Gara Harekatının Ardından - ADEM AKÖL

19 Şubat 2021 Cuma 00:57

Kanlı terör örgütü PKK, militan açığını kapatabilmek için henüz dünyayı tanıma fırsatı dahi bulamamış gençlerimizi; çeşitli yollarla kandırarak, tehdit ederek veya zorla alıkoyarak dağlardaki kamplarına taşır yıllarca… Bazılarını da kendi güvenliklerini arttırabilmek için rehin olarak tutarlar.

PKK’lı teröristler tarafından kaçırılıp dağlardaki inlerinde alıkoyulan yüzlerce masum yavrumuzdan sadece 13’üdür Gara’da katledilenler… Kimi Şanlıurfa’dan, kimi Rize’den, kimi Osmaniye’den, kimi Bingöl’den, kimi Mardin’den, kimi de Siirt’ten yıllar öncesinde kaçırılıp rehin tutulmuş PKK tarafından, Irak’ın kuzeyindeki sarp dağlarda.

Bin-bir fedakarlık göstererek, geleceğin kurtuluşu olarak yetiştirdikleri evlatlarını; PKK terör örgütüne kaptıran analar, ağıt yakar umutsuz bekleyişlerle; günlerce, aylarca yıllarca… Bu umutsuz ve bireysel bekleyiş, örgütlü kitlesel bir direnişe dönüşür daha sonra; tam bir-buçuk yıl önce.

Üç, beş derken, gözleri yaşlı yüzlerce ana katılır bu haklı direnişe… Sonuç da alınır bunun karşılığında… Alıkonulmuş gençler birer birer ana kucağına kavuşur… Tam 22 evlat geri dönüş yapar aile ocağına… Yaşanan mutluluk tarifsizdir.

 Geçtiğimiz 18 Ocak’ta Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, yanına Genel Kurmay Başkanı Yaşar Güler’i de alarak Irak’ın başkenti Bağdat ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) başkenti Erbil’i ziyaretle, Irak Başbakanı Mustafa el Kazimi ve IKBY Başkanı Neçirvan Barzani ile yoğun temaslarda bulunur.

Ziyaretin ana sebebini, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde yuvalanmış terör örgütü PKK’nın lojistiğini sağlayan Sincar Bölgesi oluşturur… Geçtiğimiz Ekim ayında Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde, ABD, Almanya, İngiltere ve Türkiye’nin desteklediği Sincar Antlaşması imzalanmıştı… Bu anlaşmaya göre PKK’nın Sincar’daki varlığının sonlandırılması gerekmekteydi.

Uzun bir süreden beri Türkiye, Sincar için “ikinci Kandil olmasına müsaade etmeyeceğiz” diyordu… Aradan 4 ay geçmesine rağmen, Sincar Anlaşması çerçevesinde herhangi bir hareket gözlenmeyince artık Bağdat ve Erbil’e baskı yapmak şart olmuştu.

Gara, Türkiye Irak sınırından 40 kilometre güneyde, Kandil-Sincar hattının tam ortasında dağlık bir bölgedir… Sınırın hemen güneyinden kovalanan terör militanları çok daha güvenli olduğuna inandıkları Gara bölgesine konuşlanır, yıllar içerisinde… Amaçları, Kandil-Sincar arasındaki lojistik trafiğini kontrol edebilmek ve bölgede görev yapan bazı liderlerin güvenliğini sağlamaktır.

Bağdat-Erbil ziyaretlerinin ardından Sincar’ın hedef gösterilmiş olmasına rağmen; geçtiğimiz 10 Şubat’ta Türk Silahlı Kuvvetleri, Gara bölgesine havadan ve karadan taarruz başlatır… Amaç, bölgeyi PKK’dan temizlemek ve rehin tutulan 13 vatandaşımızı kurtarmaktır.

75 kilometre uzunluğunda ve 25 kilometre genişliğindeki bir bölge tamamen teröristlerden temizlenmiş olur 4 gün içerisinde… Diyarbakır’dan havalanan 41 uçağın desteğinde PKK’lıya göz açtırmaz Mehmetçik… 50’yi aşkın PKK’lı öldürülür, 2’si sağ olarak ele geçirilir.

Nato standartları çerçevesinde planlanıp yürütülen harekat süresince, hiçbir sivilin kılına dahi zarar gelmesine müsaade etmez Türk Silahlı Kuvvetleri… Ne yazık ki, harekatın son gününde keçilerin bile zor tırmandığı sarp kayalıkların arasından ulaşılan mağaraya giren Mehmetçiğin karşılaştığı manzara yürek parçalayıcıdır… Operasyonun yapılma nedenlerinden birisi olan tutsak 13 vatandaşımızın cansız bedenleri orada yatmaktadır… Biri omuzundan, diğer 12’si ise başından vurulup katledilmiştir.

Diyarbakır’daki direnişin tam 530’uncu günü olan 14 Şubat’ta, hem de dünyanın sevgililer günü olarak kutladığı bir günde, kara haber ulaşır umutla bekleyen nöbetteki analara… Sadece o analar mı..? Türkiye’deki 83 milyon; bir kez daha lanet okur, kanlı terör örgütüne.

Bunun sonrası çok farklı olacaktır… Bağdat-Erbil ziyaretlerinde hedef gösterilen Sincar, tümüyle mezar olacaktır PKK’ya… Ve buna İran’ın Haşdi Şabi’si dahi engel olamayacaktır.

 

Günün Sözü

Bize vatan delisi diyorlar, kafayı vatanla bozmuşsunuz diyorlar! Çok şükür kafamız bozuk, kanımız değil.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI