Fırsatçılara Fırsat Vermeyelim - ADEM AKÖL

20 Mart 2020 Cuma 01:39

Yararlanabileceği en uygun zamanı bekleyen, uygun zaman kollayan, uygun zaman buldu mu her şeyi yapabilen kimseler fırsatçı olarak tanımlanır dilimizde...

Sadece Türkiye’de değil, gelişmiş ülkeler dahil her yerde; bazı olağanüstü şartları kendi lehine çevirmek için kullanan, çok akl-ı evvel vardır dünyamızda... Kendini kurnaz, başkasını aptal zanneden akl-ı evveller... Vatandaşın zaafından yararlanarak, kısa sürede;  ‘köşeyi dönme’ planları yapan akl-ı evveller.

Ar yoktur onlarda, namus yoktur, vijdan hiç yoktur... Yaptığı şeyin neticesinde belki de insanlar hasta olacak, garibanlar ölecek; hiç, ama hiç umurlarında değil... Onlar, günün sonunda ceplerine indireceklerinin hesabını yaparlar sadece.

Senin elinde birikmiş paran var; topla üreticinin elinden, yahut da piyasadan ucuz ucuz malları, depoya koy... Talep, arzı geçtikten sonra da çıkar depodan altın fiyatına sat...

Üreticinin, bir malın üzerine koyduğu emeğinin veya katma değerin karşılığını almaya hakkı vardır muhakkak... Ancak bu işi sırf arz-talep dengesini bozarak fahiş gelir elde etme peşindeysen, üstelik üretimle hiçbir ilişkin de yoksa, işte o zaman ‘dur’ derler sana...

Korona virüsün dünyada yayılmaya başladığı günden itibaren, deyim yerindeyse ‘sota’da bekleyen fırsatçılar harekete geçti hemen... Önce spekülatif haberlerle vatandaşın; maske, kolonya, dezenfektan gibi belirli ürünlere karşı talebini artırdılar... Sonra da o ürünleri; aç piyasaya 10 katı, 100 katı fiyatlarla sürdüler.

Okadar ki, vatandaşın farklı mallara karşı olan taleplerini de artırabilmek için en temel gıda ürünlerine göz diktiler... Marketlerdeki makarna rafları boşaldı aniden... Hatta bazı ‘zeka küpleri’ kapışılan ürünlerin sahtesini üretmeye koyuldular... Bu işi bukadar biliyorsan, kafan bukadar çalışabiliyorsa, bunları üretmek için elinde imkan da varsa; niye bu işi uzun vadeli düşünüp, doğru dürüst birşey üretmiyorsun..? Toplum içerisinde saygın bir nefer olmak yerine, mideni bir anda doldurup karaktersiz biri olarak patlatmak daha çok mu hoşuna gidiyor..?

Tarım ve Orman Bakanlığı, Toprak Mahsülleri Ofisi (TMO) depolarında; besici, yetiştirici,sanayici ve tüketicinin ihtiyacını karşılayacak yeterli miktarda ürün bulunduğunu, vatandaşın panik yapmaması gerektiğini açıkladı... Öte yandan, belirli bir standarda haiz maske satışlarının da reçete ile satılması kararı alındı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı da, Korona virüsü nedeniyle bazı ürünlerin fiyatlarında yapılan suni artış ve stokçuluğa ilişkin olarak vatandaşların VİMER-189 hattını arayabileceklerini söyledi.

Korona virüsünden korunmak için satılan bazı tıbbi ekipmanlarla ilgili olarak haksız fiyat artışı ve stokçuluk yapan firmalar hakkında ise Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu, MASAK inceleme başlattı.

Bu gibi olağanüstü dönemlerde, piyasada türeyen fırsatçılara fırsat vermemek bizim elimizde... Paniğe kapılıp ihtiyacımız olmayan ürünleri, kıtlık olacakmış gibi kapış kapış alarak; hem bütçemizi zorlamış, hem de o ürünlere gerçekten ihtiyacı olan vatandaşlarımızın önünü kapatmış oluruz... Herşeyden öte, fırsatçıların bizi aptal yerine koymalarına; bizi dolandırmalarına; bizi kazıklamalarına; davetiye çıkarmış oluyoruz.

Bu ülke, büyük bir ülke... Bu ülke üretken bir ülke... Hiçbir zaman bizi aç brakmaz... Kurtuluş Savaşı sırasında bile karnımız doymuş, aç kalmamışız; bir virüsçük mü bizi aç koyacak..?

Telaşlanmayın, biz bir şekilde karnımızı doyururuz... Yeter ki doymayanlara fırsat vermeyelim... Onlar doymaz, onların mideleri çok büyük... Hem onların kefenleri çok pahalı...

Günün Sözü

Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlar, herkesin hırsına yetecek kadarını değil...

Mahatma Gandhi

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI