Büyükşehir'in İş Bilmezliği ve Aymazlığı - ADEM AKÖL

11 Eylül 2020 Cuma 09:15

Bilmem farkında mısınız ama Türkiye’de yapılan yerel seçimlerin üzerinden tam bir-buçuk yıl geçti... Bu, seçilmiş bir yerel yönetim ekibinden beklenen hizmet süresinin neredeyse yüzde 40’ı demektir.

Kabul etmek gerekir ki; Türkiye’nin 6. büyük ilini ve 2,5 milyona dayanmış koskoca kentini yönetmek kolay bir iş değildir... Hele hele de yıllardır uygulanmakta olan yanlış politikalarla; sanki kasıtlı olarak, hak ettiği yere getirilmemiş bir kentin üzerindeki ölü toprağı atmak, hiç kolay değildir.

Ancak, bu işin kolay olmadığının ama yapılabilir olduğunun bilincine varmış deneyimli isimlerin en başta gelenlerinden birisinin bu denli işbilmezlik sergilemesi kabul edilebilir bir durum değildir.

Türkiye’nin en büyük ilçesinin belediye başkanlığını 4 yıl boyunca yürütürken; Büyükşehir Belediyesi’nin meclis toplantılarına katılarak, kentin ve ilçelerin sorunları ile yakından tanışma fırsatı bulmuş ve muhakkak ‘bu böyle olmalıydı’ diye çözümler üretmiş bir isimden bahsediyoruz.

Özellikle merkez ilçe belediyelerini yönetmiş birçok ismin hedefinde Büyükşehir Başkanlığı varken; üstelik bunu tavırları, söylemleri ve çalışmaları ile sık sık ifşa etmiş olan bir isim; niye seçim öncesinden, bir faaliyet programı hazırlamaz; hayata geçirilmesi şart olan projeler üretmez...?

Seçim öncesi propaganda döneminde söylenenler, verilen vaadler sadece ve sadece vatandaşın oyunu alabilmek için miydi yoksa...? Böyle büyük bir göreve talip olan bir insanın alt yapısının, buna yeterli olmadığını düşünmek bile yanlış...

O halde niye başkanlık koltuğuna oturduktan sonra, ısınma ve organizasyon süresi için 1 ay yeterli olması gerekirken aradan 18 ay geçmesine rağmen henüz icraata başlanmadı...?

Henüz icraata başlanmadığını iddia ederken ardından ‘bu süre içerisinde yapılanın ne olduğunu’ da sorgulamak gerekmiyor mu.? Koskoca bir ‘hiç’ değil mi bunun cevabı...?

Bana çöp toplanmasından, çemberlere çiçek ekilmesinden; mevcut sistemleri çalıştırmaya devam ederek verilmesi gereken rutin hizmetlerden bahsetmeyin.

Bu kentin kadersizliğini bozacak, geri kalmışlığın müsebbibi olan şeytanın bacağını kıracak; onu, en azından kendinden çok daha az potansiyele sahip diğer birçok kentin ulaştığı seviyeye getirebilecek ne yapıldı...? Koskoca bir ‘hiç’ değil mi bunun cevabı...?

Bu ülkenin parasını çar çur etmek pahasına; önceki dönemde başlanmış projeleri bile, sanki kasıtlı yapılıyormuş gibi yarım bırakmak doğru mudur...?

Bütçede para yok iddiası ile yarım bıraktığınız projelerden birinin yapımının, Devlet tarafından üstlenilmesi sizi hiç rahatsız etmedi mi...? Gururunuz kırılmadı mı...? “Biz bu işi beceremedik” demediniz mi kendi kendinize...?

Yok... “Çok şükür...! İnşallah Devlet yarım kalmış diğer projeleri de üstlenir, biz de gelirlerimizi başka yerlere harcarız” mı diyorsunuz yoksa?

Anlamsız ve gereksiz bir sürü billboard reklamlarına mesela... Yandaş şirketlere milyonlarca liralık ihaleler kazandırarak mesela... Partilerinin televizyon kanallarına miktarı meçhul, aylık ödemeler yaparak mesela...

Ama ‘yerel medya olmadan, yerel yönetimlerin ayakta duramayacağı’ gerçeğinden bihaber; bazı yerel gazetelerin 2 yıllık alacaklarını ödemeyerek onları yok edebileceklerinin hayalini kuruyorlar.

İki gün önce, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan partinin 97. yıldönümü kutlamaları sırasındaki konuşmasında Genel Başkan aynen şunu diyordu... “Partimizin belediye başkanları, gün 24 saat büyük bir özveri ile çalışıyorlar ve harikalar yaratıyorlar.”

Hakikaten harikalar yaratan birkaç belediyeyi hariç tutarak sormak istiyorum... Siz nerede yaşıyorsunuz Sayın Başkan...? Sadece belediye başkanlarından aldığınız raporlarla mı değerlendirme yapıyorsunuz, yoksa o kentin gelişimini bilimsel olarak ölçümlendirerek mi bunları söylüyorsunuz?


Günün Sözü

Bir şeyi hakikaten yapmak istiyorsan bir yolunu muhakkak bulursun, istemiyorsan bir mazaret bulursun.

Amerikalı girişimci ve yazar Jim Rohn’un bu sözü çok açık ve net sanırım...


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI