Kardak Kayalıkları - ADEM AKÖL

28 Ocak 2020 Salı 09:47

Kardak Kayalıkları,  Ege Denizinde Muğla İlinin 7 kilometre batısında, Türkiye’nin en önemli turistik beldelerinden birisi olan Bodrum’dan sadece 25 kilometre uzaklıkta yer alır... Bodruma bağlı yine bir tatil beldesi olan Gümüşlük kıyılarından çıplak gözle net bir şekilde izlenebilecek yakınlıktadır Kardak Kayalıkları... Toplam alanı sadece 40 dönümdür.

Dört futbol sahası büyüklüğündeki bu kayalık adacıklar, Türkiye ile Yunanistan'ı savaşın eşiğine getirir bundan 24 yıl önce... Figen Akat isimli bir Türk gemisi 25 Aralık 1995 tarihinde karaya oturur bu kayalıklarda... Yunanistan, kazanın kendi karasularında olduğunu iddia ederek gemiye müdahale etmek ister... Türkiye ise bu adacıkların kendisine ait olduğunu söyler.

Bir süre sonra Yunan ordusu bu adacıkların Türkiye’ye en yakın olanına asker çıkararak bayrak diker... Bunun üzerine Türk Deniz Kuvvetleri de adanın çevresine konuşlanır... Zamanın Başbakanı Tansu Çiller; “o bayrak iner, o asker gider” diyerek Türkiye’nin hassasiyetini ortaya koyar.

Türk Sualtı Taarruz ve Sualtı Savunma Komandoları, Yunanistan’ın kuşatıp bayrak diktiği adacığın batısındaki kayalığa; Yunan donanmasının arasından geçerek çıkar ve Türk bayrağı diker... Böylelikle iki ülke savaşın eşiğine gelir.

Dönemin ABD Başkanı Bill Clinton, NATO Genel Sekreteri Javier Solana ve Amerikan delegesi Richard Holbrooke devreye girip iki ülkeyi yatıştırarak, olası bir savaş engellenmiş olunur.

Kriz sonrasında Yunanistan hükümeti, muhalefet tarafından ihanetle suçlanarak Yunan halkının gururunun ezdirildiği ifade edilerek, Genelkurmay Başkanı istifa ettirilir.

II. Dünya Savaşı öncesi koşullar çerçevesinde müzakere edilerek hazırlanan Türk-İtalyan Sözleşmesi kapsamındaki bir metinde ele alınır Kardak kayalıklarının statüsü... Ne yazık ki metinde bu kayalıkların İtalya, sonradan ise Yunanistan tarafına bırakıldığı işaret edilir... Türkiye ise bu metinin bağlayıcı olmadığını, çünkü yürürlüğe girmediğini iddia eder.

Lozan’dan bu yana resmen gündeme gelmemiş ve egemenliği antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş 156 adacığın varlığı ortaya çıkar Kardak krizi sonucunda... Muhtelif zamanlarda Milli Güvenlik Kurulu’nda görüşülen, Yüksek Askeri Şura gündemine taşınan Kardak Kayalıkları’nın egemenlik hakkının Türkiye’ye ait olduğu kararına varılarak 1999 yılında “Kardak kayalıklarının Türk toprağı olduğu” Yunanistan’ın Ankara Büyükelçisi’ne yazılı bir nota ile bildirilir.

Bugün Ege Denizi’ndeki karasuları hakkının yüzde 43.5’i Yunanistan’a, sadece yüzde 7.5’i ise Türkiye’ye aittir... Herhangi bir antlaşma ile egemenliği Yunanistan’a devredilmemiş 156 adacığın karasuları alanı yüzde 6 civarındadır. Türkiye’nin bu adacıklar üzerinde kuracağı hakimiyet, Ege’deki karasuları alanını yüzde 80 arttıracaktır.

Lozan Barış Antlaşması’na göre Yunanistan ve Türkiye’nin karasuları 3 deniz mili olarak tespit edilmiş olmasına rağmen; 1936 yılında Yunanistan bunu tek taraflı olarak 6 deniz miline çıkarmış, o dönem Türk-Yunan ilişkilerinde hakim olan olumlu hava nedeniyle Türkiye bu karara itiraz etmemiştir.

Türkiye, Ege’deki karasularını 1964 Kıbrıs sorunu sırasında 3 milden 6 deniz miline çıkarır... 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında Yunanistan karasularını 12 mile çıkarma girişiminde bulunur ancak Türkiye buna şiddetle karşı koyar... 1982 yılında imzalanan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi, kıyıdaş ülkelere karasularını 12 deniz miline kadar ilan etme hakkı verir... Bunun üzerine Yunanistan, 1985 yılında Ege’deki karasularını 12 mile çıkarma hakkını saklı tuttuğunu ilan eder.

Özellikle Doğu Akdeniz’deki zengin hidrokarbon yatakları keşfedildikten sonra daha fazla önem kazanan ‘Mavi Vatan’ sınırlarını; Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda, hakkı olan yere taşımak; Türk halkının geleceği açısından büyük önem arz etmektedir... Denizdeki sınırlarımız, en az karadaki sınırlarımız kadar önem taşımaktadır.

Günün Sözü

Gözlerimizin yakaladığı çok şey vardır, ancak sadece kalbimizin yakaladıklarını takip eder.

Bir Kızılderili sözü bu; ne kadar doğru, ne kadar etkileyici... Kalbimize dokunmayan hiçbir şey umurumuzda değildir çünkü...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI