Büyükşehir ve Yeni Nesil Belediyecilik - ADEM AKÖL

12 Mart 2020 Perşembe 02:37

İçinde bulunduğumuz sürecin en önemli gündemi, cebimizdeki paranın alım gücünün hızla azalıyor olmasıdır belki ama; ülkemizin uğraşmak zorunda brakıldığı, enerjisinin büyük bir kısmını onları çözebilmek için harcadığı; dış odaklı problemlere bakarak, yine de halimize şükretmek gerektiğini düşünenlerdenim.

Daha önce de vurgulamıştım... Bundan bir yılı aşkın bir süre önce, özellikle muhalefet kanadında ‘31 Mart Yerel Seçimler’ini Türkiye’nin geleceği açısından bir dönüm noktası olarak görenler çoğunlukta idi... ‘31 Mart’ın bir varoluş sınavı olacağını, burada elde edilecek başarı sonrasında Türkiye’nin kaderinin değişebileceği iddia ediliyordu.

Yerel yönetimlere seçilecek olan isimleri, çok çetin bir görev yolculuğunun beklediğini, hele ki hak ettiği yerde olmayan Adana’da, sandıktan çıkacakların; boşa kürek sallayacak 1 saniyelerinin dahi olmayacağını söylemiştik... Her projenin planlı ve bilimsel bir organizasyonla hayata geçirilmesi gerekecekti çünkü...

’31 Mart’ sonrasında, tamı tamamına neredeyse koskoca 1 yıl geçti... ’31 Mart’ı bir dönüm noktası olarak görenler, yerel seçimlerde hatırı sayılır başarı elde ettiler... Ancak, sandıkta gösterdikleri başarıyı, icraatta gösteremediler... Vatandaş, tam 350 gündür büyük bir sabır ve heyecanla; bahsedilen o “dönüm noktasını” görmek için bekliyor.

Bahaneler hep ayni; bir önceki yönetimin savurganlığından şikayet edilir, “para yok” denilir... Hangi dönemde para oldu ki..? Siz hatırlıyor musunuz..? Üstelik vatandaş, oyunu size mazaret dinlemek için vermedi ki..! Ha, birtakım göz boyama ve kandırmaca işleri; “dönüm noktası projeleri” olarak nitelendiriyorsanız, sadece vatandaşla alay etmekle kalmıyor, kendinizi de kandırıyorsunuz.

Teknoloji ve erişim anlamında ulusal sınırların aşıldığı bir çağda yaşıyoruz... Dünya engellenemez bir süratle globalleşiyor... Günümüzde kendi hayatını, gelişmiş ülkelerdeki hayatla kıyaslayıp “bunlar benim de hakkım” diyen bir kuşak var.

İnsanoğlu artık yol, kaldırım, çöp, temizlik gibi klasik belediye hizmetlerine zaten ‘tam ve eksiksiz’ olmalı gözüyle bakmaktadır... Belediye hizmetlerinde çıta yükselmiştir.

Yeni neslin hizmet ve kalite beklentisini dünya ölçeğini dikkate almadan karşılamak mümkün değildir... Yeni nesil belediyecilik, aslında çağı okuyan ve gereklerini yerine getirendir.

Türkiye genelinde yapılan bir araştırma sonucuna göre Adana’da yaşayan insanların yüzde 48’i mutsuzdur... Hakkari, Siirt, Şırnak gibi şehirlerde bile mutsuz insan oranı yüzde 28’lerdedir...

Adana’da yaşayan insanların yarıya yakınının mutsuz olması, ilk bakışta ekonomik gibi  gözükse bile temel nedeninin çevresel olduğuna katıksız inananlardanım...

Henüz temel sorunları çözülememiş bir Adana’da yaşıyoruz... Trafik rezalet; arabayla olsanız da, yaya olsanız da sinirlenmeden, stres yaşamadan bir yere gitmenize olanak yok... Kaldırımlar rezalet; hiçbir standart yok, işçilik kalitesi sıfır... Sağlam insan bile yürümekte zorlanırken, engelliler ne yapıyor; bilemiyorum... Konutlar rezalet; eskiler de, yeni yapılmış olanların büyük bir çoğunluğu da sağlıklı yaşama uygun değil.

‘Yeni Nesil Belediyecilik:’ Bir kentin, master şehir planlarının uzman kişiler tarafından hazırlandığı; buna bağlı olarak altyapı ve ulaşımın çözülmüş olduğu; kentsel dönüşümün süratle gerçekleştirildiği; çevreye saygılı, tarihi ve kültürel dokunun korunduğu ve yatay şehirleşmenin teşvik edildiği bir sistemdir... ‘Yeni Nesil Belediyecilik:’ Tasarruf ve şeffaflığın etken olduğu; şehre sosyal donatıların hakim olduğu; değer üreten ve halkının yönetimde söz sahibi olduğu bir sistemdir.

Bu anlayış ve hizmet sonucunda meydana gelecek olan kentlerde yaşayan insanların hem bedenen hem de ruhen çok daha sağlıklı olacağı kesindir... Bu şehirlerde yaşayan insanların daha üretken olacağı kesindir... Böyle şehirlere sahip bir ülkenin daha güçlü bir ekonomiye ulaşacağı kesindir...

“Yolunuzdaki çukurları haber verin, asfaltlayalım” gibi duyurularla, ‘iş yaptım’ olmuyor maalesef... Bu yöntem, hem pratik değil, hem de ekonomik değildir... Sadece bir oyalama, bir aldatmacadır... Hem siz, Adana’da çukuru olmayan herhangi bir yol gösterebilir misiniz bana..?

Günün Sözü

Bir şeyi hakikaten yapmak istiyorsan bir yolunu muhakkak bulursun, istemiyorsan bir mazaret bulursun.

Amerikalı girişimci ve yazar Jim Rohn’un bu sözü çok açık ve net sanırım...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI