Dünyadaki Kanallar ve Kanal İstanbul - ADEM AKÖL

25 Aralık 2019 Çarşamba 10:52

Dünyada ismi duyulmuş en önemli kanal Süveyş Kanalı’dır belki de... Bu günkü Mısır’ın Nil deltasındaki kanal fikri M.Ö. 20. Yüzyıllara kadar uzanır... O tarihlerde basit bir kanalla başlayan çalışmalar, çeşitli dönemlerde devam ederek bugünkü şeklini 1869 yılındaki çalışmaların sonuçlanması ile almıştır.

75 ile 125 metre arasında değişen bir genişlikle, Akdeniz’den Kızıldeniz’e kadar 163 kilometre boyunca uzanan insan yapımı dev bir projedir Süveyş Kanalı... Uğrunda savaşlar yapılmış, güney Asya ülkelerini Avrupa’ya bağlayan önemli bir su yoludur... Günlük 6 milyon varil petrol taşınır bu kanaldan Avrupa’nın çeşitli ülkelerine.

Süveyş Kanalı’ndan elde ettiği kazancı artırmanın yollarını arayan Mısır; kanalı genişleterek kapasiteyi hatırı sayılır bir oranda yükseltirken, 2015 yılında da ikinci bir kanalı daha hizmete açar... Öte yandan Süveyş Kanalı’nın tekelini kırmak için, Kızıldeniz’in ucundaki Eylat Limanı ile Akdeniz’deki Aşdod Limanı arasında 300 kilometrelik bir kanalın inşaatına başlar İsrail 2014 yılında.

İnsanoğlunun hayata geçirdiği diğer önemli bir su yolu olan Panama Kanalı; Kuzey Amerika Kıtası ile Güney Amerika Kıtası’nı ayırırken, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus’unu da birbirine bağlar... 13 yılda tamamlanarak 1914’te devreye alınan kanalın uzunluğu 80 kilometre, genişliği ise 50 metredir... Yapımı sırasında ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklar yüzünden 28 bin işçinin ölümüne mal olan Panama kanalından, yılda 15 bin civarında gemi geçer.

Mevcut Panama Kanalı’nın kapasitesi yeterli olmamaya başlayınca, ABD’nin de desteği ile yeni bir kanalın yapımına daha start verilir... Öte yandan, ABD hakimiyetindeki Panama’ya rakip bir deniz yolu oluşturmak için; Çin Halk Cumhuriyeti, Nikaragua Hükümeti ile masaya oturur.

Baltık Denizi ile Kuzey Denizi’ni birbirine bağlayan diğer önemli bir yapı ise Kiel Kanalı’dır... Yapımı 8 yıl süren, 98 kilometre uzunluğunda ve 103 metre genişliğindeki kanal, 1895 yılında faaliyete açıldı... Almanya tarafından tamamen askeri nedenlerle inşa edilmiş olan Kiel Kanalı bugün savaş ve ticaret gemilerine çok daha kısa bir rota sağlarken; şahane manzarası ile, seyir amaçlı cruise gemilerinin de ilgi odağı olmuştur.

Kuzeydeki ve doğudaki komşularımız da büyük su yolları inşa etme faaliyeti içerisine girer son yıllarda... İran, Hazar Denizi’ni Basra Körfezi’ne bağlayacak 7200 kilometrelik bir kanal inşaatına başlar 2016 yılında... Rusya ise, Kuma ve Manych bölgelerini birbirine bağlayacak bir su yolu oluşturmakala meşgul.

Çalışmalarına 20 yıl önce başlanan Kanal İstanbul Projesi; günümüzde sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli çalışmalarından biri olmaya aday... istanbul Boğazı’nın batısından Karadeniz’i Marmara Denizi’ne ikinci bir su yolu ile bağlayacak olan Kanal İstanbul’un uzunluğu 46 kilometre, ortalama genişliği ise 400 metre olacak.

Tamamlandığında doğrudan veya dolaylı olarak 250 bin kişiye istihdam sağlayacak projenin ihalesine yeni yılın başlarında çıkılması ve yapımının 5 yıl sürmesi planlanıyor... Kanalın geçeceği güzergahta son teknolojik ürünleri içeren 7 milyonluk akıllı bir şehrin de inşa edilecek olması, projeye olan ilgiyi artırıyor.

Yeni bir İstanbul ve yeni bir Türkiye yaratacak olan bu projenin dünyayı korkuttuğu aşikardır... Peki dünya bundan niye korkuyor..?

Yapım kararına etkisi varmıdır bilemiyoruz ancak 20 Temmuz 1936 yılında Türkiye ile Bulgaristan, Fransa, İngiltere, İrlanda, Hindistan, Büyük Britanya Ülkeleri, Yunanistan, Japonya, Romanya, Yugoslavya ve SSCB arasında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin 2. Maddesi aynen şöyle der:

“Barış zamanında, ticaret gemileri, gündüz ve gece, bayrak ve yük ne olursa olsun hiçbir işlem yapmaksızın, Boğazlardan geçiş ve gidiş-geliş özgürlüğünden tam olarak yararlanacaklardır ve bu gemilerden hiçbir vergi ya da harç alınmayacaktır.”

Yani, hiç kimseden izin almadan; hiç kimseye bir kuruş ödemeden; elini-kolunu sallaya sallaya, boğazlardan geçebilirsin... Ve bu madde sonsuza dek geçerlidir...

Şimdi gel de Kanal İstanbul’a destek verme... Gerekçe olarak da bölgenin birkaç kuş türünün göç yolları üzerinde olduğunu göster... Bunun çözümü o kadar basit ki günümüzde... Hazırlanan Çevre Etkileşim ve Değerlendirme (ÇED) raporunu alıp okuyun bir zahmet...

Göç yolları Süveyş Kanalı üzerinden de geçiyor, Panama üzerinden de... Hazar Denizi’ni Basra Körfezi’ne bağlayacak 7200 kilometrelik güzergah üzerinde neler var neler... Kuma ve Manych bölgelerini birbirine bağlayacak olan su yolunun bulunduğu bölge ise tam bir doğa harikası.

Hem ben, iyi bir çalışma ile; Kanal İstanbul güzergahındaki ekolojik sistemin korunarak bugünden çok daha güzel bir çevreye dönüşebileceğine inanıyorum.

Günün Sözü

Sadece uzun yol gitmeyi göze alanlar, nekadar uzağa gidebileceklerini keşfedebilirler.

Ünlü oyun yazarı ve şair, T.S.Eliot’un risk alabilme ile ilgili söylediği yukarıdaki sözün önemini vurgulamak isterim. Yaptığımız hiçbirşey risksiz değildir. Kapasitemizi risk alarak ölçebiliriz ancak. Herşeyi bilinçli ve bir plan dahilinde yapar ve bir de risk almaktan korkmuyorsak başarı kaçınılmazdır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI