Kafkasya Cephesi mi Açılıyor? - ADEM AKÖL

24 Temmuz 2020 Cuma 03:52

Karadeniz ile Hazar Denizi arasında yer alan bölgeye Kafkasya denir... Bu bölgenin güneyinde bulunan Azerbaycan ve Ermenistan arasında yıllardır Dağlık Karabağ bölgesi nedeni ile sorun yaşanmaktadır.

Dağlık Karabağ, Azerbaycan ile Ermenistan arasında bulunan; Azerbaycan toprakları üzerinde kurulmuş, Ermeni kontrolündeki fiilen bağımsız bölgeye verilen isimdir... Resmi adı Artsah olan Cumhuriyeti, Ermenistan dahil dünyada tanıyan hiç bir ülke yoktur.

Sorun, Sovyetler Birliği döneminde Stalin’in bölgeyi özerk ilan etmesi ile başlar... Bölgedeki nüfusun çoğunluğunu oluşturan Ermeniler 1988 yılında Dağlık Karabağ’ın Sovyet Azerbaycan’dan alınıp Sovyet Ermenistan’a devredilmesini talep eder... Azerbaycan, kendi topraklarını kaybetmek istemez ve çatışmalar başlar.

Dağlık Karabağ’ı işgal etmeye başlayan Ermenistan, 1992 yılında; önemli bir askeri hedef olan Hocalı kasabasını giriş ve çıkışları kapatarak abluka altına alır... Çocuk, kadın, yaşlı demeden; 613 Azeri sivili işkence ederek katleder Ermeni askerleri... Ermeni işgali altındaki bölgeden 1 milyonu aşkın Azerbaycanlı, topraklarını terk etmek zorunda kalır... 1994 yılında ateşkes imzalanır, ancak Azeriler ile Ermeniler arasındaki düşmanlık; sorun çözüme kavuşmadığı için gittikçe artar... Zaman zaman, Ermenistan’ın işgali altındaki Azerbaycan topraklarında yaşanan gerginliğin şiddeti, büyük boyutlara varır.

Karabağ Azerbaycan toprağıdır ve Birleşmiş Milletler’in Ermeni işgalinin durdurulması için 4 kararı vardır... Azerbaycan topraklarının yüzde 20’si Ermenistan tarafından işgal edilmiştir ve bu durum Rusya tarafından bile resmen kabul görmez.

Geçtiğimiz 12 temmuz’da Ermenistan; beklenenin aksine, sorunlu bölge olan Dağlık Karabağ’a değil de Tovuz bölgesine saldırı düzenler... Azerbaycan şiddetle karşılık verir buna... Çatışmalar günlerdir hala devam ediyor... O kadar ki, Azerbaycan’da milli duygular hat safhaya çıkar; 50 bin Azeri genci cepheye gitme talebi ile sokaklara dökülür... Türkiye tam destek verir kardeş ülkeye.

Tovuz, Azerbaycan’ın kuzey-doğusunda; Ermenistan’ın kuzey-batı sınırından sadece 20 kilometre mesafede, yüksek bir bölgede kurulmuş stratejik öneme sahip bir şehir... Enerji nakil hatlarının ve uluslararası ulaşım ağlarının kesiştiği bir bölge... Bu bölgeden Gürcistan ve Türkiye’ye giden 3 önemli boru hattı ve bölgeyi Bakü’ye bağlayan otoyol ve demiryolu geçiyor.

Ermenistan’ın Tovuz bölgesine saldırı düzenlemesinin birkaç nedeni olabilir... Birincisi; Ermenistan, stratejik öneme sahip bu bölgeyi kontrolü altına almak istemiş olabilir... Yahut, uluslararası kamu oyunun dikkatini başka tarafa çekerek; Dağlık Karabağ üzerindeki illegal işgalin sürekliliğini sağlamak olabilir... Yahut da, çökmüş bir ekonomiyi düzeltmekte başarısız olan hükümetin; bir de Covid-19 ile aldığı yaralar yüzünden perişan olan halkın ilgisini, başka tarafa çekme planı olabilir.

Azerbaycan Ermenistan’dan daha büyük ve daha güçlü bir ülke... Nüfusu 3 kat daha fazla, askeri açıdan çok daha güçlü ve ekonomisi Ermenistanı birkaç kez satın alabilecek büyüklükte... Durum böyle olunca, Ermenistan’ın bu cüreti nereden bulduğuna bakmak lazım.

Rusya, bölgenin en önemli dengeleyici unsuru olmasına rağmen, Fransa ve ABD ile birlikte Ermenistan’ı destekliyor... Her ne kadar da Rusya, gerek Azerbaycan gerekse Ermenistan’ın NATO veya AB kontrolü altına girmelerini istemez ve her iki ülkenin de silah tedarikçisi olsa da; Dağlık Karabağ’daki statükonun devamının, Kafkasya bölgesi üzerindeki kontrolünü kolaylaştırdığı apaçık ortadadır.

Burada dikkatlice değerlendirilmesi gereken başka bir durum söz konusudur... Ermenistan’ın arkasında duran Rusya, Fransa ve ABD olmasına rağmen Azerbaycan’ın arkasında duran tek ülke Türkiye’dir.

Türkiye’nin gerek Suriye gerek Libya, gerekse Doğu Akdeniz’de sürekli olarak karşısına çıkan en önemli güçler; Rusya, Fransa ve ABD’dir... O zaman, tam da bu noktada şu soruyu sormak gerekmiyor mu..? Doğu Akdeniz’de ve özellikle Libya’da gösterdiği performanstan rahatsız olan güçler; Kafkasya cephesini de açmaya çalışarak, Türkiye’nin gücünü ve dikkatini bölmek mi istiyorlar?

Günün Sözü

‘Cesaret’ kaslarımız gibidir, kullandıkça güçlenir.

Ünlü Amerikan film yıldızı ve senarist Ruth Gordon diyor ki: Hayatımızın her alanında amacımıza ulaşabilmemiz, cesaretli adımların atılmasıyla mümkündür. Elde edilen her başarı sonrasında, daha büyük hedefler için gerekli olan cesaret oluşur.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI