Her Şeyiyle Bereketli Topraklar; Çukurova - ADEM AKÖL

2 Mart 2020 Pazartesi 12:17

Çukurova, eski adıyla Klikya; Adana, Mersin, Osmaniye ve Hatay illerini de içine alarak Türkiye’nin Güney Anadolu Bölgesi’ni oluşturur... Topraklarının yüzde 40’ı, milyonlarca yıl boyunca; Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin taşıdığı alüvyonlardan meydana gelmiştir.

Çukurova’nın büyük bir bölümü, dünyadaki tarıma en elverişli alanlar arasında olan geniş düz ve verimli bir alandır... Verimlidir Çukurova, bereketlidir... Birçok mahsülde, tek başına Türkiye’nin tüm ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahiptir.

Cemal Efe, Adil Efe, Saim Bey, Tufan Bey ve Kara Fatma gibi nice milli kahramanlar yetiştirmiştir.

Karacaoğlan, Dadaloğlu, Aşık Yusuf, İlbeylioğlu ve Kara Osman gibi nice ozanlar geçmiştir bu topraklardan.

Ali Kanuni, Sisi Abdi, Sururi Efendi, Hüseyin Kalaba ve Reyhan Karataş gibi nice şairler, dizelerini buradan ilham alarak oluşturmuştur.

Nevzat Güven, Abdülkadir Kaçar, İhsan Altay Orhun, Çoban Yurtçu ve Remzi Yüreğir gibi daha niceleri, Türk gazeteciliğinin başını çekmiştir bu topraklarda.

Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Selma Aktan,  Ali Bilgili, Muzaffer İzgü ve Recep Bilginer gibi nice yazarların yetişmesine olanak sunmuştur.

Erol Büyükburç, Can Etili, Suna Kan, Barış Manço, Mustafa Sağyaşar, Aziz şenses, Ümit Besen, Murat kekilli, Murat Göğebakan, Faruk Tınaz, Yaşar, Haluk Levent ve Ferdi Tayfur gibi nice müzisyenler hep bu topraklarda keşfedilmiştir.

Aytaç Arman, Yılmaz Duru, Salih Güney, Mahmut Hekimoğlu, Bilal İnci, Yılmaz Köksal, Şener Şen, Ali Şen, Danyal Topatan, Menderes Samancılar, Meral Zeren ve Kıvanç Tatlıtuğ gibi nice sinema sanatçılarının hepsi de bu toprakların çocuklarıdır.

Nurhan Damcıoğlu, Ahmet Akata, Ayşe Arman, Necmi Şenel, Hattat Hacı, Sakıp Sabancı, Abidin Dino, Devlet Bahçeli, Hasan Şaş ve Fatih Terim de Çukurova’nın bağrından çıkmıştır.

Taşıyla, toprağıyla, insanıyla bereketlidir Çukurova... Yıllar boyunca, tüm Türkiye geneline, hatta dünyaya; nitelikli adam yetiştirip göndermiştir hep... Ozanını, şairini, yazarını, müzisyenini, sinema sanatçısını, gazetecisini, sporcusunu, sanayicisini, politikacısını, mühendisini, doktorunu, teknisyenini ve daha nicelerini...

Sadece adam mı..? Sanayisini de göndermiştir, teknolojisini de, bilgisini de, ‘know-how’ını da... Hatta sermayesini de.

Vergilidir Çukurova... Üretir ve hiçbir karşılık beklemeden verir; günün sonunda kendine birşey kalmayacağını bile bile yapar bunu...

Yapar, yapmasına da; kendine yazık ettiğinin farkında değil... Sadece kendine yapsa neyse... Çocuklarının, torunlarının hayatlarından; onların eğitimlerinden; onların sağlıklarından; onların sosyal yaşamlarından ödün verdiğinin farkında değil.

Sonuçta tabiat kanunları karşısında büyük bir paradoksa sahne olur Çukurova... Bir tarafta, yüzbinlerce hektar verimli arazi ve bunu sulayan iki büyük nehir; diğer tarafta gettolaşmış kentler ve yaşam standardı düşük insanlar...

Yazık değil mi Çukurova’ya..? Adana’ya yazık değil mi..? Peki, insanlarına yazık değil mi..? Her şeyiyle bereketli bu toprakların sunduğu nimetlerden, üzerinde yaşayan insanların daha çok yararlanıp, çok daha iyi şartlarda yaşıyor olmaları onların en doğal hakkı değil miydi..?

Ancak geç kalmış sayılmayız... Çukurovaya sahip çıkalım... Adanamıza sahip çıkalım... “Benim elimden birşey gelmez, bizi yönetenler düşünsün” demiyelim... Bu uğurda, herkesin katkı koyabileceği muhakkak birşey vardır çünkü.

 

Günün Sözü

Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver; toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur. Gül olup etrafa rayihalar saçmaya söz ver; seni anlatmaya bağrı yanık bir bülbül bulunur.

Hz. Mevlana

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI