Değişen Ne Olacak..? - ADEM AKÖL

16 Nisan 2020 Perşembe 00:28

Sizce Korona sonrası dünyada bizleri ne gibi değişiklikler bekliyor, hiç düşündünüz mü..? Gerçi ‘Korona sonrası’ diye bir zaman, hiç olmayacak... ‘Korona ile birlikte yaşamasını öğrenme devri’ başlayacak...

‘Korona ile birlikte yaşamasını öğrenme devri’ ifadesinin biraz kötümser bir tanımlama olduğunu düşünebilirsiniz... Ama, olacak olan bu... Covid-19, hiçbir zaman hayatımızdan çıkmayacak; biz sadece ona uyum sağlamayı öğreneceğiz.

Tarihsel verilere göre, ilk kez Millattan Sonra ikinci yüzyılda ortaya çıkan veba salgını; dünyayı perişan ettikten sonra 14. yüzyılda ve daha sonra da 19. yüzyılda tekrar ortaya çıkarak milyonlarca insanın ölümüne yol açmıştı... 16. yüzyılda kendini gösteren Salmonella, bugün tamamen yok oldu mu..? Birinci Dünya Harbi ile birlikte görülen Tifüs ve hemen sonrasında H1N1 virüsü, o dönemde insanlığa verdiği tahribattan sonra dünyamızdan tamamen yok olduklarını söyliyebilir miyiz..? Peki 1950’li yıllarda görülen Asya Gribi, 1960’lı yıllarda tanıştığımız HIV (AIDS) virüsü, 2002’deki SARS, 2009’daki Domuz Gribi’nden bugün kendimizi kurtarabilmiş miyiz..? Ya, ortaya çıktığı ilk tarihten bu yana 7 kez dünyayı kasıp kavuran kolera salgınından tamamen kurtulabilmiş mi dünyamız?

Hepsinin cevabı ‘hayır’... Peki ne olmuş..? Ya önleyici aşı bulmuş insanoğlu, ya da tedavi yöntemleri geliştirmişler... Ama herşeyden önemlisi, bütün bunlarla yaşamaya alışmışız... Kendimizi nasıl koruyacağımızı öğrenmişiz.

Bu sefer de aynisi olacak... Bir-iki yıl içerisinde muhakkak aşısı ve tedavisi bulunacak Covid-19’un... Ve biz, onunla birlikte yaşamayı öğreneceğiz; kendimizi ondan nasıl koruyacağımızı öğreneceğiz.

Birtakım alışkanlıklarımız değişecek belki... Kültürümüz gereği, bazı yaptıklarımızdan vaz geçeceğiz... Sosyal hayatımıza yeni bir düzen getireceğiz... Dini inançlarımızın gerekliliklerine farklı bir şekil vermek zorunda kalacağız belki de.

Değişmeyecek olan tek şey, kendimizin ve çocuklarımızın boğazına koyabileceğimiz iki lokmanın peşinde koşmak zorunda olacağımız gerçeğidir... Ancak, daha çok zorlanacağız lokmaları kazanabilmek için... İki lokma yerine bir lokma ile yetinmek zorunda kalacağız belki de.

Fabrikamızı kapatmak zorunda kalabilir, işyerimize kilit vurabilir, tarlamıza tohum atamayabilir, işimizi kaybedebiliriz... Ancak hiçbir zaman yılgınlığa yenik düşmemeliyiz... Canla başla, öncekinden daha büyük bir azimle çalışarak hayatımıza devam etmeliyiz.

İnsanoğlu acılarla bilenir çünkü... Zor şartlar ve acılar; insan beyninin daha verimli çalışarak daha çok fikir üretmesinin yolunu açmıştır hep... Önemli olan, böyle dönemlerde beynimizi; hem kendimize hem de çocuklarımıza güzel şeyler kazandırmak için kullanmayı başarabilmektir.

Emin olun, Covid-19 ile yaşamayı öğrendikten sonra her şey çok daha güzel olacak... Dünyayı hakimiyeti altına alan basit bir virüsçük, insanoğluna çok şey öğretiyor aslında... Ve bunlar, genellikle güzel şeyler.

Ben, Türkiye’nin bu işten en şanslı çıkacak ülkelerden birisi olduğuna inanıyorum... Türkiye, mevcut potansiyelin çok az miktarını kullanabildiğimiz, güçlü bir ülke... Koronavirüs bu potansiyeli üretime kazandırabilmeye zorlayacak bizi... Gördük ki bu dönemde “her koyun kendi bacağından asıldı...” Dünyada hiç kimsenin, bir başkasına yardım edecek durumu yok çünkü...

O halde, tek bir çıkış yolu kalıyor... Kendimizin ve çocuklarımızın karnını doyurabilmek için tek şansımız, elimizdeki potansiyeli iyi değerlendirip üretim yapmaktır... Başka çıkar yol yok... Bunu başarabildiğimiz oranda, ülkemizin dünyadaki konumu da bugünkünden çok daha güçlü olacaktır.

Günün Sözü

Korku; yaşamımızın sıkıcı olmasını tetikleyen, manipülatif bir histir.

Kitapları yok satan ünlü yazar Donald Miller’in vermek istediği mesaj, aslında çok açık... Korkmak yerine, temkinli olmak için gerekli işlemleri yerine getirmek daha doğru olacaktır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI