Gerçek Vatan Sevgisi... - ADEM AKÖL

29 Temmuz 2019 Pazartesi 00:46

İnsanoğlu hayatta en çok neyi sever..? Daha doğrusu, ideal bir insan figürü en çok neyi sevmeli..? Kendini mi..? Çocuklarını mı..? Sevgilisini mi..? Anne-babasını mı..? Vatanını mı..? Parayı mı yoksa..?

Bence sağlıklı düşünebilen her insan en çok çocuklarını sever... ‘Dünya bir yana, onlar bir yanadır’... Sonra sevgilisini, sonra anne-babasını, sonra da kendini...

Peki, vatan sevgisi..? Para sevgisi..?

Vatan sevgisi, para sevgisi; dolaylı duygulardır... Sağlıklı beyine sahip olup da vatanı için kendi hayatını feda etmekten kaçan birini düşünemiyorum... Para için de öyle... Ancak insan, para için canını bir anda feda etmez; parayı kazanabilmek uğruna, hayatını yavaş yavaş harcar...

Ne demeye mi çalışıyorum..? Demem o ki; vatan sevgisi de, para sevgisi de, tamamen çocuklarımız için, onlara bizim yaşadığımızdan daha mutlu bir gelecek sağlamak için...

Binlerce yıl öncesinden başlayarak; atalarımız bize bu günleri vatan sevgisi ile hazırlamadılar mı? Sadece yüz yıl öncesinde çocuklarına yaşanabilir bir vatan brakabilmek için kendilerini feda etmediler mi?

Demem o ki; vatan demek, gelecek demek; vatan demek, kendi öz çıkarların için geleceğini riske atmamak demek; vatan demek, kendine ait olan her şeyi sevmek demek; vatan demek, kendi ürettiğine saygı duymak demek; vatan demek, 82 milyonun bir ferdinin dahi duyduğu acıyı yüreklerde hissetmek demek...

Biliyorsunuzdur ülkemizde çeşitli alanlarda faaliyet gösteren; sadece yurt içinde değil, yurt dışında dahi ismini duyurmuş büyük firmalar var... Bunlar, yaptıkları işlerle, gösterdikleri performansla muteberliklerini kanıtlamış devasa kuruluşlar...

Gücünü, Türk halkının ona verdiği destekten alır... Gücünü, atalarımızın canları pahasına biz evlatları için hazırladıkları bu vatan topraklarından alır... Gücünü, 82 milyonun kendi ürettiğine duyduğu saygıdan alır...

Ve 82 milyon; ayni saygıyı, kendi bağrından çıkan kuruluşlardan da bekler... Buna hakkı vardır...

Yine biliyorsunuzdur; bu ülkenin Cumhurbaşkanı, boğazını yırtarcasına ‘dolar esaretinden kurtulmamız gerekir’ sözünü her fırsatta tekrarlar... ‘Herşeyden önce kendi milli paramız olan Türk Lirasına biz kendimiz hak ettiği değeri vermezsek, başkasından bunu bekleyemeyiz’ düşüncesi ile her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını bu konuda hassas davranmaya davet eder...

Ama gelin görün ki; Türk halkının desteği ile güçlenmiş o devasa firmalarımızın birçoğu hala ülke içi işlemlerde yabancı para birimi, genellikle Amerikan Doları kullanmakta ısrar ediyor...

Yahu kardeşim, ben senin ürettiğin veya ithal ettiğin bir ürünün fiyatını dolar olarak görmek mecburiyetinde miyim..? Piyasaya sürdüğün ürünün yüzde yüzü dövizle mi Türkiye’ye geliyor? Senin hiç mi kattığın bir değer yok..? Eğer öyle ise ‘özürün kabahatinden büyük...’ Biz ne zaman milli üretime geçeceğiz..? Biz ne zaman, bereket fışkıran bu topraklarda kendi kendimize yeterli duruma gelebileceğiz..?

‘Hazırcılık’ daha mı kolay..? Yoksa ‘al gülüm, ver gülüm’ daha kolay ve daha risksiz mi geliyor size..? 

Ham maddesi ile uğraş, üretim süreci ile uğraş, kalitesi ile uğraş, işçisi ile uğraş, sonra dön bir de pazarlaması ile uğraş...

‘Al gülüm, ver gülüm’de AR-GE’ye de ihtiyaç yok hem... Sanayileşmiş ülkeler bunu bizim için yapıyorlar zaten... Onlar uğraşsın, geliştirsin, üretsin; biz yorulmadan onlardan alır satarız... Ohhh... Mis gibi...

Yukarıda anlatmaya çalıştığımız vatan sevgisi bu değildir... Bu, kendi topuğumuza kurşun sıkmaktır...

Kendimize, kendi ürettiğimize, kendi değerlerimize biz saygı duymazsak; bunu bir yabancıdan hiç bekleyemeyiz...

Bu düşünce ile atalarımıza saygısızlık; çocuklarımıza ihanet etmiş oluruz...

Günün Sözü

İnançlarınız düşünceniz, düşünceniz sözünüz, sözünüz hareketleriniz, hareketleriniz alışkanlıklarınız, alışkanlıklarınız değerleriniz, değerleriniz kaderiniz olur.

Hindistan’ın ünlü bağımsızlık lideri Mahatma Gandi, zekâ ve cesareti ile milyonlarca insanın hayatını etkilemiştir... İster rasyonel ister irrasyonel olsun, her şey inançla başlar diyor Gandi... İnançlarımızı güçlendirip, gerçekten yaşamak istediğimiz hayatı oluşturabilecek düşüncelere sevk olalım...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI