Karataş’ın Vampir Kabzımalları..! - ADEM AKÖL

30 Eylül 2019 Pazartesi 09:33

Kabzımal, Arapça bir kelime; mal kabzeden, mal tutan anlamına gelir... Daha açık ifade ile; üreticiler ile satıcılar arasında aracılık eden kimse, diye açıklanabilir...

Kabzımal lafını daha ziyade; meyve ve sebze üreticilerinin elinden malı yok pahasına alıp, satıcıya fahiş fiyatla ulaştıran, vicdansız aracılardan bahsedilirken duymuşunuzdur... Özellikle geçtiğimiz yıl; patates ve soğanı depolarında çürütüp, fiyatların astronomik rakamlara ulaşmasına neden olan vicdansızlardan...

Kabzımallar, kendilerine ‘kabzımal’ denmesinden pek hoşlanmamalarına rağmen; bizim burada bahsedeceğimiz vicdansızlar; meyve-sebze değil, su ürünleri kabzımallarıdır...

Çukurova insanının balık ihtiyacı, Karataş balıkçılarının Akdeniz sularında yakaladıkları ile karşılanır büyük çoğunlukla... Balığın büyük kısmının Adana’da tüketilmesinin yanında, civar illere de gider Karataş balığı...

Tarım ve Orman Bakanlığı altında, Su Ürünleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak; 1380 sayılı Su Ürünleri Yasası çerçevesinde kurulan kooperatifler, profesyonel balıkçılık yapabilir ancak...

Karataş’ta su ürünleri alanında faaliyet gösteren başlıca 4 kooperatif vardır... 3 tanesi dalyan balıkçılığı, biri ise deniz balıkçılığı ile uğraşır...

Karataş’ın kıyı ve açık deniz balıkçılığı yapan tek kooperatifi; ‘Sınırlı Sorumlu Karataş Su Ürünleri Kooperatifi’ ismi ile faaliyet gösterir yıllardır... 6 ay önce bu kooperatifin başkanlığına; mesleğinin her kademesinde 30 yıl çalışarak kendini iyi yetiştirmiş, enerjik ve girişimci ruha sahip, Celal Safsoylu getirilir...

Celal Safsoylu’yu, Karataş’taki kooperatif binasında ziyaret ettik geçtiğimiz Perşembe günü... Bize anlattıkları; Türkiye’deki üretimin geri kalmışlığının tipik bir örneği idi... Bize anlattıkları; vatandaşın üretmekten korkar hale gelişinin sebebini çok iyi izah ediyordu... Bize anlattıkları; el yakan ürün fiyatlarının nasıl şişirildiğinin gerçek yüzü idi...

‘S.S. Karataş Su Ürünleri Kooperatifi’ne kayıtlı 200’ü trol olmak üzere 270 adet balıkçı teknesi varmış... Yani, 3 deniz mili dışında açık deniz balıkçılığı yapan 200 tekne; 3 mil içinde kıyı balıkçılığı yapan 70 tekne var Karataş’ta... Troller 15 Eylül ile 15 Nisan tarihleri arasında yılda sadece 7 ay denize açılabiliyorlar... Diğer tekneler ise balık türlerinin üreme dönemleri dışında yıl boyu kıyı balıkçılığı yapabiliyorlar...

Balıkçı tekneleri, her gün hava kararmaya başlarken ‘vira bismillah’ diyerek yola koyulurlar... Çocuklarının rızkını çıkarabilmek için güneşin ışınları suya vurana kadar, denizin çetin koşullarında mücadele ederler gece boyunca... Sonra da, Karataş’taki balıkçı limanına geri gelerek, yakaladıkları balığı paraya çevirmeye çalışırlar...

Her trol, Karataş limanına yaklaşık 500 kilogram civarında balıkla döner... Onları limanda, 12  vampir kabzımal bekler... Binbir zahmetle yakalanan balıklar, komik rakamlarla trollerden satın alınarak, fahiş rakamlarla tüketici ile buluşturulacak tezgahlara satılır... Özellikle Abbas ve Nesim isimli iki kan emici var ki; tekne sahiplerine borç para vererek onları kıpırdayamaz duruma getirmişler...

‘Rastgele’ diyerek 15 Eylül’de denize ağ atmaya başlayan teknelerin hergün yakaladığı toplam 100 ton civarındaki balık, başta Abbas ve Nesim olmak üzere 12 kan emici tarafından alınıp market ve diğer balık pazarlarına satılmış... Aradan 11 gün geçtikten sonra, kafalarına göre alış fiyatlarını açıklamışlar: Barbunun kilo fiyatı 8 TL, çipuranın kilo fiyatı 6 TL... Barbunun tüketiciye ulaştığı fiyat 90 TL, çipuranın ise 35 TL...

‘S.S Karataş Su Ürünleri Kooperatifi’ Çukurova Kalkınma Ajansı’nın verdiği 800 bin TL’lik hibeyi kullanarak; kabzımalların gücünü kıracak soğuk hava depoları, şok odası, buz üretim sistemi ve mezat alanı projesini devreye almaya hazırlanıyor şu günlerde... Tüm engellere rağmen inşaat tamamlanma aşamasına gelmiş...

Proje, devreye alındıktan sonra; kooperatifin balık depolama imkanı olacağı için eli güçlenecek, vampirlerin kan emen iki dişinden biri kırılmış olacaktır... Diğer dişin kırılabilmesi için ise bir süreye daha ihtiyaç vardır... Kabzımallar birçok tekneye borç para vererek onları kendilerine bağımlı kılmışlardır çünkü... Hatta borcu biten tekne sahiplerine ek borç yaratabilmek için onlara araba veya daire pazarlamaya çalışıyorlar harıl harıl...

Tekneler bu prangalardan kurtulduktan ve kooperatif daha fazla geliştikten sonra; kan emiciler tamamen saf dışı brakılarak, hem balıkçılar emeklerinin karşılığını alabilecek, hem de vatandaş daha ucuz balık yiyebilecek...

Başkan Celal Safsoylu’nun hedefi büyük... İçindeki bu enerji ve girişimci ruhu ile hedefine kesinlikle ulaşacaktır Safsoylu... Gittiği yol doğru yoldur çünkü...

Bir doğa gerçeğini kanıtlamak üzeredir Başkan...

“Sadece uzun yol gitmeyi göze alanlar, ne kadar uzağa gidebileceklerini keşfedebilirler ancak.”

Günün Sözü

Günü yaptığınız hasatla değil, ektiğiniz tohumla değerlendirin.

Ünlü İskoç yazar ve şairi Robert Louis Stevenson; hayatımızın verimliliğini yarın için yaptığımız yatırımla değerlendirmemiz gerektiğini söylüyor... Yapılan her doğru yatırım, her gün için verimli hasat almamızı sağlar.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI