Kendi Ayağına Kurşun Sıkmak… - ADEM AKÖL

5 Mart 2021 Cuma 01:01

Atalarımızın uzun yaşanmışlıklar sonucunda ürettikleri çok güzel bir sözdür ‘kendi ayağına kurşun sıkmak…’ İyi bir iş yaptığını zannederek kişinin kendine verdiği zararın şiddetini vurgular… Bazen de ‘ne toplarsam kardır’ düşüncesi ile, bilerek yapar bunu; işin sonunda ayağından olacağını umursamadan.

Yeni bir normalleşme süreci ile uyandı tüm Türkiye geçtiğimiz pazartesi sabahı… Yeni bölgelere ayrıldı ülkemiz: Kırmızı, Turuncu, Sarı ve Mavi diye… Covid-19 bakımından en riskli bölgeden en temiz bölgeye doğru 4 kategoride değerlendirildi 81 ilimiz… Kırmızı, en riskli bölgeleri; turuncu, biraz daha az risk taşıyan bölgeleri; sarı, nisbeten daha risksiz; mavi ise temiz olan bölgeleri gösteriyor, uzun bir süre yaşam biçimimizi şekillendirecek olan Türkiye haritası.

Buna göre tüm ülkede okul öncesi eğitim kurumları ve özel eğitim okulları tam zamanlı eğitimle, ilkokullar ise haftada 2 gün yüz yüze eğitimle buluşmuş oluyor… Diğer okullar ve üniversitelerin durumu ise illerin rengine göre belirlenecek.

Kamu kurumları ise, ülke genelinde normale dönmüş bulunuyor… Yaklaşık 1 yıldır evlere hapsolmuş olan mavi ve sarı bölgelerdeki 65 yaş üzeri ve 20 yaş altı vatandaşlar, özgürlüklerine kavuşmanın zevkini yaşıyor, diğer bölgelerdekilerin ise dışarıda bulunma süreleri artırılmış.

Mavi ve sarı bölgelerde sokağa çıkma yasağı saat 21:00’den sonra devam ederken, hafta sonları gün içi kısıtlaması kalkmış oldu… Kırmızı ve turuncu bölgelerdeki kısıtlama ise, geceleri ve Pazar günleri devam ediyor.

İnşaat sektöründen sonra ülkenin en dinamik sektörü sayılan ve 18 Mart 2020 tarihinden bu yana kapalı olan restoran ve kafeler ise koşullu olarak açıldı… Yüzde 50 kapasite ile akşam 19:00’a kadar, mesafe ve hijyen kurallara uyulması şartı ile açılan restoran ve kafeler; sosyal hayatımıza renk katarken pandeminin 1 yıldır allak bullak ettiği ekonomimizin akıbetini de belirleyecek.

Türkiye Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu’nun verdiği tavsiyeler doğrultusunda 450 sayfalık bir Pandemi Rehberi hazırladı… Türkiye’de faaliyet gösteren tüm sektörlere yol gösterici niteliğinde olan bu rehbere harfiyen uyma zorunluluğu da var… Bu kurallar çerçevesinde restoran ve kafelerin alması gereken önlemler aslında çok basit.


Ancak, gelin görün ki; normalleşme sürecinin start aldığı pazartesi sabahından başlayarak bu kuralları dikkate almayan, yahut da işine geldiği gibi yorumlayarak kucağımıza her an patlamaya hazır bomba koyan o kadar çok işletme var ki…

Pandemi rehberi, yüzde 50 kapasite zorunluluğu getirirken yapılmak istenen; insanların üst üste oturmasını engelleyip, tüm alana yayarak sosyal mesafeyi sağlamaktı… Halbuki mekanın zaten kullanılmayan bölümlerini boş bırakarak tüm müşteriyi ambiyansı daha hoş olan bölümlere sıkıştırmak hiç doğru değildir… Dip dibe masaların etrafına sıkışmış, hararetle sohbet eden maskesiz insanların etrafa yaydıkları zerrecikler içerisinde Covid-19 virüsünün olmayacağını hiç kimse söyleyemez… Virüsün her an vücudumuza girme ihtimali olduğu için, müşterilerin HES kodu ile mekana alınması da bir fayda sağlamayacaktır.

Gelin, kendi ayağımıza kurşun sıkmayalım; hem işletme sahipleri hem de vatandaş olarak basit birkaç kurala uymakla bu virüsün daha fazla yayılmasını önleyerek, yeniden kapanmanın şartlarını oluşturmayalım.

Kapanmanın hem kendimize hem de ülke ekonomimize vurduğu darbenin şiddetini hep birlikte yaşayarak gördük… Tekrarını yaşamayı; ne ben, ne sen, ne de ülkemiz artık kaldıramaz.

Günün Sözü

Problemleri, onları yarattığımız düşünce ile çözemeyiz.

Albert Einstein

‘İzafiyet’ teorisinin yaratıcısı ünlü bilim adamı.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI