Dijitalleşmek sorunu çözebilir mi? ... - ADEM AKÖL

20 Haziran 2019 Perşembe 09:10

Yerel gazetelerin bulunduğu bölge için ne denli önemli olduğunu anlatabilmek o kadar da kolay değildir... Hatta anlamak istemeyenler için “deveye hendek atlatmak” çok daha kolaydır... Hâlbuki yazılıp çizilenleri; Tanrı’nın kendisine bahşettiği beynini kullanarak önyargısız değerlendirmeye alsa gerçek anlamda ne demeye çalışıldığını kavrayabilecektir...
Yerel gazeteler için söylenecek çok laf, yazılacak çok söz vardır... 29 Mayıs’ta kaleme aldığımız “Yerel Yönetimler ve Yerel Gazeteler”, 17 Haziran’da kaleme aldığımız “Yargı Reformu mu, İnfaz Yasası mı” ve 19 Haziran’da kaleme aldığımız “Anlamak İstemeyenlere” isimli yazılarımız; o yazılması gereken çok sözlerden sadece bir kısmını içermektedir...
Bugünkü yazımızda da yine yerel gazetelerin önemine vurgu yaparak ‘Yargı Reformu’ ile hedeflenenin ne olduğunu irdeleyip anlamaya çalışacağız.
Türkiye genelinde Basın İlan Kurumu’na (BİK) tabi bin yüz civarında gazete vardır... Bu gazetelerin en büyük gelir kaynağı BİK aracılığı ile toplanan resmi ilanlardır... Gazetelerin yayınladığı resmi ilanlardan BİK de yüzde 15 kar payı almaktadır.
Aslında Basın İlan Kurumu bu parayı alırken birtakım kriterler çerçevesinde gazetelerin kalitesini de denetlemektedir. Fiili gazete satışından tutun da içeriğine, muhasebesine, personeline kadar her şey BİK’in kontrolü altındadır... Ülkemizdeki gazeteciliğin giderek kalite artırması, bir bakıma BİK’in yaşamasına bağlıdır... BİK’in yaşayabilmesi de gazetelerin varlığına...
Ne yazık ki ‘Yargı Reformu’ paketi kapsamında talep edilen; ‘haciz ilanlarının gazetelerde yayınlanma zorunluluğunun kalkması’ halinde; birçok gazetenin kapanacağı, dolayısı ile BİK’in de işlevselliğini yitireceği bir gerçektir...
Gerçek amacın ne olduğunu anlamak çok zordur... Vatandaşın icra maliyetlerini azaltmak adına, onları icra satışlarında mafyalaşmış örgütlerin eline düşürmek mi; sadece BİK’e bağlı bin yüz aded gazetenin günlük harcadığı ithal 400 ton kâğıdın tasarruf edilmesi mi; özellikle yerel gazetelerin sayısını azaltmak mı; gazetelerin istihdam sağladığı binlerce çalışanı sokağa atmak mı; yoksa gazeteleri dijitalleşmeye iteklemek mi?
Amaç gazetelerin dijitalleşmesini zorlamaksa, bunun yöntemi bu olmamalı... İnternet teknolojisinin bugün ulaştığı seviye ve değişen yaşam koşulları zaten bunu zorunlu kılıyor... Ancak bu geçişi bir anda yapmak çok zarar verici sonuçlar doğuracaktır...
Dijital gazetecilik ilk kez 1993 yılında ABD’de ‘Wired Magazine’ ile başlayarak, kısa bir sürede bütün dünyaya yayıldı... Türkiye’de ise ilk kez 1995 yılında ‘Aktüel Dergisi’ internet ortamında yayınlandı... 1996 yılında Milliyet, 1997 yılında da Hürriyet ile Sabah gazeteleri internette yayın yapmaya başladılar... Gazette gazetesi de yayın hayatına 10 Ocak 2014 tarihinde hem basılı hem de dijital olarak başlayarak belki de ‘hibrid’ gazetecilikte bir ilki başarmıştır...
Amerika Birleşik Devletleri’nde “The Wall Street Journal”, “The New York Times”, İngiltere’de “The Financial Times”, “Daily Mail” ve Almanya’da “Bild” gazeteleri de ‘hibrid’ tanımının en iyi örnekleridir... Ancak bunlar, dijital gazeteciliği abonelerinden aldıkları ücretler, basılı gazete satışlarından ve reklamlardan elde edilen gelirle finanse etmektedirler...
Türkiye’de abonelik sistemi yoktur... Dijital ortamdaki tüm gazeteler bedavadır... Ulusal gazetelerin internet yayınları, tıklanma oranına göre reklam alarak hayatlarını idame ettirebilmektedirler... Ancak yerel gazetelerin dijitalleştikten sonra BİK’ten resmi ilan alamamaları halinde hayatlarını sürdürebilmeleri imkânsızdır...
Geleneksel gazetecilikte haberciliğin hakkıyla yapılabilmesi için editöryal yetkinliği olan yazı işleri müdürü, muhabir, editör, haber müdürü, sayfa sekreteri gibi çeşitli iş kollarının gazete bünyesinde bulundurulması gerekmektedir... BİK’in denetimi altında, ehil personelin ürettiği haberciliğin daha kaliteli olduğu bilinen bir gerçektir... Basılı yerel gazetelerin yok olması ile; halen var olan ne idüğü belirsiz internet sitelerine, yenileri denetimsiz bir şekilde eklenecek ve bu, gerçek yerel gazeteciliğin sonu olacaktır...
Yerel gazetelerin, BİK denetimi altında bir süre daha; kademeli olarak tiraj azaltarak ve resmi ilanların internette de yayınlanmasını sağlayarak; ‘hibrid’ gazeteciliğe devam etmek gerekmektedir.

Günün Sözü
Bir şeyi hakikaten yapmak istiyorsan bir yolunu muhakkak bulursun, istemiyorsan bir mazaret bulursun.
Amerikalı girişimci ve yazar Jim Rohn’un bu sözü çok açık ve net sanırım...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI