Ermenistan Sona mı Yaklaşıyor..? - ADEM AKÖL

5 Ekim 2020 Pazartesi 00:22

Çırpınırdın Karadeniz

Bakıp Türk’ün bayrağına

“Ah” deyerdin, hiç ölmezdim,

Düşebilsem ayağına.

……………………….

Dost elinden esen yeller,

Bana şiir, selam söyler

Olsun bizim bütün eller,

Kurban Türk’ün bayrağına.

Yukarıdaki dizeler, 15 Kasım 1914’te Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girişini ilan etmesinin ardından, bu gelişmenin heyecanıyla Azerbaycan’ın milli şairi Ahmed Cevad tarafından yazıldı… Yıllar sonra 15 Eylül 1918’de Kafkas İslam Ordusu’na kumanda eden Nuri Paşa’nın Bakü’yü Bolşevik ve Ermeni çetelerin işgalinden kurtarması üzerine, bu fedakarlık ve kahramanlığa ithafen ünlü besteci ve fikir adamı Üzeyir Hacıbeyli tarafından bestelendi… Birçoğumuz bu besteyi gözyaşları içerisinde dinlemişizdir.

1937 yılında Stalin tarafından “Türk casusluğu ve Türklere yardım etme” suçlamasıyla kurşuna dizilir Ahmed Cevad… Ancak Türk yurtları arasında popülaritesini hiç yitirmeyen bu dizeler bugün için söylenmiş sanki… “Olsun bizim bütün eller, kurban Türk’ün bayrağına.”

Geçtiğimiz Cuma günkü yazımızda Ermenistan saldırısının arkasındaki güçlerin kimler olduğunu bulmaya çalışmıştık… Dünyadaki sorunlu bölgelerin hemen hemen tümünde baş aktörlük rollerini üstlenen ABD ve Rusya, burada da kuralı bozmamışlardı.

Çin Halk Cumhuriyeti ile olan hesaplaşması ve ezeli rakibi SSCB’nin varisi Rusya’nın başına ikinci bir Ukrayna sorunu yaratma ihtimali ile birlikte bu işte ABD’nin baş aktör olabileceği üzerinde yoğunlaşmıştık.

Öte yanda Suriye ve Libya gibi arenalarda manevra kabiliyetini sınırlayan Türkiye’nin başına bir problem daha yaratma planı ile Ermenileri Rusya’nın kışkırtmış olabileceği ihtimali üzerinde de durmuştuk.

Rusya’nın bölgedeki tek dostu olan İran’ın, Ermenistan’a silah sevkiyatı yapıyor olması ve Suriye’den Rusya eliyle Ermenistan cephesinde savaşmak üzere gönderilen PKK militanlarının varlığı, Rusya’nın da baş aktör olabileceğini göstermektedir.

Zaten 1992 Hocalı katliamı sonrası, bölgeden zorla kovulan 1 milyon Azeri Türkü’nün haklarını dikkate almadan, sorunu Ermenistan lehine zamana bırakmak için oluşturulan MİNSK grubunun eş başkanları Fransa, ABD ve Rusya değil midir?

Ermenistan’ın arkasında her kim olursa olsun; onu bu maceraya sürükleyen her ne fikir olursa olsun; ona ayakta kalıp direnebilmesi için hala kan şırınga eden hangi güç olursa olsun; bu işin bittiği anlaşılmalıdır artık.

Azerbaycan güçleri, işgal altındaki yerleşim birimlerini bir bir geri alırken, Ermenistan ordusunda da çözülmeler başlamıştır… Daha fazla direnmenin anlamı yoktur… Çok yakın zamanda Dağlık Karabağ gerçek sahiplerine kavuşmuş olacaktır.

Azeri kahramanların hareket kabiliyetini güçlendiren, Türkiye İHA ve SİHA’ları, Suriye ve Libya’dan sonra Azerbaycan’da da destan yazmaya devam etmektedir.

Dağlık Karabağ üzerine kurgulanmış hesap tutmamıştır… Tutmamakla kalmamış, ters etki yaratmıştır… Bu ters etki, Türkiye’nin büyüklüğünün gerçek manada anlaşılmasının yolunu açmıştır… Bu ters etki, Türkiye İHA ve SİHA’larının dünya savunma stratejilerinde yeni bir dönemi başlattığını göstermiştir.

Ve en önemlisi bu ters etki, birlikte hareket eden ‘Türk Güçleri’nin karşısında artık hiçbir engelin duramayacağını göstermiştir… Fakat ne yazık ki dünya bunu yeni fark etmeye başlamıştır.

Bundan sonrası Türkiye için aydınlık olacaktır… Her şey çorap ipliği gibi çözümlenmeye başlamıştır… AB zirvesi Türkiye açısından olumlu geçmiştir… Libya ile yapılan MEB anlaşmasını BM onaylamıştır.

Ve dahası yaşanacaktır önümüzdeki süreçte… Dağlık Karabağ’dan sonra Doğu Akdeniz, Suriye, Irak, Libya sorunları teker teker lehimize çözümlenecektir… Kendimize güvenerek, ithal fikirlere aldırış etmeden ve birliğimizi koruyarak bu sürecin çok daha kısa olacağından emin olabilirsiniz.

Günün Sözü

Karabağ sorunu dünya güçlerinin ilgi ve çıkarlarının merkezinde yer alırken, hakları ihlal edilen Azerbaycan’ın da Türk devletlerinin desteğine ihtiyacı vardır.

İbad Hüseyinli

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI