Kan Parası!.. - ADEM AKÖL

3 Nisan 2019 Çarşamba 09:28

İsminden de anlaşılacağı üzere işlenen bir cinayetin ört-bas edilebilmesi için öldürülen kişinin yakınlarına verilen maddi bedeldir ‘kan parası...’

Uzun yıllar önce, üniversiteden yeni mezun olduğum dönemde sırf biraz deneyim kazanabilmek için Diyarbakır’ın Batman çayı kıyılarında imalatı yapılan bir sulama projesinde çalışmaya başlamıştım... Ağalık sisteminin hüküm sürdüğü yıllardı... Bulunduğum bölgede 3 farklı köy, sadece bir ağaya aitti... Köylüler mülk sahibi değillerdi... Ağanın topraklarında çalışıp ürettiklerinin büyük bir kısmını ağalarına teslim ediyorlardı...

Nedeni nedir bilinmez, Ağa’nın yeni yetme esrar müptelası oğlu köyden birisi ile tartışır ve tabancasını çekip öldürür... Olaya jandarma karışmaz... Zaten o köye jandarmanın ulaşabilecek arabası da yoktu o yıllarda... Adamı defnederler ayni gün, köy mezarlığına...

Ertesi gün, köy meydanında düzenlenen resmi bir törenle öldürülenin karısına o günlerde hatırı sayılır bir para verilir ve olay kapatılır...

Henüz dünya görmemiş yaşlarda tanık olduğum bu olayın etkisinden kurtulamamıştım uzun yıllar...

Türkiye’de bugün hala böyle olayların yaşandığını pek sanmıyorum ama dünyada hala yaşanıyormuş... Hem de en vahşicesi...

Hatırlayacaksınız, geçtiğimiz 2 Ekim’de Suudi Arabistan’lı bir gazeteci evlenme belgesi alabilmek için İstanbul’daki konsolosluğa girdikten sonra birdaha dışarıya çıkamamıştı...

Çok geniş yankı uyandırmıştı bütün dünyada bu olay... Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın oyunları ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın tezgahladığı bir cinayet olduğu apaçık ortada olmasına rağmen, sır perdesi aralanamıyordu bir türlü...

Son yıllarda Çin’le dans etmeye başlayan Rothschild ailesine yaklaşmak için kaçan Selman’ı kovalamaktan yorulmuş Trump’ın bir oyunu idi bu... Nitekim tepkileri daha fazla üzerine çekmemek için çaba gösteren Selman, Trump’ın kucağına düşerek 110 milyar dolarlık silah alımını onaylamaktan kurtulamamıştı...

Türkiye’nin kararlılığı ve bütün dünyanın takdirini toplayacak sıkı çalışmalar sonuç verir ve olay gününe ait ses kayıtları ele geçirilir... Deşifre edilen kayıtlar sonucunda; katliamı yapanların, Amerikada bu iş için eğitim almış 15 kişilik bir ekip olduğu anlaşılır...

Aralarında bir adli tıp uzmanının da olduğu tesbit edilen ekip; iki farklı uçakla ayni gün İstanbula gelerek katliamı yapıp cesedi yok ettikten sonra ayni gün geri dönerler...

Veliaht Prens’e çok yakın isimlerin de bulunduğu bu 15 kişinin 11’i hakkında dava açılmış suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ta... 5’i  idamla yargılanıyormuş... Nasıl yargılanıyorlarsa?.. İddiaya göre, tutuklu değillermiş, havuzlu villalarda kalıyorlarmış...

Asıl ilginç olan ise şu; aynen size yukarıda anlattığım ve tanık olduğum olay gibi Riyad’ta da kan parası ödenmiş bu cinayet için... Öldürülen gazeteci Kaşıkşı’nın 4 çocuğuna her biri 4’er milyon dolar değerinde birer villa verilmiş Riyad’ta... 10’ar bin dolar da aylık maaş bağlanmış...

Kan parası görüşmelerini Veliaht Prens Selman’ın erkek kardeşi ve Washington büyükelçisi Halid bin Selman yürütmüş Kaşıkçı’nın büyük oğlu ile... Büyük oğul hariç, diğerleri mülklerini satıp Amerika’da yaşayacaklarmış... Zaten olaydan sonra korkup Amerika’ya kaçmışlar... Hatta yargılanma süreci tamamlandıktan sonra yüklü miktarda tazminat da alacakmış Kaşıkçı’nın çocukları...

Ne acı değil mi?.. Günümüzde hala cinayetlerin para ile kapatılmaya çalışıldığı tuhaf bir dünyada yaşıyoruz... Hem de bütün dünyanın gözü önünde...

 Günün Sözü

Durmadığın sürece, süratin fazla bir önemi yok, muhakkak hedefe ulaşırsın.

Büyük Çin bilgesi ve filozofu Konfüçyüs’ün 2 bin 500 yıl önce söylediği bu söz, bugün de geçerli değilmidir?.. Amacımıza ulaşabilmek için tehlikeye girecek bir süratle hareket etmemize gerek yok... Ancak ara vererek; bitiş çizgisine ulaşabilmek için kazandığımız momentumu kaybetme riskini de göze almamalıyız.

 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI