G7 Zirvesi - ADEM AKÖL

28 Ağustos 2019 Çarşamba 01:23

70’li Yılların ünlü Fransa Cumhurbaşkanı Giscard d’Estaing dünyadaki petrol krizini konuşmak üzere 1975 yılında ABD, Japonya, Almanya, İngiltere ve İtalya liderlerini Fransa’ya davet eder... Ayni toplantı, ertesi yıl Kanada’nın da katılımı ile tekrar edilir... Ekonomisi gelişmiş 7 ülkenin bir araya gelmesi ile oluşan toplantılar G7 Zirvesi adı altında her yıl düzenli olarak tekrarlanmaya başlar...

1998 Yılına gelindiğinde Rusya’yı da aralarına alır gelişmiş 7 ülke ve zirvenin adı G8 olur... Ancak Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal etmesi üzerine formdan çıkarılır ve zirvenin adı tekrar G7 olur...

Küresel zenginliğin yüzde 64’ünü oluşturan 7 ülkenin (ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, Japonya, Kanada ve İtalya) liderleri her yıl dönüşümlü olarak bir ülkenin evsahipliği ve başkanlığında toplanıp dünya gündemindeki konuları masaya yatırırlar... Avrupa Birliği temsilcileri de sürekli olarak zirvede yer alır...

Bu yıl 45.si düzenlenen zirve; Fransa’nın ev sahipliğinde 24-26 Ağustos tarihleri arasında Biarritz kasabasında gerçekleştirildi...

Gündemdeki en önemli konu, dünyayı olumsuz yönde etkilemeye başlayan ve küresel ısınmadan kaynaklanan iklim değişikliği ile çevre felaketleri idi... Özellikle Ocak ayından bu yana, dünyanın akciğerleri sayılan Amazon ormanlarında çıkan 80 bin civarındaki yangının  önüne geçebilmek için alınması gereken tedbirler konuşuldu...

Dünyadaki iklim değişikliğini konuşurken; bunun en büyük etkeninin bizzat kendi ülkelerindeki sanayi tesislerinden atmosferimize brakılan CO2 emisyonunun sebep olduğunu göz önünde bulundurdular mı, merak ediyorum...

Gündemin ikinci önemli konusu ticaret savaşları idi... Ticaret savaşlarının durdurulması gerekliliği üzerinde fikir birliğine varıldı zirve sonunda...

Peki ama, ticaret savaşları; bizzat kendileri ve zirveye almadıkları Çin Halk Cumhuriyeti arasında devam etmiyor mu..? Kendi aralarında tepişirken, en büyük zararı az gelişmiş ülkeler görmüyor mu..?

Gündemin üçüncü konusu; nükleer programları nedeni ile ABD’nin İran’a uyguladığı ambargo idi... Çözüm arayışları içerisinde, İran Dışişleri Bakanı’nın zirveye gelmiş olmasına rağmen Trump’la görüşme imkanı elde edemeyişi; İran’a ‘nükleer yatırımlara şimdilik devam et’ mesajı değil midir..?

Dördüncü konu; Kuzey Kore’nin kısa menzilli füze denemelerinin yasallığının tartışılması idi ki, boşa nefes tüketmekten öteye gidilemedi...

Beşinci konu; Libya’daki kalıcı ateşkesin bir an önce tesis edilmesine yönelik varılan ortak görüş idi...Peki ama Libya’daki bugünkü durumun mimarları sizler değil misiniz..? Devamı için gerekli desteği hala siz sağlamıyor musunuz..?

Trump’ın isteği üzerine, Rusya’nın tekrar G7’ye davet edilmesi de konuşuldu zirvede... Ancak Ukrayna’daki durumdan ötürü Rusya’nın bu zirveye katılmaması gerektiği sonucuna varıldı... Önümüzdeki yıl G7 zirvesi, ABD’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek... Ve bu zirveye büyük bir olasılıkla Rusya da davet edilecek...

Mantık gayet basit; tüm güçlü ülkeler ayni masa etrafında toplanmalı ki dünyanın geri kalanını rahat paylaşabilsinler... Bir de Çin’i aldınız mı iş tamam...

Zirveden Dünya Ticaret Örgütü’nün (World Trade Organization, WTO) işleyişini değiştirme kararı da çıkarttınız... Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (Organisation of Economic Co-operation and Development, OECD) uluslararası vergi hususunda bir çözüm bulması için direktif de gönderdiniz...

Her şey sizin çıkarlarınız doğrultusunda geliştiriliyor zaten...

Günün Sözü

Başaramayacağını düşündüğün birşey yap... Başarısız ol... Yeniden dene... İkinci denemende daha iyisini yap... Tökezlemeyen insan, iş yapmayan insandır.

Ünlü Amerikalı televizyoncu Oprah Winfrey; hata yapmamak için iş yapmamanın en kolay yol olduğunu söylüyor. Hataları tecrübe edinerek hayal gibi görünen başarıyı yakalamak ise çok daha kolay.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI