Çocuklarımız - ADEM AKÖL

14 Ağustos 2020 Cuma 08:39

Çocuklarımız, bizim herşeyimiz; canımız, ciğerimiz, geleceğimiz... İnsanın çocukları için yapamayacağı, yapmayacağı fedakarlık yoktur... Yemez, yedirir... Giymez, giydirir... Uyumaz, uyutur... Çocukları için herşeyin en güzelini layık görür... Dünya bir yana, çocuklarımız bir yanadır çünkü.

Adana, kainatın oldukça az sayıdaki kente bahşettiği büyük bir doğal zenginliğe sahiptir... Devasa bir baraj gölü, yıl 12 ay salına salına akan Seyhan Nehri ve kentin her tarafına kan damarları gibi yayılmış nehir görünümlü sulama kanalları.

Dünyadaki birçok gelişmiş kent; suyun büyük bir zenginlik olduğunun bilincine varıp, doğanın onlara sunduğu bu nimeti bazı dokunuşlarla hem daha estetik bir hale getirmişler ve hem de bunu turizme kazandırmışlar.

Hatta birçok kent, bu kanalları ulaşım için bile kullanmış... Venedik gibi bazı şehirler ise, sırf kanalları yüzünden dünya çapında ünlenmiş; milyonlarca insanın gitmek için can attığı turistik bir kent haline gelmiş.

Bizdeki kanallar ise çocuklarımızı yutması ile ünlenmiş... Gün geçmiyor ki bir çocuğumuzun kanalda boğulduğu haberini almayalım... Gün geçmiyor ki bu kanallar bir evladımıza mezar olmasın.

Gelişmiş ülkelerin kanallarında bizde olduğu kadar facialar yaşanmıyor... Adamlar önlemlerini almışlar çünkü, kontrol altında tutuyorlar her tarafı... Vatandaş ise birçok konuda olduğu gibi, bu konuda da oldukça bilinçlenmiş... Hem kanala girmenin ardından büyük bir ceza geleceğini biliyor, hem de kanala girmenin ne denli tehlikeli olduğunu... Üstelik, kanala girmeye ihtiyacı yok ki çocuğun; okulunda havuz, mahallesinde havuz, yüzme ihtiyacını daha konforlu yerlerde rahatlıkla giderebiliyor.

Bizde öylemi ya..? Gözler önünde, ana caddelerin paralelindeki kanallara dalıp çıkan çocuklarımızı hepimiz izleyip geçiyoruz duyarsızca... Bir süre sonra onlardan birisinin boğulmayacağını kim garanti edebilir ki?

Halbuki kanallar boyunca bir polis devriyesi görevlendirmemiz çok mu maliyetli..? Bir candan daha mı pahalı yoksa..? Üstelik, kanala giren çocukları karakola götürüp hem onlara, hem de ailelerine gerekli uyarıları yaparsak bir süre sonra bu konuda gerekli bilinç oluşacak, çekinceler başlayacaktır.

Acil olarak alınabilecek bir başka önlemden de bahsedebilirim isterseniz; Çocuklar niye boğuluyorlar sizce? Genellikle akıntıya kapıldıkları için tabii ki... Akıntıya kapılınca panikliyorlar, biraz su yuttuktan sonra da kontrollerini kaybedip suyun içerisinde çaresiz çırpınıyorlar... Çırpındıkça, daha fazla su yutup dibe çöküp sürükleniyorlar... Kocaman kanalda tutunabilecekleri hiçbirşey yok çünkü.

Halbuki, mesela her 100 metrede, kanal içine karşıdan karşıya bir ip gerilse boğulmaları biraz azaltamazmıyız..? Akıntıya kapılan çocuk bu ipe tutunarak kurtulma şansını yakalayabilir belki de.

Hiçbirşey yapamazsak; çocukların yoğun olarak suya girdikleri bölgelerdeki kanalın bir parçasını havuza dönüştüremez miyiz..? Uygunluğunu tesbit edeceğimiz bölgelerdeki kanalın 50 metrelik kısmının iki ucuna çelik fileler gerip; suya girişleri kolaylaştırıcı platformlar da oluşturduk mu, al sana havuz... Hatta istersek; 50 metrelik bu bölümlerdeki trapez kesitte, bazı değişiklikler yaparak kanalı yüzmeye çok daha uygun hale getirebiliriz... Bu yöntemle, Adana’nın birçok noktasında; kontrol altında tutabileceğimiz düşük maliyetli; çocuklarımızın gönül rahatlığıyla yüzebilecekleri havuzlar oluşturmak hiç de zor değildir.

Ancak her zaman için en büyük görev ebeveyinlere düşüyor yine de... Gözümüzden sakındığımız çocuklarımızı, başı-boş brakmamak; gerekli eğitimi sağlayarak, onları doğru yollara yönlendirmek;  bizim sadece görevimiz değil, güçlü bir Türkiye inşa edebilmenin de temel şartıdır.

Günün Sözü

Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir.

Mustafa Kemal ATATÜRK


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI