekim’liğe çağrılarak savunması istenmiş... Çırpındıkça komik duruma da düşüyorsunuz hep birlikte... Ne zamandan beri sosyal medya paylaşımları izne tabi olmuş ki?.. 

***
Öte yandan, Adana Başsavcılığı’nın Anneler Günü dolayısı ile Karataş Kadın Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda düzenlediği bir etkinliğe; gazetemizin de bizzat katılarak yaptığı haber içerisinde; kendine yer verilmemesini eleştiren bir organizasyon firmasının sahibi bayanın; yayınladığı yorumlarla gazetemizi karalamaya çalışmasına da anlam verebilmiş değiliz.
Etkinlik, sayın Adana Başsavcısı Ömer Faruk Yurdagül’ün kıymetli eşinin himayelerinde düzenlenmiş... Gazetemizin imtiyaz sahibi İnci Gül de, Başsavcı’mızın eşinin daveti üzerine etkinliğe destek vermek için katılmış... Etkinlik, Başsavcılık tarafından haberleştirilerek birçok yayın kuruluşuna dağıtıldığı gibi bize de gönderilmiş, biz de aynısını yayınladık...
Sen bizi, ismin haberde geçmiyor diye eleştiremezsin... 
Hele hele karalayıcı sözler hiç sarf edemezsin... 
Biz, Adana’nın en saygın gazetelerinden bir tanesiyiz... 
Bilmem farkında mısın? 
Bir gazetenin yaşaması için reklam gelirlerine ihtiyacı var... 
Eğer tanıtıma ihtiyacın varsa, bizle irtibata geçer, senin ve firmanın reklamını yaparız. 
Profesyonel düşünmeni tavsiye ediyoruz.
Çok daha etkili olacağından emin olabilirsin.

***
Bu arkadaşlara tavsiyem; 
İnsanların hakkına, hukukuna, şerefine saldırarak değil, yanlış yalan şeylerle iftira atarak değil, kendinizi geliştirin.
Çok çalışın, her ne iş yapıyorsanız hakkını verin.
Bu ülkenin, dedikoduculara, iftiracılara, “çamur at izin kalsın”lara değil, yalancılara değil, üreten, çalışan namuslu insanlara ihtiyacı var. 


Günün Sözü
Ya mutsuz ve perişan olun, yahut da kendinizi motive edin... Ne yaşarsanız hepsi kendi seçiminizdir.
Kitapları ‘en çok satanlar listesine’ giren ünlü yazar Wayne Dyer; kitaplarında sık sık, insanların kendi kaderinin yazarı olduğunu vurgulamıştır... Başarı veya başarısızlık... “Seçim size ait” diyor Wayne. 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI