İran-Çin İşbirliği - ADEM AKÖL

17 Ağustos 2020 Pazartesi 00:34

Efsanevi lider, Mao Zedong’un öldüğü 1976 yılından sonra, kapalı ekonomilerini terk ederek dünyaya açılması ile başlayan Çin’in hızlı gelişimi; 100 yıldır 100’den fazla ülkeyi kontrolü altında tutmayı başaran Amerika Birleşik Devletlerini, hem rahatsız eder hem de zora sokar... Dış ticaretinin büyük bir kısmını Çin’e kaptıran ABD Başkanı Trump, bundan kurtulabilmek için Çin’i doğrudan hedefine koyar... O kadar ki Başkan Trump, Çin’i; Covid-19 virüsünü dünyaya yayan ülke olması ile de suçlar.

Öte yandan 1979 yılında, Şah Rıza Pehlevi’yi devirerek İran’da İslam rejimini uygulamaya koyulan Humeyni’nin; ilk iş olarak ABD Tahran Büyükelçiliği’nde görev yapan 52 Amerikalıyı 444 gün boyunca rehin tutması ile başlayan İran-ABD zıtlaşması sonrasında; İran, ABD tarafından uygulanan ambargolar altında ekonomik olarak zora girmesine neden olur... O kadar ki ABD, İran’ı; terörü finanse eden ülkeler listesine dahi almaktan çekinmez.

Özellikle 2008 yılındaki küresel kriz sonrasında Çin; birçok ülke ile ticaretini artırarak dünya üzerindeki etkisini giderek yoğunlaştırır... Çin’in dünya genelinde gittikçe artarak yayılan ekonomik gücüne paralel olarak, siyasi ve kültürel etkisi altına giren ülkelerin sayısı da artar... Teknolojik gücünün etkisi ile askeri kapasitesinin de giderek gelişmesi, ABD’yi ve de Avrupa ülkelerini daha fazla kaygılandırır.

Çin, ürettiği malları tüm dünyaya daha rahat satabilmek ve oralardan da ucuz ham madde ile petrol alabilmek için ‘Yeni İpekyolu Projesi’ni hayata geçirmeye başlar... ‘Yeni İpek Yolu’ hattı; Çin topraklarından çıktıktan sonra batısındaki ülkeler üzerinden geçip, İran’ı doğu sınırından batı sınırına kadar katettikten sonra Türkiye topraklarına girecek, oradan da Avrupa ülkelerine ulaşacak... Güneyde ise Hint Okyanusu’ndan Afrika’nın doğu limanlarına gelerek Afrika içlerine kadar ilerleyecek.

ABD ilişkileri bakımından kaderleri ayni olan Çin ve İran’ın, ‘Yeni İpek Yolu Projesi’ kapsamında çıkarları kesişir... Çin, İran toprakları içerisinde hazırladığı 100 projeyi hayata geçirmeye başlar... Bunun karşılığında İran, ambargolar yüzünden satmakta zorlandığı petrolü, Çin’e göndermek için oldukça düşük bir fiyata 25 yıllığına anlaşma yapar... Ayrıca aralarındaki ticarette, Çin’in rasmi parası olan Yuan’ın (Renminbi) kullanılmasına karar verilir.

Karşılığında Çin; İran’ın askeri sistemini güçlendirme kapsamında İsrail’in nükleer santrallarına zarar vern F35’leri yenecek yapılanmaya öncelik verilecek...

Öte yandan Çin; İran’daki alt yapı projeleri için 120 milyar Dolar harcayacak... Bu çerçevede, İran’ı Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak 2300 kilometrelik oto-yolla Afganistan’a bağlayacak 650 kilometrelik oto-yolu finanse edecek... Tahran’ı doğu sınırına bağlayacak 900 kilometrelik demiryolu hattı geliştirilecek... İran’ın petrokimya merkezi olan Tebriz’i kuzey-batıya bağlayacak yüksek hızlı tren hattı yapılacak.

Daha önemlisi Çin; İran’ın alt yapı projeleri için harcamayı taahhüt ettiği paranın iki katını, İran’ın ABD yaptırımlarından zarar görmüş petrokimya endüstrisini geliştirmek için harcayacak.

Bunun dışında İran’daki 5G teknolojisi geliştirilecek, dolayısı ile Huawei İran’a girmiş olacak... Çin ayrıca 20 yıldır üzerinde çalıştığı ve 2020 sonunda tamamlamış olacağı ‘BeiDou’ küresel pozisyonlama sistemini İran’ın internet sistemini geliştirmek için kullanacak.

Öyle görünüyor ki ABD’nin Çin’e karşı ticaret savaşı başlatması, öte yandan İran’a da yaptırım uygulaması pek bir işe yaramamaktadır... İran, bu yaptırımlardan kurtulmanın yolunu bulmuş; Çin de fırsatları kendi çıkarına dönüştürmeye başlamış bulunmaktadır.

Çin’in dünya ülkeleri üzerindeki etkisi her alanda gelişim gösterirken, ABD’nin bundan aldığı zarar ise gittikçe artmaktadır... Çin, ABD’ye en büyük zararı; Bitcoin’den esinlenerek, yıllardır üzerinde çalıştığı ve bugün ülkenin birçok yerinde pilot uygulamaya koyduğu ‘sanal’ parasını, diğer bir ifade ile ‘kripto’ parayı, dünya genelinde devreye sokması ile verecektir.

İşte o zaman; 100 yıldır, 100’den fazla ülkeyi kontrolü altında tutmayı başaran ABD’nin dünya hakimiyeti, başka güçlerin eline geçecektir.

Günün Sözü

Günü yaptığınız hasatla değil, ektiğiniz tohumla değerlendirin.

Ünlü İskoç yazar ve şairi Robert Louis Stevenson; hayatımızın verimliliğini yarın için yaptığımız yatırımla değerlendirmemiz gerektiğini söylüyor... Yapılan her doğru yatırım, her gün için verimli hasat almamızı sağlar.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI