Gizli Türkiye Fransa Rekabeti - ADEM AKÖL

4 Eylül 2020 Cuma 00:28

Bilmem fark ettiniz mi..? Son dönemde; Irak, Suriye, Lübnan, Mısır, Libya, Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve orta Afrika ülkeleri diye gösterebileceğimiz; fazla da uzağımızda olmayan yerlerde yaşanan olayları irdelediğimizde, altından gizliden gizliye bir Türkiye Fransa rekabeti oluştuğunu anlıyoruz... Daha doğrusu, Türkiye’nin bölgedeki etkinliğinden rahatsızlık duyan Fransa’nın, ülkemizi en büyük rakibi olarak kabul edip, bu doğrultuda politika yürüttüğünü görüyoruz.

Haksız da sayılmaz... Söz konusu yerlerde, uluslararası kurallar çerçevesinde; hem kendi halkının hem de bölge halklarının haklarını, üstün bir çaba ve ustalıkla başarılı bir şekilde savunan tek ülke Türkiye’dir... Ve bu anlamda kazandığı güvenilirlik; çıkarlarının çeliştiği Fransa gibi birçok ülkeyi rahatsız etmektedir.

Bu noktada başarısız bir politikacı olarak acemice tepkiler vererek en fazla göze çarpan kişi, Fransa’nın Emanuel Macron’udur... İç siyasetteki ekonomi ve özellikle sarı yeleklilerin yarattığı problemleri çözemeyen Macron; bunu kamufle edebilmek için, dış siyasette yoluna çıkan Türkiye’ye karşı saldırgan bir davranış sergilemektedir.

Doğu Akdeniz ve Ege’de Yunanistan’ı Türkiye ile çatışmanın eşiğine getirmesi; Libya konusunda hararetle yasa dışı Hafter güçlerini desteklemesi; BAE, SA ve Mısır’la yakın temas hareket etmesi; Bağdat’ta Kürt liderlerle görüşmesi; Doğu’daki hristiyanlar için bir sığınak olarak kabul ettiği Lübnan’daki siyasi sahneyi yeniden şekilendirmeye soyunması, tamamen Türkiye’nin bölgedeki etkinliğini kırmak için yapılan hamlelerdir.

Fransa, çok belirgin bir politika izleyerek; açık bir şekilde Ege ve Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ı tahrik etmiş ve Türkiye’ye karşı saldırganlaştırmıştır... Bunu yapmaktaki amacı çok nettir... Birinci neden; 2004 yılında, eski Mirage’ları geliştirerek üretmeye başladığı Rafale savaş uçaklarını satmakta çok zorlanırlar... Aradan geçen 11 yıl içerisinde tek bir Rafale satma başarısını dahi gösteremezler... Ancak 2015 yılına gelindiğinde Mısır’dan 24 adet, ardından da Katar’dan 24 adet Rafale siparişi alırlar... 2016 yılında da Hindistan 36 adet sipariş verir... Savaş çığırtkanlıkları sonucunda ise Yunanistan’dan da 12 adet sipariş alırlar.

İkinci ve belki de en önemli neden Libya konusudur... Fransa, Türkiye’nin gösterdiği üstün performans sonucunda yeniden üniter bir Libya’nın oluşma ihtimalinden rahatsızlık duymaktadır... Macron ve diğerlerinin amacı, kendi çıkarları doğrultusunda Libyanın 3 parçaya bölünmesini sağlamaktır... Parçalanmış bir Libya’nın güneyinde Fransa’nın kurmayı planladığı askeri bir üsle; bir zamanlar sömürgesi olan, ancak bağımsızlıklarını kazanmış olmalarına rağmen hala onları sömüren, 14 orta ve batı Afrika ülkesini daha rahat kontrolü altında tutabileceğinin hesabını yapıyor Macron.

İşin garip tarafı, Avrupa Birliği (AB) Fransa’nın bu tutumunu ve Yunanistan’ı koşulsuz destekliyor... Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yaptığı çalışmalar için “2 yıllık moratoryum ilan edelim” diyorlar akıllarınca... Türkiye bu iş için bir ton para harcayarak 3 tane sismik arama ve 2 tane de sondaj gemisi satın almış... ‘Mavi Vatan’ bilincinin arttığı bu dönemde; üstelik Karadeniz’de bulduğu doğal gaz kaynağının verdiği heyecanla, Doğu Akdeniz’de çok daha fazlasının bulunabileceği ihtimalini tadan Türk halkından böyle bir talepte bulunmak bile sinirlerimizin gerilmesine neden olmuştur.

ABD, AB, Rusya ve diğerleri, bölgedeki güçlü bir Türkiye’nin varlığından rahatsızlık duymuşlar; bunu engellemek için doğrudan, yahut da sırt sıvazlayarak sinsi metodlarla, birçok yol denemektedirler.

Şunu çok iyi bilmelidirler ki Türkiye artık eski Türkiye değildir... İstiklal Savaşı’ndan sonra ikinci kez; onu hapsettikleri kabı kırarak dostların saygı, düşmanların ise korku duyacağı bir ülke olduğunu çok yakında tüm dünyaya ispatlayacaktır.

Günün Sözü

Rekabet, en iyi ürünlerin ve en kötü insanların ortaya çıkmasını sağlar.

David Sarhoff

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI