Kahraman Yavuz... - ADEM AKÖL

3 Temmuz 2019 Çarşamba 00:04

1911 yılında iki savaş gemisi inşa edilir Alman tersanelerinde... Hafif bir kruvazör olan Breslau ve bir drednot olan Goeben... Her iki gemi de Balkan Savaşları sırasında Akdeniz’de devriye görevi üstlenirler...

1908 ile 1918 yılları arasında Osmanlı Devlet yönetimine egemen olmuş İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Almanlar’la yaptığı gizli ittifak anlaşması çerçevesinde Goeben ve Breslau İstanbul’a doğru yola çıkar... 16 Ağustos 2014’te İstanbul’a varan gemilerin isimleri sırasıyla Yavuz ve Midilli olarak değiştirilir...

Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşına fiilen katılmasının ardından birçok operasyon ve saldırıya katılır Yavuz ve Midilli...

Midilli (Breslau) , 20 Ocak 1918 yılında İngiliz donanması ile yapılan bir mücadele sırasında mayına çarparak batar...

Yavuz (Goeben) ise İngiliz gemilerinin saldırısı altında ciddi hasara uğrayarak üç ay bakımda  kalmasına rağmen tam olarak onarılamaz...

Sadece iki kazanı çalışır durumda olduğu için herhangi bir muharebeye girememesine rağmen Türk donanması içerisinde farklı görevler alır...

Cumhuriyet’in ilan edilmesinin ardından 1926 yılında tamir edilebilmesi için bir Fransız şirketi ile anlaşma yapılır... Birtakım aksaklıklar, kazalar ve hatta yolsuzluklar neticesinde tamir ve yenilenme süresi uzar...

1930 yılında Türk donanmasına bayrak gemisi görevi ile yeniden katılır... İkinci Dünya Savaşı boyunca hizmet eder donanmaya... 1938 yılında Atatürk’ün naaşını İstanbul’dan İzmit’e taşıma görevi de yine bu gemiye verilir... Üzerine türküler yakılır ancak 1950 yılında Gölcük’e çekilir ve daha sonra Makine Kimya Endüstrisine (MKE) devredilir...

1973 yılında donanmanın envanterinden çıkarılarak söküm işlemlerine başlanır... 10 yıl boyunca süren çalışmalarla tamamen sökülür ve parçaları jilet fabrikalarına satılır...

Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz ünlü fotoğrafçı Ara Güler, Yavuz Zırhlısı’nın söküm hikayesini “Kahramanın Sonu” filmiyle belgeselleştirir... Yavuz’un belgeseli bile o dönemde yasaklanır ve ancak yıllar sonra görücüye çıkmasına izin verilir...

Yavuz’un acıklı söküm işleminin tamamlanmasından 28 yıl sonra; 230 metre uzunluğunda, 36 metre genişliğinde ve 130 metre yüksekliğinde iki kuleli bir sondaj gemisi inşa edilir Güney Kore’de... Tanzanya, Kenya, Malezya ve Filipinler gibi dünyanın birçok ülkesinde üstün görevlerde bulunur...

Geçtiğimiz yıl Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) satın alır bu gemiyi... İsmini Yavuz koyarlar... Yavuz zırhlısının jilet olmasının ardından 36 yıl geçmiştir... Bu kez  Yavuz ismi  Doğu Akdeniz petrol savaşlarında mücadele için yeniden telaffuz edilmeye başlanır...

Derin deniz ultra sondaj ekipmanları ile donatılır Yavuz... Ayni anda iki sondajı 6 metrelik dalgalarda dahi yapabilecek, dinamik pozisyonlama sistemleri ile geliştirilir... Dünya genelindeki bu konsepteki 16 gemiden biri olma özelliğine sahip olur... İkincisi ise, Akdeniz’de daha önce sondaj çalışmalarına başlayan Fatih gemisidir...

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafından ruhsatlandırılmış Magosa Körfezi’ndeki Karpaz-1 kuyusunda sondaj yapma görevi verilir Yavuz’a...

Ve 150 deneyimli Türk ve yabancı personeliyle görev noktasına doğru yola çıkar Yavuz... Karpaz-1 kuyusunda, çevreye, deniz yaşamına ve canlılara hiçbir zarar vermeden 3 bin 3 yüz metre derinlikte sondaj çalışması yapmak üzere...

Dünyadaki zenginliklerin sadece kendilerine ait olduğunu zanneden bazı uluslararası güçlerin karşı koymalarına rağmen, birkaç gün içerisinde görev yerine ulaşıp çalışmalara başlamış olacak Kahraman Yavuz...

Hadi rast gele Kahraman Yavuz...

Bu ülke senden ismine yaraşır yeni kahramanlıklar bekliyor...

GÜNÜN SÖZÜ

Gelişebilmeniz için hata yapmaktan korkmayın, risk alın. Acı, sizi cesaretlendirir. Cesurluğu deneyimleyebilmek için, başarısızlığı tatmanız gerekiyor.

Yazar Mary Moore’ın herkese verdiği bu tavsiye için söyleyecek başka söz yok sanırım.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI