Büyük Rönesans Barajı, Etiyopya ve Mısır - ADEM AKÖL

7 Temmuz 2020 Salı 10:23

Orta Afrika’nın doğusunda, Kızıl Deniz’e çok yakın, ancak Eritre ile ayrıldıktan sonra tamamen karasal bir ülke durumuna gelen fakir ama 1.2 milyon kilometre karelik büyük bir ülkedir Etiyopya... Bugün 115 milyon insanın yaşamaya çalıştığı Etiyopya halkının yüzde 83’ü henüz elektrikle tanışmış değil.

Daha çok Habeşistan, yani ‘köleler ülkesi’ olarak bilinen Etiyopya; tarihte bilinen en eski medeniyetlerdendir... Avrupa’nın sömürgeleştiremediği tek Afrika ülkesidir... Ancak 1960 ile 1990 yılları arasında, başına sarılan Eritre sorunu yüzünden, 30 yıl boyunca çatışmalı ve gergin bir dönem geçirmiştir.

Dünyanın en uzun nehri olan Nil, orta Afrika ülkelerinden beslenerek kuzeye doğru 6650 kilometre yol kat ettikten sonra, Mısır’daki Nil deltasından Akdeniz’e dökülür... Güzergahı üzerindeki 11 ülkeye hayat verir Nil Nehri... Ama en çok da Mısır nasibini alır bu nimetten.

Nil Nehri’nin yüzde 86’sı Etiyopya topraklarından beslenmiş olmasına rağmen, halkı bu suyun sadece yüzde 3’ünü kullanabilmektedir... İngilizlerin 1929 ve 1959’daki maharetleri sonucunda yapılan anlaşmalar gereği, Nil suyunun yüzde 70’lere varan büyük bir miktarının kullanımı Mısır’a, yüzde 25’lik kısmı ise Mısır’ın güney komşusu Sudan’a brakılmıştır.

Etiyopya, kendi topraklarından beslenen Nil Nehri’nden daha fazla fayda sağlayabilmek için, kuzey komşusu Sudan sınırının 40 kilometre güneyine büyük bir baraj ile HES (Hidro Elektrik Santral) projesi hazırlar... Ve bunun müjdesini Arap Baharı’nın başladığı günlerde verir halkına.

Afrika’nın en büyük, dünyanın 7. büyük HES ve baraj inşaatına başlanır 2011 yılında... Büyük Rönesans Barajı diye isimlendirilen ve 5 milyar dolara mal olacak proje için gerekli olan finansmanın büyük kısmı, halka satılan devlet tahvillerinden; bir kısmı da Çin bankalarından alınan kredilerle karşılanır... Yüksekliği 155 metre olan 1800 metre uzunluğundaki dev barajın yapımı hızla ilerliyor ve 2022 yılında tamamlanması planlanıyor.

74 milyar metre küp su tutacak olan baraj gölünden yılda 5.6 milyar Mega Watt elektrik üretilecek ve neredeyse Etiyopya’nın tamamını karanlıktan kurtaracak... Ayrıca komşularına  yapacağı elektrik ihracatından da yılda 1 milyar dolar kazanacak... Bunun yanında baraj gölünden yapılacak sulama ile bir zamanlar Türkiye’deki GAP projesi gibi büyük bir tarımsal girdi sağlayacak ülkeye.

Ancak Arap Baharı’nın yarattığı sorunlar yüzünden projenin başlamasını engelleyemeyen Mısır, Sisi’nin yönetimi ele geçirmesinden sonra inşaatı durdurmak için büyük bir uğraş içine girer... Uzun süren müzakereler sonucunda 2015 yılında; Mısır, Sudan ve Etiyopya arasında bağlayıcı olmayan bir deklerasyon imzalanır... Buna göre üretilecek elektrikte Mısır ve Sudan’a öncelik verilecek ve barajın dolumu sırasında her iki ülkenin de hakları ön planda tutulacak.

Etiyopya, Büyük Rönesans Barajı’ndan yılda 31 milyar metre küp su salmak istiyor... Halbuki Mısır 40 milyar, Sudan ise 35 milyar talep ediyor... Üstelik, baraj gölünü 3 yılda doldurmayı planlayan Etiyopya’ya Mısır karşı çıkarak bu sürenin en az 7 yıla çıkarılmasını talep ediyor. Mısır, Sudan ve Etiyopya liderlerinin geçtiğimiz yılın sonlarında ABD’de Trump nezaretinde yaptıkları bir müzakere sonucunda baraj gölüne su verilmesi yönünde mutabık kalındı ancak dolum süresi ve salınacak su miktarı konularında henüz anlaşma sağlanamadı.

Mısır su ihtiyacının yüzde 95’ini Nil’den sağlıyor, Büyük Rönesans Barajı’nın devreye girmesi ile ülke büyük su kaybına uğrayacak... Ayrıca su seviyesinin düşmesi sonucunda Mısır barajlarındaki elektrik üretimi yüzde 20’lere varan miktarda azalacak... Barajın devreye girmesi ile, daha ziyade Nil’e bağımlı Mısır ekonomisinin çıkmaza gireceği öngörülüyor... Sudan ise, Mısır’a göre nisbeten daha rahat... Nil taşkınlarını önlemek için inşa ettiği 3 barajı var ve Büyük Rönesans barajının da devreye girmesi, bu taşkınları büyük ölçüde önlemiş olacak.

Mısır ile Etiyopya arasındaki baraj krizi o kadar büyük ki; her iki ülke de, kendi menfaatlerini korumak adına savaş çığırtkanlığı yapmaya başladı bile... Nil Nehri’nde yaz aylarında su seviyesi daha fazla olduğu için, Etiyopya sezonu kaçırmak istemiyor ve bir an önce baraj gölünü doldurarak ekonomisini canlandırmanın çözümünü arıyor... Mısır ise, özellikle ekonomisinin sıkıntılı olduğu bu dönemde felç olmamak için barajın dolumunu geciktirmeye çalışıyor.

Baraj geriliminin tırmanmış olması, Libya’da Sirte ve Cufra’yı kırmızı çizgileri olarak deklere eden Sisi yönetiminin ilgi yoğunluğunu, Libya’dan Etiyopya’ya kaydırmasına neden olacaktır... Dolayısı ile, Libya sorununun çüzümü karşısında duran önemli güçlerden birinin ekarte olması; Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ve Türkiye’nin elini güçlendirmiş olacaktır.

Doğayı böyle tahrip etmeye devam etmemiz halinde önümüzdeki yüzyılda kaçınılmaz olacak olan su savaşlarına bu günden başlamayıp; Mısır ve Etiyopya’nın kendi halkları yararına olacak barışçıl, doğru çözümü bulmaları; öte yandan da, Libya’nın Doğu ve Batı diye 2 parçaya; yahut da Doğu, Batı ve Güney diye 3 parçaya ayrılmadan, üniter bir devlet oluşumu altında çözüme kavuşması en büyük temennimizdir. Bu sadece ilgili ülke halkları için değil, tüm insanlık için şarttır.

Günün Sözü

Ben, iyi koşulların yarattığı birisi değilim. Ben, kararlarımın ürünüyüm.

Ünlü Amerikalı yazar ve iş adamı Stephen Richards Covey; başarının sırrının koşullar değil, verilen doğru kararların olduğuna vurgu yapıyor.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI