Değişen Dengelerin Merkezindeki Kıbrıs - ADEM AKÖL

16 Mart 2021 Salı 08:59

Detaylı bir çalışma sonucunda üretilen Covid-19 masalı, dünyamızı kırıp geçirirken daha fazla gelişip palazlanan ‘küresel sermaye’; Amerika’nın yeni yönetimi tarafından, ekonomiyi kotarabilme adına basılması planlanan trilyonlarca doları da son vurgun olarak ceplerine indirebilmenin heyecanını yaşıyor.

Ancak, pandemi sürecinde dünyanın en gelişmişleri olarak kabul ettiğimiz ülkelere dahi tonlarca kredi vererek onları borç batağına sürüklemiş olmaları; bir nevi kendi şakaklarına tabanca namlusu dayamaları anlamına geliyor.

ABD’nin başkanlık seçimleri sürecinde, küresel sermayenin piyonları ile ulusalcı kanat arasında geçen çetin mücadele sonucunda, zafer kazandığını zanneden küreselciler; yakın bir zamanda yanıldıklarını, çok yüksek bedeller ödeyerek anlayacaklardır.

ABD’de polisin siyahilere karşı tutumunu protesto ile başlayan olayların, kongre baskını ile zirve yapması; sonra da Teksas gibi dünyanın petrol üssü olarak bilinen, neredeyse Türkiye büyüklüğündeki bir eyaletin içine sokulduğu feci durum, gittikçe yanaşmakta olan tehlikenin acı habercisidir.

Ardından protestoların İngiltere, Fransa, Danimarka, Avusturya gibi başka ülkelere de sıçramış olması küresel sermayenin sonunu getirecek olayların gün geçtikçe yoğunlaştığını göstermektedir.

Türkiye Cumhuriyeti, pandemi sürecini en az yara ile atlatmak üzere olan ülkelerin başında gelmektedir… Bunun nedeni; devletimizin bölgesel konjonktürü çok iyi analiz ederek aldığı dirayetli kararlar ve vatandaşlarımızın içinde bulunduğumuz kritik durumun bilinci ile hareket ederek kötü günlerin geçmesini sabırla beklemeleridir.

İkinci Dünya Savaşının hemen ardından Fransa’ya Afrika’yı, Rusya’ya Orta Asya’yı, Amerika’ya da Orta Doğu’yu teslim eden küreselciler; ABD başkanlık seçimlerinde en güçlü dayanaklarının yarısının çöküşü ile şok yaşamaktadırlar.

Yaşanan şokun en büyüğü ise Türkiye’nin son dönemde gösterdiği performans sayesinde ulaştığı gücün, ifşa etmeseler de birçok ülke tarafından kabul edilmiş olmasıdır… Son 10 yılda dünyada gerçekleştirilen en büyük 10 projenin 6’sının Türkiye’de hayata geçirilmiş olması yabana atılacak bir güç değildir.

ABD’nin PKK terör örgütünü açık açık destekliyor olmasına rağmen, Türkiye’nin Suriye ve Irak’ın kuzeyini kontrolü altında tutabiliyor olması ve Libya ile Karabağ’da Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yazdığı destanlar, ülkemizin güvenirliliğini artırmıştır.


Yıllardır Orta Afrika ülkelerini iliklerine kadar sömüren, bağımsızlıklarına kavuşmuş olmalarına rağmen onları hala daha sömürmeye devam eden Fransa’nın bölgedeki gücünü gittikçe kaybetmesi, onlara yardım elini uzatan Türkiye’ye ‘gerçek dost’ gözü ile bakmalarını sağlamıştır.

Yunanistan’ı kullanarak Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yataklarına çökmeyi hedefleyen global güçlerin planlarını, Libya ile MEB antlaşması yaparak bozguna uğratan Türkiye; son günlerdeki gelişmeler sonucunda Mısır ile de uluslararası su sınırlarını belirleme sürecini başlatmıştır… Öte yandan “Türkiye’yi çatışmanın kaynağı yerine, bölgesel bir partner olarak görmek isteriz” diyen İsrail Enerji Bakanı da ülkelerinin MEB antlaşması için hazır olduklarının sinyalini vermiştir.

Doğu Akdeniz’de dengelerin Türkiye lehine hızla değişiyor olması, dikkatlerin bölgenin merkezinde bulunan Kıbrıs’a yoğunlaşmasına neden olmuştur… Önceleri, Türk tezi olan ‘2 bölgeli, 2 toplumlu siyasi eşitliğe dayalı federal bir çözümü’ dahi kabul etmeyen Rum liderliğinin, 27-29 Nisan’da yapılacak 5+BM zirvesinde ‘egemen eşitliğe dayalı 2 devletli çözüm’ önereceğinin anlaşılması üzerine, Türk tezi olan federal çözümü dillendirmeye başlamaları KKTC’nin önünü açacaktır.

Türkiye, Doğu Akdeniz’deki MEB antlaşmalarını ilgili devletlerle uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde yaptıktan sonra elde edeceği büyük güç sayesinde, birçok ülke KKTC’yi tanımak için kuyruğa girecektir… Bu durum, önümüzdeki süreçte KKTC’nin sanayi, ticaret ve turizm alanında Doğu Akdeniz’in incisi olma yolunu açacaktır.

Günün Sözü

Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI