Kaldırımlar Kimin?.. - ADEM AKÖL

8 Mayıs 2019 Çarşamba 09:49


Daha önce bu sütunlarda çok yazdık, çizdik... Eminim başkaları da dile getirmiştir ayni sorunu, yüzlerce kez belki de... Ancak en ufak bir hareket yok... Yazılanlar dikkate mi alınmıyor, mevzuatlar mı engel, mevcut durumu kanıksadık mı yoksa?.. Bilemiyorum...

Mimari ve inşai kurallarla dalga geçen imalatı ile hiçbir standarda uymayan yapısıyla, kırık dökük bakımsız haliyle, küçük işletme ve araba işgalleri ile cambaz olmadan yürümenin imkânsız olduğu kaldırımlarımızdan bahsediyorum...

Bu durumu birçok vatandaş kanıksamış olabilir... Daha iyisinin varlığından bihaber olabilir bazılarımız... Yahut da “buna da şükür, belediyemizin gücü ancak bukadara yetiyor” diyebilir birçok insan...

Ancak durum hiç de öyle değil... Ayni parayla, harcanan ayni emekle, kullanılan ayni malzeme ile, daha iyisine sahip olmak varken niye kötü birşey için şükredeyim, ona alışmaya çalışayım ki?..

Önce mevcut durumun çarpıklığını dilimiz döndüğünce izah etmeye çalışalım:

‘Mimari ve inşai kurallarla dalga geçen imalat’tan bahsettik yukarıda... Mimari ve inşai kurallar, yüzyıllar öncesinden kullanılmaya başlandı dünyamızda... Amaç; insanoğlu için fiziki ve duygusal yapısına uygun ürünler sunmak... Amaç; eldeki malzeme ile en iyisini üretmek... Amaç; en ekonomik ve en kalıcı olanı sunmak...

Peki bizimkiler öyle mi?.. Kesinlikle hayır... Seçilen malzeme genellikle yanlış... Doğru seçilmiş olanlar ise vasıfsız ellerin yapmaya çalıştığı imalat sonucunda heba olmuş, kalitesini yansıtamamış... İş bilen deneyimli teknik elemanların kontrolünü hissedemezsiniz ortaya çıkan sonuçta... İnşaat öncesi herhangi bir projelendirme yapılıp yapılmadığından emin değilim, ancak mevcut durumun hiçbir projeden nasibini almadığını kesinlikle söyleyebilirim...

‘Hiçbir standarda uymayan yapı’dan bahsettik... Kaliteyi yakalayabilmek ve üretimin uygunluğunu kontrol altında tutabilmek için her alanda standartlaşmaya giden dünyamızda hayatımızın her anında karşımıza çıkan kaldırımlar için bunu başaramamak çok acı... Sadece 100 metrelik bir kaldırım diliminde birkaç çeşit malzeme, birkaç çeşit yapı tekniği ve çok farklı ölçülere rastlamak çok olağan...

‘Kırık dökük bakımsız hal’den bahsettik bir de... Zaten inşai süreç bilinçsiz ellerde, kalıcı üretim yapılmıyor; bir de bakım-idame alışkanlığının yokluğu, yapılanın hızmete girmesinin kısa bir süre sonrasında her taraf yıkılıp dökülüyor...

‘Küçük işletme ve araba işgalleri’nden bahsettik... Yapısal bozukluklar yüzünden yürümenin bir hayli zor olduğu kaldırımlarda ilerlemeye çalışırken, bir bakmışın önünde bir satış tezgahı veya bir restoranın masaları veya hiçbir kurala uymadan park edilmiş arabalar veya bir çiçekçinin saksıları... İlerleyebilmek için kaldırımdan aşağıya inmek de çözüm değil, asfalt kenarına da itina ile dizilmiş saksılar... O kadar ki, tereddüt ediyorsunuz bir an... Kaldırımda mısınız çiçekçide mi, oto parkta mı, yoksa bir restoranda mı?.. Anlamakta güçlük çekiyorsunuz...

Son yapılan yerel seçimler sonucunda birçok belediyemizde görev değişikliği oldu... Eskiler ve yeniler, tüm belediye yönetimlerimiz; önceden yapılan hataları devam ettirmeden kaldırım konusunu, teknik ekipleri ile birlikte masaya yatırıp yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir...

Kaldırımlar bir kentin vitrinidir... Çağdaş ve estetik kaldırımlara sahip olmayan hiçbir kent, hiçbir ürünü kimseye satamaz... Üstelik nüfusun yoğun olduğu şehir merkezlerinde kaldırımlar; insanın özgürlüğüne kavuştuğu yerlerdir... Basite alınamaz...

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;

Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.

İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;

Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

Kaldırımların insana nasıl yoldaşlık yaptığını ne güzel vurgulamış büyük üsdat Necip Fazıl Kısakürek...

Günün Sözü

Değişim ve büyüme; insanın kendi hayatını deneyimleyerek risk alması ile mümkün olur.

Ünlü yazar Herbert A. Otto: Kendimize ailemize ve toplumumuza faydalı olabilmek ve gerekli olan gelişim için risk almaya istekli olmalıyız.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI