Kendi Elimizle Kendi Geleceğimizi Yakıyoruz - ADEM AKÖL

14 Ekim 2020 Çarşamba 00:52

Yangın, doğal olmayan en büyük felakettir.

Tedbir almak, yangını söndürmek kadar önemlidir.

Küçük ihmaller, büyük sonuçlar doğurur.

Elinle yaktığın ormanı, gözyaşınla söndüremezsin.

Yanan ormanlar değil, ciğerlerimiz…

Hiçbir doğal felaket üzmez beni yangın kadar… Ne sel baskını, ne tsunami, ne fırtına, ne kasırga, ne de deprem korkutmaz beni yangın kadar…

Selin oluşumunu sorgulamam; doğal dere yataklarına, birtakım rantlar uğruna inşa edilen binalardaki zavallı insanların feryatlarını sorgularım…

Tsunamiyi sorgulamam; metrelerce yükseklikteki dalgaların yuttuğu insanların çaresizliğini sorgularım…

Ne fırtınayı sorgularım, ne de kasırgayı… ‘Üflesen uçacak’ misali inşa edilmiş derme çatma konutlarla birlikte havalanan bahtsızları sorgularım…

Depremin oluşumunu sorgulamam; depremin peksimet gibi yıktığı binalar altında kalan zavallı bedenlerin pisi pisine gidişlerini sorgularım…

Ancak yangının oluşumunu sorgular, yanana kahrolurum… Ne sel baskını, ne tsunami, ne fırtına, ne kasırga ne de deprem gibi; bir doğal felaket değildir yangın… Yüzde 99’luk, büyük bir kısmına insanoğlu neden olur… “Yangın, doğal olmayan en büyük felakettir” çünkü.

Umursuzdur insanoğlu… Gelişigüzel fırlattığı bir sigara izmaritinin ne büyük yangınlara sebep olacağını düşünemeyecek kadar umursuz.

Duyarsızdır insanoğlu… Doğaya bıraktığı atıklar içerisindeki cam parçalarının güneş ışınlarını odaklayarak ne büyük yangınlara sebep olacağını düşünemeyecek kadar duyarsız.

Bencildir insanoğlu… Kendi çıkarları için tutuşturduğu otların ne büyük yangınlara sebep olacağını düşünemeyecek kadar bencil.

Çiğ süt emmiştir insanoğlu… 2 karışlık arazi elde etmek için ateşlediği ağaçların ne büyük yangınlara sebep olacağını düşünemeyecek kadar çiğ süt emmiş.

Haindir insanoğlu… İyi bir iş yaptığını zannederek, verilen talimatlar doğrultusunda çeşitli yerleri kundaklamanın ne büyük yangınlara sebep olacağını düşünemeyecek kadar hain.

Dünyanın neresinde olursa olsun, yanan tek bir ağaç bile; kahreder geleceğine umutla bakmak isteyen her insanı… Kanada’da yanan ormanlar da kahreder, Brezilya’da yananlar da… ABD’de yanan ormanlar da kahreder, Avustralya’da yananlar da.

Ancak yeşiline hayran kaldığınız, bakmaya doyamadığınız bildik bir ormanı yok eden alevleri izlediğiniz zaman; siz de onunla birlikte yanarsınız sanki.

Hatay’da 9 Ekimde başlayıp ancak 72 saat sonra kontrol altına alınabilen yangın görüntülerini; alevlerini ciğerlerimizde hissederek izledik 3 gün boyunca… “Yanan ormanlar değil, ciğerlerimizdi” çünkü… Yanan hem bizim, hem evlatlarımızın, hem de torunlarımızın ciğerleri idi.

Telefonda arkadaşına “gel, gel burada şenlik var” diyerek, yangını kendisinin çıkardığı mesajını veren; yahut da yanan ağaçların görüntüsü üzerinden aldığı zevki haykıran; insan kılığındaki canavarları ne yapmalı..?

Bu nasıl bir adalet anlaşılır gibi değil… Bir kişinin canına kıyan bir katil, ömür boyu hapse tıkılır da; milyonlarca insanın ciğerini yakan katillere ne ceza verilir..? Herhangi bir ölçüsü var mıdır bunun?

Milyonların yok edilen geleceğine karşılık, tek bir can almak yeterli midir..? Bir nevi canavarın ödüllendirilmesi anlamına gelmez mi bu..? Kovboy filimlerindeki gibi, atın terkisine iple bağlayıp kasaba içinde sürükletilerek çekilen suçlulara verilen ceza bile az değil mi bunlara..? İbret-i alem olması için, bu bile yetersiz kalmaz mı yok edilen geleceğimizin karşılığında..?

Ancak ne yaparsan yap, “elinle yaktığın ormanı gözyaşınla söndüremezsin…” Geleceğimizin yok olmasını istemiyorsak; çocuklarımıza ve torunlarımıza daha yaşanılır bir dünya mirası bırakmak istiyorsak, onların bize emanet ettiği çevre ile ilgili hassasiyetimizi en üst seviyelere çıkarmalıyız… Muhakkak başarmalıyız bunu.

Günün Sözü

Yapılan küçük şeyler fark yaratır… Benim yaptığım küçük şey, ağaç dikmektir.

Wangari Muta Maathai

2004 yılında Nobel Barış ödülünü alan ilk Afrikalı kadın çevreci.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI